Showing posts with label Göç. Show all posts
Showing posts with label Göç. Show all posts

İngiltere’de net göç rakamları yarı yarıya düştü

No comments

31 May 2025

Birleşik Krallık’ta 2024 yılında net göç, bir önceki yıla kıyasla neredeyse yarı yarıya azalarak 431.000’e geriledi. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), bu keskin düşüşün arkasında “özellikle öğrencilerin aile üyeleri olmak üzere, çalışmak ve eğitim amacıyla gelenlerin sayısındaki azalma” olduğunu açıkladı. 2023’teki net göç 800.000’in üzerindeyken, son rakamlar hükümet politikalarının ve pandeminin gecikmiş etkilerinin göç dengelerini nasıl şekillendirdiğini gözler önüne serdi. 



Muhafazakar Politikaların Etkisi 

ONS analizine göre, düşüşün temel nedeni, eski Muhafazakar hükümetin 2023 sonunda getirdiği kısıtlamalar. Bakım işçilerinin ve öğrencilerin ailelerini ülkeye getirmesini yasaklayan düzenlemeler, özellikle “öğrenci dependant” kategorisinde 100.000 kişilik bir azalmaya yol açtı. Ayrıca, AB dışından gelen çalışanların sayısı 100.000, bu kişilerin aile üyeleri ise 80.000 azaldı. Muhafazakar siyasetçiler, düşüşteki paylarını vurgularken, pandemi takip eden dönemde uluslararası hareketliliğin normalleşmesinin de etkili olduğu belirtiliyor. 

Labour Hükümeti İçin “Memnuniyet Verici” Ama Yol Uzun

Geçen yılki seçim kampanyasında göçü azaltma sözü veren Labour hükümeti, bu düşüşü “önemli ve memnuniyet verici” olarak nitelendirdi. İçişleri Bakanı Yvette Cooper, “Beyaz Kitap’ta net göçü daha da düşürmek için radikal reformlar önerdik” açıklamasını yaptı.

Zorunlu Geri Gönderimler Artıyor Ancak AB Engeli Devam Ediyor

Göçmen politikalarındaki sıkılaşma, zorunlu geri dönüşlerde de kendini gösterdi. Son bir yılda 30.000 kişi (başarısız sığınmacılar, suçlular ve vizesizler) ülkeden çıkarılırken, zorla geri gönderimler pandemi öncesine kıyasla %20 artışla 7.000’i aştı. Labour’ın 1.000 ek personel istihdam etmesi, bu artışta etkili oldu. Ancak AB ile varılan Brexit anlaşması sonrası geri dönüş protokolünün olmaması, Fransa’ya iadeleri imkansız kılıyor. Küçük botlarla gelen 38.000 kişiden  2.240’ı geri gönderildi.  

Afganlar En Büyük Grup, Sığınma Başvurularında Artış

İltica başvurularında Afganlar (%16) başı çekerken, Mart 2025’e kadar 109.343 kişi sığınma talebinde bulundu. Bu, bir önceki yıla göre %17’lik bir artış anlamına geliyor. Başvuruların üçte biri küçük botlarla, diğer üçte biri ise vizeyle gelenlerden oluşuyor. 

Sonuç: Rakamlar Düşüyor Ama Siyasi Tartışma Bitmiyor

Net göçteki düşüş, hükümetlerin politikalarının istatistiklere yansıdığını gösteriyor. Ancak sığınmacı akını ve AB ile yaşanan geri dönüş sorunu, göç meselesinin hâlâ İngiltere’nin gündeminde üst sıralarda yer alacağının işareti. Labour’ın “radikal reform” vaadiyle Reform partisine kayan seçmenleri geri kazanma manevraları ne kadar ne kadar etkili olacağını zaman gösterecek. 


ABD’de göçmen öğrencilerin hakları tehlikede

No comments

28 May 2025

ABD yönetimi, uluslararası öğrencilere yönelik vize süreçlerinde sertleştirmeye gitti. Başkan Donald Trump’ın talimatıyla, ABD büyükelçiliklerinde öğrenci vizesi için yeni randevuların verilmesi durdurulurken, sosyal medya incelemelerinin kapsamı da genişletilecek. Bu gelişme, göçmen öğrencilerin haklarında ciddi bir gerilemeyi ve küresel eğitimde belirsizliği beraberinde getiriyor.



Amerikan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi bir talimata göre, öğrenci ve değişim programı vizeleri için sosyal medya hesaplarının daha kapsamlı şekilde inceleneceği bildirildi. Vize görüşmesi için daha önce randevu alanlar işlemlerine devam edebilecek; ancak yeni randevular, ikinci bir talimata kadar askıya alındı. Bu uygulamanın, özellikle Çin’den ve diğer ülkelerden gelen yüzbinlerce öğrenciyi etkilemesi bekleniyor.

Çin hükümeti, ABD’yi uluslararası öğrencilerin meşru haklarını korumaya davet ederken, Amerikan üniversiteleri de bu karar karşısında kaygılarını dile getirdi. Çünkü birçok üniversite, uluslararası öğrencilerin ödediği yüksek öğrenim ücretleri sayesinde mali sürdürülebilirliğini sağlıyor. Harvard gibi önde gelen kurumlar, bu tür kısıtlamaların sadece akademiyi değil, ABD’nin bilimsel ve ekonomik geleceğini de tehdit ettiğini savunuyor.

Trump yönetimi ise bu adımları, antisemitizmle mücadele ve ulusal güvenlik gerekçesiyle savunuyor. Özellikle kampüslerdeki Filistin yanlısı protestoların antisemitik eylemlere dönüştüğünü öne süren Beyaz Saray, bazı üniversiteleri federal fonlardan mahrum bıraktı, bazı öğrencilere yönelik sınır dışı işlemleri başlattı. Ancak bu uygulamalardan bazıları mahkemeler tarafından geçici olarak durdurulmuş durumda.

Eleştirmenler, sosyal medya taramasının genişletilmesini ifade özgürlüğüne açık bir müdahale olarak değerlendiriyor. ABD Anayasası'nın Birinci Ek Maddesi ile güvence altına alınan bu özgürlüğün, göçmen öğrencilere uygulanacak dijital incelemelerle ihlal edileceği endişesi dile getiriliyor.

ABD’nin uluslararası öğrencilere kapılarını kısmen kapatması, yalnızca bireysel hak ihlallerine değil, aynı zamanda bilim, kültür ve ekonomik alanda geri dönüşü zor bir boşluğa yol açabilir. Eğitim yoluyla küresel işbirliği ve barışın teşviki hedeflenirken, bu tarz politikaların göçmen haklarını gölgelemesi uluslararası kamuoyunun da tepkisini çekmeye devam ediyor.

Kaynak: BBC


Avrupa Konseyi Lideri: "Göçmen Hakları, AİHM’in Tarafsızlığı İle Doğrudan Bağlantılı"

No comments

25 May 2025

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejčinović Burić, İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) göçmen haklarına ilişkin kararlarının siyasi tartışmalara kurban edilmemesi gerektiğini vurguladı. 25 Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada Burić, özellikle sığınmacıların geri gönderilmesi yasağı ve insani koşullar gibi konularda AİHM’in belirleyici rolünün altını çizdi.




Göçmen Krizi ve AİHM’in Kritik Kararları

Son yıllarda artan göçmen hareketleri, Avrupa’da pek çok ülkenin sınır politikalarını sertleştirmesine neden oldu. AİHM ise, göçmenlerin insan hakları ihlallerine karşı son çare mekanizması olarak devreye giriyor. Örneğin, Yunanistan’daki aşırı kalabalık mülteci kampları veya Polonya-Belarus sınırındaki geri gönderme iddiaları gibi davalarda mahkeme, ulusal hükümetleri uyarıcı kararlar aldı. Ancak bazı ülkelerin bu kararları "iç işlerine müdahale" olarak yorumlaması, AİHM’in otoritesini zedeliyor.

Burić’ten Çarpıcı Uyarı: "Hukuk, Sınır Politikalarının Önünde Olmalı"

Strazburg’daki bir insan hakları panelinde konuşan Burić, “AİHM’in göçmenlerin yaşam hakkı, işkence yasağı ve aile birliği gibi temel haklara dair kararları, siyasi kaygılarla görmezden gelinemez” dedi. Özellikle Macaristan ve İtalya’nın son dönemde sığınmacıları geri gönderme politikalarının mahkeme tarafından defalarca ihlal olarak nitelendirildiğini hatırlatan Burić, “Göç, bir insan hakları meselesidir ve çözümü uluslararası hukukla uyumlu olmalıdır” ifadelerini kullandı.

Sivil Toplum: "AİHM Kararları Uygulanmazsa Kriz Derinleşir"

Uluslararası Af Örgütü ve Mülteci Hakları Merkezi gibi kuruluşlar, Burić’in çağrısını destekleyerek, AİHM’in göçmenler lehine aldığı kararların uygulanmamasının insani krizi büyüteceği uyarısında bulundu. Örgütlerin hazırladığı raporlarda, Yunan adalarındaki kamplarda çocukların kötü muamele gördüğüne dair AİHM kararlarının hâlâ hayata geçirilmediği öne sürüldü.

Çözüm Önerisi: Diyalog ve Hukuk İş Birliği

Burić, göçmen hakları konusunda yaşanan gerilimlerin aşılması için üye devletlerle daha etkin bir iş birliği çağrısı yaptı. “AİHM, devletlerin egemenlik haklarını kısıtlamak için değil, insan onurunu korumak için var” diyen Burić, yargıçların göçmen davalarında siyasi baskılardan uzak hareket etmesinin şart olduğunu vurguladı.

Sonuç: İnsan Hakları ile Sınır Güvenliği Arasındaki Denge

Uzmanlar, Avrupa’nın göçmen krizi karşısında sınır kontrollerini artırma ihtiyacı ile AİHM’in insan hakları garantileri arasında denge kurmakta zorlandığına dikkat çekiyor. Burić’in uyarılarına rağmen, bazı hükümetlerin mahkeme kararlarını uygulamama ısrarının devam etmesi halinde, hem göçmenlerin hakları hem de Avrupa’nın hukuk birliği risk altında kalabilir. İnsan hakları savunucuları, “Göçmenler siyasi malzeme değil, hakları olan bireylerdir” diyerek acil adım talep ediyor.


Kaynak: The Guardian


Gik-Der hükümetin göçmen karşıtı yasa tasarısını protesto ediyor: “Irkçı Politikalara Geçit Yok!”

No comments

19 May 2025

LONDRA – Göçmenlere yönelik baskı ve ayrımcı uygulamalar her geçen gün artarken, Birleşik Krallık hükümetinin yeni “Beyaz Kitap” göçmenlik planı, insan hakları savunucuları ve göçmen örgütleri tarafından büyük tepkiyle karşılanıyor. Bu ayrımcı yasa tasarısına karşı seslerini yükselten Göçmen İşçiler Derneği (Gik-Der), 22 Mayıs 2025 Perşembe günü saat 18.00’de Londra’daki Başbakanlık konutu önünde bir protesto eylemi düzenleycek.





Hükümetin “Beyaz Kitap” planı, sığınmacıların temel haklarını kısıtlayan, başvurularını zorlaştıran ve sınır dışı uygulamalarını hızlandırmayı hedefleyen düzenlemeleri içeriyor. Plan, göçmenleri kriminalize eden yaklaşımıyla tepki topluyor. Bu adımlar, hem uluslararası insan haklarına hem de evrensel hukuk ilkelerine aykırı bulunuyor.

“Mültecilere Karşı Irkçı Saldırılara Son Verin!” çağrısıyla düzenlenen eyleme destek veren kurumlar arasında ADHK, Young Struggle, SKB ve Tohum Kültür Merkezi de yer alıyor.

22 Mayıs 2025 Perşembe günü saat 18.00’de Londra’daki Başbakanlık konutunun önünde gerçekleştirilecek eylem için organizasyon komitesi tüm emekçileri, insan hakları savunucularını ve duyarlı toplumu bu adaletsizliğe karşı ses çıkarmaya çağırıyor.

 

 

İşçi Partisi’nin içinden Reform Partisi çıktı: İşçi Partisi, Reform Partisi’ne kaçan seçmenleri geri kazanmak için göçmenlik koşullarını zorlaştırıyor

No comments

11 May 2025

İşçi Partisi, yerel seçimlerde yaşadığı hezimeti örtbas etmek ve göçmen karşıtlığıyla bilinen Reform Partisi’ne kaptırdığı seçmenleri geri kazanmak için göçmenlik koşullarını daha da zorlaştıran uygulamaları hayata geçirmeye hazırlanıyor.

 




İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, ülkenin net göç rakamlarını düşürmek için yeni bir plan paketini önümüzdeki hafta açıklamaya hazırlanıyor. Resmi verilere göre, geçen yıl net göç 728.000 olarak kaydedilirken, Haziran 2023’te bu sayı 906.000 ile rekor seviyeye ulaşmıştı.

İSTİHDAMDA ÖNCELİK YEREL KAYNAKLAR OLACAK

Belgede, işverenlerin yurtdışından çalışan getirebilmek için öncelikle Birleşik Krallık’ın işgücüne yatırım yaptığını kanıtlaması gerekeceği belirtiliyor. Özellikle bilişim ve telekomünikasyon sektörlerini hedefleyen bu madde, İşçi Partisi’nin uzun süredir vaat ettiği bir adım. Cooper, Göç Danışma Komitesi’nin uluslararası işe alımlara aşırı bağımlılık yaşayan sektörleri tespit etmesini sağlamayı hedeflediklerini vurgulamıştı. 

Vize Kısıtlamaları ve Sıkı Denetimler 

Planlar kapsamında, vize başvurularında İngiltere’de kalıp sığınma talebinde bulunma olasılığı yüksek ülke vatandaşlarına yönelik kısıtlamalar öngörülüyor. Pakistan, Nijerya ve Sri Lanka gibi ülkelerden gelen öğrenci ve çalışan adayları, daha katı sorgulama ve arka plan kontrolüne tabi tutulacak. İçişleri Bakanlığı, bu üç ülkenin vizeyle girdikten sonra sığınma başvurusu yapanların ana kaynağı olduğunu açıklamıştı. 

Kalıcı İkamet Süresi Uzayabilir 

Mevcut kurallara göre, İngiltere’de beş yıl çalışan ve yaşayan göçmenler kalıcı ikamet (süresiz oturum) başvurusu yapabiliyor. Ancak yeni düzenlemeyle bu sürenin bazı göçmenler için on yıla kadar uzatılması gündemde. Bu değişikliğin, göçmenlerin ülkeye entegrasyonunu derinleştirmeyi amaçladığı ifade ediliyor. 

DİL YETERLİLİK ŞARTI ZORLAŞTIRILIYOR 

Yapılacak düzenlemede göçmenler için İngilizce dil yeterlilik şartlarının sıkılaştırılması da yer alabilir. Ancak çalışma vizesi başvurularında A-Level seviyesinde İngilizce zorunluluğu getirileceği iddiaları resmi makamlarca yalanlandı. Ayrıca, 9 Nisan’dan itibaren yürürlükte olan yeni kurala göre, bakım sektöründeki işverenlerin yurtdışından çalışan alabilmek için önce İngiltere’deki işgücü piyasasından eleman aradığını kanıtlaması gerekiyor. 


Kaynak: BBC

https://petition.parliament.uk/petitions/727360


Keep the 5-Year ILR pathway for existing Skilled Worker visa holders

Do not apply the proposed 10-year ILR rule to existing Skilled Worker visa holders. Keep the 5-year ILR route for those already in the UK on this visa. Apply any changes only to new applicants from the date of implementation.

More details

Many skilled visa holders moved to the UK for better opportunities and in return have contributed to the UK economy, paid taxes, and supported critical sectors like health, care, and engineering. We think that changing ILR rules mid-journey is unfair and causes stress for families. Apply the 10-year rule only to future Skilled Worker entrants, not those already building a life here under the current system.

Sign this petition

1,784 signatures

Show on a mapthe geographical breakdown of signatures by constituency

10,000

At 10,000 signatures...

At 10,000 signatures, government will respond to this petition

At 100,000 signatures...

At 100,000 signatures, this petition will be considered for debate in Parliament

Share this petition



 



Trump, Ruanda’yla “göçmen anlaşması” yapmaya hazırlanıyor

No comments

06 May 2025

Doğu Afrika ülkesi Ruanda, ABD ile sınır dışı edilen göçmenleri kabul etme üzerine bir anlaşma için görüşmeler yürütüldüğünü doğruladı. Ruanda Dışişleri Bakanı Olivier Nduhungirehe, devlet medyasına yaptığı açıklamada müzakerelerin "erken aşamada" olduğunu belirtti.

 


Bu gelişme, daha önce benzer bir planı uygulamaya koymaya çalışan Birleşik Krallık’ın girişimlerini yeniden gündeme getirdi. İngiltere, 2024 yılında göçmenleri Ruanda’ya gönderme planını son aşamaya kadar getirmişti. Konaklama hazırlıkları dahi tamamlanan proje, İşçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle iptal edilmişti. İngiltere’nin bu konuda geri adım atması Ruanda’nın insan hakları karnesi ve uluslararası tepkilerle bağlantılı olarak da değerlendirilmişti.

Ruanda’nın göçmen kabul etme geçmişi sadece İngiltere ile sınırlı değil. Ülke daha önce de Avustralya ile benzer bir plan üzerine çalışmış ancak bu girişim de hayata geçirilememişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ise şu aşamada Ruanda ile yapılacak herhangi bir anlaşmaya dair yorum yapmaktan kaçındı.

 

Kaynak: The Guardian

 

Göçmen karşıtı Reform Partisi yerel seçimlerden zaferle çıktı

No comments

02 May 2025

İngiltere’nin bazı bölgelerinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde, Nigel Farage liderliğindeki Reform Partisi önemli bir başarı kazandı. Northumberland yerel meclisinde 23 sandalye elde eden parti, ilk kez bu düzeyde temsil gücüne ulaştı. Muhafazakâr Parti 26, İşçi Partisi ise sadece 8 sandalye kazanırken, bağımsızlar ve diğer partiler geride kaldı.




 

İngiltere'de 23 şehirde yerel seçim, 1 bölgede ise ara seçim yapıldı.  İktidardaki Labour Parti,  Runcorn and Helsby bölgesindeki bir milletvekilini sadece 6 oy farkla Reform Partisi'ne kaptırdı.

 “SIĞINMACILAR Otelde değİl çadırda kalsın”

Reform Partisi’nin Greater Lincolnshire belediye başkanı seçilen Andrea Jenkyns, zafer konuşmasında göçmen politikalarına sert eleştiriler yöneltti: "Yumuşak politikalarla yönetilen Birleşik Krallık dönemi sona erdi. İltica başvurusunda bulunanlar lüks otellerde değil, Fransa’daki gibi çadırlarda kalmalı." Jenkyns, Trump’ın söyleminden esinlenerek partisinin "ülkeyi görkemli geçmişine döndüreceğini" ve Nigel Farage’ın bir gün başbakan olacağını savundu.

Farage: "Artık Ana Muhalefet Bİzİz"
Reform lideri Nigel Farage, Runcorn’daki zaferin ardından yaptığı açıklamada, "Muhafazakar Parti’yi geride bırakarak ana muhalefet olduk" iddiasında bulundu. İşçi Partisi’nin geleneksel kalelerinde bile etkili olduklarını vurgulayan Farage, "Artık hem Muhafazakarlara hem de İşçi Partisi’ne eşit düzeyde tehdit oluşturuyoruz" dedi. Göçmen karşıtı politikaların seçmenlerden destek gördüğünü belirten Farage, "İngiltere’nin kontrolünü yeniden ele alacağız" mesajı verdi.

İşçi Partisİ’nde Şok: "Lİderlİk Değişimi Gerekebİlİr"
Reform’un yükselişi, İşçi Partisi’nde şok etkisi yarattı. Northumberland’da sandalye sayısını 17’den 8’e düşüren parti yetkilileri, "Seçmenlerin tepkisini ciddiye almalıyız" açıklaması yaptı. Kabine üyesi Peter Kyle, "Muhafazakar seçmenin çöküşü şaşırtıcı, ancak Reform ile ittifak tartışmaları da oy kaybettirdi" ifadelerini kullandı.

Yeşİller: "Hükümet Zenginlerİ Vergilendirmelİ"
Yeşiller Partisi, yerel seçimlerde rekor sayıda temsilci kazanırken, eş lider Adrian Ramsay, İşçi Partisi’ni "Reform’a taviz vermekle" eleştirdi. Ramsay, "Sağlık hizmetleri ve sosyal konutlar için servet vergisi şart. Hükümet, çalışanların sorunlarına odaklanmalı" çağrısı yaptı. Öte yandan, Liberal Demokratlar’ın da bazı bölgelerde güçlenmesi bekleniyor.

Sonuçlar, İngiltere’de siyasetinde göçmen karşıtı politikaların yeniden gündeme geleceğini gösteriyor. 


Kaynak: BBC

“Saklı Çekmece” için imza günü düzenlendi

No comments

29 April 2025

Rengin Göçmen Kadın Öyküleri Yarışması’nda dereceye giren öykülerin toplandığı “Saklı Çekmece” için GİK-Der'de imza günü ve söyleşi etkinliği gerçekleştirildi.


Londra’da Sosyalist Kadınlar Birliği tarafından kurulan, başarılı müzik çalışmalarıyla tanınan Rengin Kadın Korosu, düzenledikleri öykü yarışmasında dereceye giren 24 öyküyü Saklı Çekmece isimli kitapta toplayarak yayımladı.

Kitaptaki öykü yazarlarının, seçici kurulun ve konukların katıldığı etkinlik ve imza gününde buluşan kadınlar görüşlerini paylaştı.
Açılış konuşmasını yapan Gikder Başkanı Bedriye Avcil; koronun kuruluş hikâyesine değinerek şunları söyledi:

“Eril sistemin içinde kadın olmanın sorunlarına göçmenlik de eklenince yaşadığımız zorluklar katlanıyor. Ancak bizler bir araya geldiğimiz zaman daha güçlü, daha başarılıyız. Hayatlarımızın sanatla güzelleşeceğini biliyoruz ve sanat hepimizin hakkı. Bunun için de müziği, edebiyatı, resmi hayatımızın içine alıyoruz. Rengin Göçmen Kadın Öyküleri ismiyle kendi yazdığımız öykülerimizi topladığımız kitabımızda yaşadıklarımızı anlatıyoruz. Yazdıkça, paylaştıkça birbirimize daha çok yaklaşıp umutlarımızı daha da güçlendiriyoruz.”

İmza gününe İngiltere, Almanya, İsviçre ve Fransa’dan yazarlar ve jüri üyeleri katıldı. Etkinlikte en çok merak edilen şey yazarların öykü yazma deneyimleriydi. Rengin Göçmen Kadın Öyküleri Yarışması’nın bir motivasyon ve kadın dayanışması kaynağına dönüştüğünü belirten yazarlar bu etkinliklerin sürdürülmesinin önemini vurguladılar. Okuyucuların soru ve paylaşımlarının ardından kitapların yazarlarca imzalanması ile etkinlik sona erdi.

Farklı ülkelerde yaşayan göçmen kadınların yoğun ilgi gösterdiği yarışmaya, İngiltere başta olmak üzere Almanya, Amerika, İsviçre, Fransa, İskoçya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Lüksemburg’dan toplam 60 öykü gönderildi.

Yarışmanın seçici kurulu Dursaliye Şahan, Fergül Yücel, Gülsen Gülbeyaz, İlden Dirini, Serpil Arslan, Şükran Bağcık ve Vicdan Özerdem’den oluştu. Kurulun titizlikle yaptığı değerlendirme sonucunda belirlediği 24 öykü Saklı Çekmece kitabına girdi.

 

KİTAPTA YER ALAN ÖYKÜLER VE YAZARLAR

 

Birincilik

* ‘Küçük Mavi Defter’ Burcu Özer Katmer / İsviçre

* ‘Jemma’ Hatice Demir Kaya / İngiltere

İkincilik

* ‘Boş Arsa’ Nur Şen / Almanya

Üçüncülük

* ‘Unutmak İçin’ Onur Feray Dönmez / İngiltere

 

Mansiyon

* ‘Bizden Biri’ Evren Altunkaş / İskoçya

* ‘Püripak Hanım’ Nur Engin / ABD

* ‘Göç Mevsimi’ Nükhet Esetekin / İngiltere ‘Sessiz

* Dostluklar’ Safiye Tosun / Fransa

 

Kitaba Girmeye Hak Kazanan Öyküler

* ‘Bir Pazar Günü’ Bermal Melik / Almanya

* ‘Bir Külbahar Sabahı’ Burçak Büyükişleyen Gönül / BAE

* ‘Diya Diya’ Deniz Güven / İngiltere

* ‘Kardeşimin Kafesi’ Eda Bayraktar / İngiltere

* ‘Korkudan Hep Korkudan’ Esra Bakay / Almanya

* ‘Anonim Yasinler’ Fatma Mutlu / İngiltere

* ‘Zaman Zaman’ Gül Greenslade / İngiltere

* ‘Uğultu’ Gökçe Karabulut / Lüksemburg

* ‘Pembeli Kadın’ Meltem Çimen / Almanya

* ‘Beyaz Dut Ağacının Altında’ Müge Erdoğmuş / İngiltere

* ‘Ben Seni Çok Sevdim Cankuş’ Nida Karadağ / İngiltere

* ‘Kalpteki Fay Kırıkları’ Nurcan Ören / İsviçre

* ‘Kına Saçlı Kadın’ Seray Genç / İngiltere

* ‘Çalınan Yaşamlar’ Rengin Akgün / İngiltere

* ‘Saksıdaki Çiçek’ Seher Koç / Almanya

* ‘Papatyalar’ Sidem Samsun / Almanya













 

Avrupa'ya düzensiz göç yüzde 30 azaldı ama?!

No comments

16 April 2025

 Avrupa Birliği (AB) sınırlarına yönelik düzensiz göç geçişleri, 2025 yılının ilk üç ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30 azaldı. Ancak bu düşüş, insan hakları örgütleri tarafından AB’nin Libya ve Tunus gibi ülkelerdeki hak ihlallerine göz yumarak uyguladığı caydırıcı politikaların bir sonucu olarak yorumlanıyor. AB, benzer bir politikayı Afgan ve Suriyeli göçmenleri ülkede tutmak kaydıyla  iktidarın otoriterleşmesine göz yumarak Türkiye  için de uyguluyor.  

 


Veriler Ne Gösteriyor?
AB sınır koruma ajansı Frontex’in açıklamasına göre, düzensiz göçmen akımlarında en belirgin düşüş (yüzde 64) Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ ve Kuzey Makedonya güzergâhında kaydedildi. İngiltere’ye geçişlerde ise yalnızca yüzde 4’lük bir azalma görüldü.

İnsan Hakları Gözlemevi’nden (HRW) Judith Sunderland, 2024’teki yüzde 38’lik düşüşle devam eden bu eğilimin, “AB’nin sınırları kapatma stratejisinin insanları daha tehlikeli rotalara zorladığını” vurguladı.

İnsani Bedel: Ölümler ve İhlaller Devam Ediyor
Örgütler, azalan sayıların arkasında büyük bir insani maliyet olduğuna dikkat çekiyor. Sunderland, “Bu istatistikler, Akdeniz’de boğulanların, Belarus-Polonya sınırında geri itilenlerin veya çöllerde mahsur kalanların hikâyelerini gizliyor” ifadelerini kullandı. AB’nin Libya ve Tunus’la yaptığı anlaşmalar, işkence, cinsel şiddet ve keyfi gözaltıların belgelendiği kamplarda mültecilerin tutulmasına yol açıyor.

AB’nin ‘İş Birlikleri’ Suçlama Konusu
Avrupa Anayasal ve İnsan Hakları Merkezi (ECCHR), Akdeniz’deki mültecilere yönelik muamele nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikâyette bulundu. ECCHR Hukuk Danışmanı Allison West, “Resmi rakamlar azalmış olsa da Libya ve Tunus’taki insanlık dışı koşullar, AB desteğiyle sürüyor” dedi. Batı, AB’nin “korumadan çok kontrolü önceleyen” politikalarının insan hakları ihlallerini kaçınılmaz kıldığını belirtti.

Ölümler Artıyor, Çocuklar Hedefte
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Kuzey Afrika’dan hareket eden teknelerin durdurulmasının geçişleri azalttığını ancak ölümlerin sürdüğünü açıkladı. 2025’in ilk çeyreğinde en az 555 kişi hayatını kaybetti. UNICEF ise son 10 yılda 3.500 çocuğun Akdeniz’de öldüğünü veya kaybolduğunu duyurdu. IOM, “Düzensiz göç yerine güvenli kanallar oluşturulmalı” çağrısı yaptı.

Sonuç: İstatistikler Gerçeği Yansıtmıyor
Uzmanlar, AB’nin göçü durdurmak için insan hakları ihlallerine ortak olmasını kınarken, rakamların gerçeği tam olarak yansıtmadığını vurguluyor: Daha az “resmi” varış, daha çok gizlenen acı anlamına geliyor.

 

Kaynak: The Guardian

 

© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan