Showing posts with label Gülseren Daş. Show all posts
Showing posts with label Gülseren Daş. Show all posts

Üç fotoğrafçının objektifinden “kayıp ve hissettirdikleri” sergisi

No comments

02 April 2023

 Fotoğraf sanatçıları Gülseren Aksoy, Nicola Pritchard ve Zilan İmşik’in “Bir kaybın hikâyesi: hayaletler” başlıklı fotoğraf sergisi, 3 Nisan, Pazartesi günü Newington Green Meeting House’ta açılıyor.   

 

                                                                     


                     

 

Londra’da bir araya gelen üç fotoğrafçı Gülseren Aksoy, Nicola Pritchard ve Zilan İmşik ilk grup sergilerini açmaya hazırlanıyor. “Bir kaybın hikâyesi: hayaletler”, başlıklı sergi, 3 Nisan Pazartesi akşamı, saat 18:30’da Newington Green Meeting House’ta fotoğraf severlerle buluşacak. 

London College of Communications'ta, “Foto Muhabirliği ve Belgesel Fotoğraf Yüksek Lisans” programında tanışan üç fotoğrafçı Gülseren, Nicola ve Zilan, paylaştıkları görsel hikâye anlatma tutkusunu bir sergi ile taçlandırıyor.

KAYIP TEMASI ÖNE ÇIKIYOR

“Kayıp” temasına odaklanan, fotoğraflarını sergilemek için bir araya gelen sanatçılar, sıradan olanın güzelliğini, marjinalize edilmişlerin içinde bulunduğu kötü durumu, kederin, musallat olmanın ve kaybın karmaşıklığını eserlerine yansıtıyor. 

Fotoğraf stilleri, izleyicilerin konularıyla benzersiz bir şekilde bağlantı kurmasına olanak tanıyor, ham ve gerçek anları yakalayarak, özür dilemeden dürüst olmalarını sağlıyor. Sınırları zorlama ve düşündürücü işler yaratma konusundaki ısrarları çalışmalarını üretirken izledikleri cesur ve farklı yaklaşımlarda açıkça görülüyor.

UNUTMA ÖLMELİSİN

Sergide yer alacak olan Unutma Ölmelisin, ölüm, kayıp yas ve acı üzerine odaklanan bir performans çalışması. Annesini 2020’nin yazında pankreas kanserinden kaybeden Gülseren Aksoy’un yaşadığı bu kaybı insan, ölüm ve fotoğraf üçgeninde anlamlandırma çabasını içeriyor.

Kürt gelenekleri ve inanışına göre vefat eden kişinin bedeninin yıkanıp aile üyeleri tarafından öbür dünyaya hazırlandığını söyleyen Aksoy, “Dindar bir insan olmasam da geleneklerimizin bir parçası olarak annemin bedenini Türkiye’deki bir cemevinde yıkadım. Bu annemle aramdaki son fiziksel temasımızdı. Bu proje benim annemin kaybının üzerinden gelmem ve kendi ölümlüğümle yüzleşmem için bir çabam” diyor.

Projesinde yıkama ritüelini kendi bedeni üzerinden gerçekleştiren Aksoy’un hazırladığı video çalışmasına babaannesinin yaktığı bir ağıt eşlik ediyor. Babaannesiyle cenazelere gidip onun yaktığı ağıtları dinlemenin çocukluğunun büyük bir parçası olduğunu ifade eden Aksoy, “Ağıtların iyileştirici bir gücü var ve ağıtlar benim büyüdüğüm bölgede yas tutmanın sağlıklı bir yolu” diyor.

Projeksiyonlar

Projeksiyonlar (1966-2025) Doğu Londra’da devlet tarafından vatandaşlarına konaklama imkânı sunmak için inşa edilmiş bir binanın yıkılmadan önceki son günlerinde mekâna özgü yaratılmış bir arşivsel instalasyon video çalışması. Artık evlerinde oturmayan ev sakinleriyle işbirliği yaptığını söyleyen sanatçı Nicola Pritchard, bu çalışmasıyla onların yaşamlarının bir parçasını sunduğunu ifade ediyor. Pritchard çalışmayla ilgili, “İnsanları 50 yıldır yaşadıkları evlere geri götürüyorum ve onları video projeksiyonuyla tekrar diriltiyorum. Bu çalışma, artık var olmayan bir geçmişi alıp terkedilmiş şimdiki zamana yansıtarak ve de ardından onu öngörülen bir gelecekte görselleştirerek, zamansal katmanlar inşa eder. Bu çalışma, savaş sonrası yaratılan sosyal model anlayışının terkedilmesi ve bu uzun soluklu topluluğun yok edilmesiyle kaybedilenlere ilişkin bir toparlanma çığlığıdır” diyor.

KAYBEDİLENLERİN ŞEHRİ

Kaybedilenlerin Şehri, 1980 darbesinden sonra Türkiye’de Kürtlerin ağırlıklı olduğu bölgelerde başlayan zorla kaybedilmelerin atmosferini tekrar yaratan bir multimedya çalışması. 1990’larda artan çatışma ortamıyla birlikte zorla kaybedilenlerin sayısı da giderek artmaya başladı. Kaybedilenlerin çoğu ya siyasetçi, yerel topluluk lideri ya da sol görüşlü insanlardı ancak işin gerçeği herkes kaybedilebilirdi ve kimse güvende değildi. Sanatçı Zilan İmşik, özgün çalışmasıyla bu döneme ışık tutuyor.

Kaybedilenlerin Şehri bu dünyayı yaratmak için Kürtler için zorla kaybedilmelerle özdeşleştirilen nesnelere, araçlara ve mekânlara yer veriliyor. Kaybedilenlerin zorla bindirilip bir daha geri dönmediği ve ölüm getiren araç olan bilinen “Beyaz Toros” bu çalışmanın merkezinde yer alıyor.

 Kaybedilenlerin Şehri ölümün, yaşamın ve normal teriminin anlamının değiştiği, nesnelerin ve araçların ölümün bir unsuruna dönüştüğü paralel bir dünya yaratıyor. Fotoğraflar, zorla kaybedilenlerin bedenlerinin bulunduğu yerleri kaydediyor. Telefon, bilinen ama yokmuş gibi davranılan bir geçmişi temsil ediyor ve her çaldığında mekânı şimdiden koparıyor.

28 Nisan 2023 tarihine kadar açık kalacak olan sergi, Perşembe ve Cuma günleri 12.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

 

Tarih: 3 Nisan 2023, Pazartesi

Saat: 18:30

Yer: Newington Green Meeting House

Adres: 39A 39A Newington Grn, Newington Green, London N16 9PR London N16 9PR

 Biyografiler

Gazeteci ve fotoğrafçı Gülseren Aksoy, Türk-Kürt toplumu üzerine yazılı ve görsel hikâye anlatıcısıdır.  Çalışmalarında varoluş ve ölüm ile bireysel ya da toplumsal düzeyde kurulan ilişkiyi ele alan Aksoy, modern toplumda kadın erkek eşitsizliğinin yanı sıra engelliler gibi dezavantajlı bireylerin toplumdaki konumlarına odaklanmaktadır. Aksoy çalışmalarında, bu bireylerin önceden belirlenmiş adaletsiz kurallar bütünü içerisindeki mücadelesine yer veriyor. Farklı disiplinleri bir araya getirme perspektifiyle hareket eden Aksoy, fotoğrafın yanı sıra video, ses ve yazının bir arada kullanımıyla hikâyelerini boyutlandırıyor. Ankara Üniversitesi Radyo Televizyon ve Sinema bölümü mezunu olan Aksoy, yüksek lisansını Foto-muhabirliği ve Belgesel Fotoğrafçılığı alanında Univercity of Arts London, College of Communication’da tamamlamıştır. Aksoy Hürriyet, Gündem, Dicle Haber Ajansı gibi ulusal gazete ve haber ajanslarında çalışmıştır.

Belgesel fotoğrafçısı ve yönetmen Nicola Pritchard, kâr amacı gütmeyen organizasyonlar ve kamu sektörü için işler üretmektedir. İşlerinde silinmeye veya kaybolmaya yüz tutmuş toplumlara odaklanır ve mekânları ve insanları birbirine bağlar. Pritchard’ın fotoğrafları fotoğrafın kendisinin en temel özelliğini yansıtır: ışık. Işık fotoğrafları görünür kılar ve Pritchard işlerinde hem fotoğrafı hem hareketli görüntüyü birbirine bağlar. Kendisi Londra’daki farklı topluluk üzerine uzun soluklu çalışmalar üretmiştir ve kamerasını bu toplumları belgelemeye ve haklarında dikkat çekmek için kullanmayı ummaktadır. Projections isimli çalışmasını yapmamış olsa bu mekânın ve insanların hikâyeleri kaybolacaktı. Pritchard yüksek lisansını foto-muhabirliği ve belgesel fotoğrafçılığı üzerine London College of Communication’da tamamlamıştır.

Görsel sanatçı Zilan Imsik, mekân ve alana odaklanan işler üretmektedir. Özellikle Kürt toplumunu konu edinen işler üretir ve işlerinde genelliklere fotoğraf, video, ses ve animasyon gibi mecralara yer verir. Lisansını film çalışmaları üzerine yapmış ve yüksek lisansını Belgesel Fotoğraf üzerine London College of Communication’da tamamlamıştır. Kendisi the Prince Claus Seeds Ödülünü kazanan sanatçılardan biridir ve yüksek lisans projesi University of the Arts London’ın sanat koleksiyonunda yer almaktadır. İşleri Tbilisi Fotoğraf Festivali, Angkor Fotoğraf Festivali ve Voies Off gibi uluslararası festival ve galerilerde sergilenmiştir. Imsik, İstanbul ve Londra’da yaşamaktadır.

28 Nisan 2023 tarihine kadar açık kalacak olan sergi Perşembe ve Cuma günleri 12.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.


* Bu haber ilk defa 31 Mart 2023 tarihinde Olay gazetesinde yayınlanmıştır. 

 

Göçmen Kadınlar Öykü Yarışması’nda son katılım tarihi 30 Nisan’a uzatıldı

No comments

11 March 2023

Rengin Kadın Korosu, Türkiye ve Suriye’de yaşanan deprem nedeniyle, göçmen kadınlar öykü yarışmasına son katılım tarihini 30 Nisan’a kadar uzattığını duyurdu.  

                                                 

                                                        


                                 

 

Türkiye ve Suriye’de meydana gelen yıkıcı depremin ardından birçok kurum önceliği yardım çalışmalarına verdi. Deprem sonrası sokaklara çıkarak şarkılarıyla, depremzedeler için bağış kampanyası yürüten Rengin Kadın Korosu, düzenlediği öykü yarışmasına son katılım tarihini uzattığını açıkladı. Hafta başında bir araya gelen koro ve edebiyatçılardan oluşan jüri üyelerinin ortak talebiyle yarışmaya katılım tarihinin ertelenmesine karar verildi.

Kadın yazarlara ve yazar adaylarına yarışmaya katılım çağrısında bulunan Rengin Basın Sorumlusu Gülseren Daş, “Deprem yaralarını hep beraber saracağız, yazmak da müzik gibi, iyileşmenin bir aracı olacak” dedi.

Londra’da Sosyalist Kadınlar Birliği tarafından oluşturulan ve Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nde 2020 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Rengin Kadın Korosu’nun düzenlediği yarışmaya Birleşik Krallık ve Avrupa’da yaşayan göçmen kadınlar katılabilecek. Yarışma için herhangi bir tema sınırlaması yok.

Kadın yazarlardan oluşan seçici kurulun kararlaştırdığı ilk üç öykü ödüllendirilirken, öykülerden yapılacak seçki kitap halinde yayımlanacak.

Katılımcılar öykülerini en geç 30 Nisan 2023 tarihine kadar Rengin Kadın Korosu e-mail adresine (renginkadin@gmail.com) gönderebilir. Yarışma sonuçları ise 31 Mayıs 2023 tarihinde açıklanacak.

 



Yarışmaya katılma koşulları ve Rengin Kadın Korosu’nun yarışma çağrısı şu şekilde:

‘’Evrende küçücük bir noktayım.

Ama bütün evren göğüs kafesimde.

Bazen deli bir rüzgâr kırar körpe dallarımı;

bazen şiddetli fırtınalara direnirim.

Bazen bir deniz kıyısında suya değer çıplak ayaklarım;

üşür bileklerim.

Bazen yakar kızgın çöller;

yeniden iyileşirim.

Bazen ürpertir tenimi rüzgar;

bazen güneş ısıtır tüm bedenimi.

Bir kuş kanatlanır göğsümde;

yeniden dirilirim.

Bazen gözyaşlarımla yıkanır evren;

bazen kahkaham çınlar dört bir yanda değer arşa…

ve biz bütün noktalar duyarız birbirimizin feryadını, kahkahasını.

Koskoca evrende bahçesinde bir sandalyede oturmuş elinde mavi kalemiyle yazı yazan bir kadın görüyorum. Koskoca evrende küçücük bir nokta… Görünmeyecek kadar küçük… Ama kalbi aşkla dolu. Tıpkı küçük diğer noktalar gibi…’’

Rengin kadınları olarak yazma serüvenimiz bir üyemizin yıllardır yazıp kimseye okutmadığı metinlerden biri olan bu şiir ile başladı. Yazdıklarını yüreğinde saklayan, bin bir çeşit endişe ve gönül kırgınlığıyla kimseye okumadan zulaya kaldıran kız kardeşlerimizin dertlerini ve hayallerini dinleyerek başladı herşey. Yargılamadan anlamaya, dostça eleştirilerle geliştirmeye çalışarak…

Şimdi istiyoruz ki o gizli sandıklardan çıkartalım tüm hikayelerimizi. Fısıldayalım kız kardeşlerimizin yüreklerine ki güç olsun, ışık olsun, umut olsun en karanlık zamanlarda. Sen de sesini sesimize kat. Al eline kalemi, harf harf, hece hece, öykü öykü özgürce savur rüzgarlara. ‘Adı kadın’ olanın kadim dayanışmasına bir soluk da sen kat. 

 

Yarışmaya Katılım Koşulları

•         Yarışmamız Birleşik Britanya ve Avrupa’da yaşayan bütün göçmen kadınlara açıktır.

•         Yarışmaya sadece bir öyküyle başvurulur.

•         Öyküler göçmen kadınlar tarafından kaleme alınan herhangi bir temadan oluşabilir.

•         Öyküler elektronik ortamda renginkadin@gmail.com adresine 30 Nisan 2023 tarihine kadar gönderilecektir.

•         Başvuru için gönderilen e-postada; öykünün altında yazarın kısa özgeçmişi yer almalıdır. 

•         Yarışmacılar mahlas -takma isim- kullanabilirler.

•         Öykülerin hukukî sorumluluğu yazarına aittir. İntihal veya üçüncü kişilerin telif hakkı gibi durumlarda, sorumluluk yazara aittir.

•         Yarışmaya Düzenleme Kurulu Üyeleri ve Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınları katılamaz.

•         Seçilen öyküler, Rengin Kadın Korosu Göçmen Hikayeler Öykü Seçkisi kitabında yayımlanacaktır.

•         Yayımlanan öyküler için yazarlarına telif bedeli ödenmeyecektir.

•         Seçkiye katılan eserler üzerinde yayınevi editörü dil bilgisine ilişkin düzenleme yapabilir.

 


Yarışma Jürisi

Gazeteci -Yazar Dursaliye Şahan

Yazar-Heykeltraş Fergül Yücel

Yazar Gülderen Arık

Öykü’nün Kitaplığı Kurucusu Derya Tuncel

Eğitimci-Yazar Aydın Mehmet Ali

Çevirmen-Yazar Sultan Karataş

Gazeteci- Fotoğrafçı Gülseren Daş

 

Son Başvuru Tarihi: 30 Nisan 2023 Saat: 18.00

Sonuç Açıklanma Tarihi: 31 Mayıs 2023 Saat: 18.00 

 


Rengin Kadın Korosu: “Dayanışma güçlendirir”

No comments

28 February 2023


Rengin Kadın Korosu, Türkiye’deki depremzedelerle dayanışmak için Londra’nın işlek caddelerinde türküler söyleyerek dayanışma çağrısında bulunuyor. Koro, topladığı maddi yardımları depremzedelere ulaştırıyor.

 

                                                         


                                 

Londra’daki Türkiyeli toplum, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremin yaralarını sarmak için dayanışmayı büyütüyor. Demokratik Güç Birliği’nin öncülüğünde yürütülen çalışmalara Rengin Kadın Korosu da bağış toplama eylemleri ile katkıda bulunuyor.

Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER) bünyesinde müzik çalışmalarını yürüten Rengin Kadın Korosu, depremin ilk gününden itibaren yaptığı toplantılarla yardımın en etkili şekilde depremzedelere ulaşması için harekete geçti. Londra’nın çeşitli bölgelerinde seksen üyesiyle sokaklara çıkan koro, hem bağış topladı hem de halkı depremin nedenleri ve yardımların adil dağıtımı için neler yapılabileceği konusunda bilgilendirdi. 

Depremin sekizinci gününde Edmonton Green’de bir araya gelen koro üyeleri türküleri ile dayanışmayı büyüttü. Etkinlik ile ilgili bilgi veren Koro Şefi Zuhal Yıldırım, acı yüklü bu dönemden dayanışmanın gücü ile çıkacağımızı söyledi. “Hiç birimizin bir şey yapmaya gücü ve takati yokken birkaç gündür birlikte örgütlemeye çalıştığımız dayanışma, ufak da olsa umudumuzu tazelemeye vesile oldu’” diyen Yıldırım, koro üyelerinden yakınlarını kaybedenlerin bu acı günlerinde bile bağış toplama etkinliklerine katılarak yardım çabası içinde olduklarını söyledi.

Müzik derdimizi anlatmanın aracıdır

Koronun her hafta düzenli olarak yaptığı derslerini bir süreliğine Londra’nın farklı noktalarında gerçekleştireceğini söyleyen Yıldırım, tarih boyunca türkülerimizin üzüntü ve isyanımızı aktarmak için birer araç olduğunu ve dayanışmayı büyüttüğünü belirtti. Yıldırım yaptığı açıklamada “Müzik yalnızca eğlence için yapılmaz. En önemli işlevi tarihsel bir bellek olmasıdır. Sokakta olacağız, depreme ve yaşattıklarına dikkat çekmek için türkü söyleyeceğiz, ‘Herkese yeter dünya, herkese yeter ekmek’ diyeceğiz” dedi.  

Rengin Kadın Korosu üyeleri önümüzdeki günlerde de Londra’nın işlek sokaklarında ve kalabalık etkinliklerin yapılacağı alanlarda türküleri ile depremzedeler için dayanışma halinde olacağını belirtiyor. 


* Bu haber 20 Şubat 2023'te ilk Olay gazetesinde yayınlanmıştır. 



Rengin Kadın Korosu’ndan “Göçmen Kadınlar Öykü Yarışması”

No comments

24 February 2023

Rengin Kadın Korosu, “göçmen kadınlar öykü yarışması” düzenliyor. İlk üçe giren öykülerin ödüllendirileceği yarışmada seçici kurulun belirleyeceği öyküler kitap halinde yayımlanacak.

 




Rengin Kadın Korosu, başarılı müzik çalışmalarının ardından bu kez öykü yarışması ile kadınlara sesleniyor. Birleşik Krallık ve Avrupa’da yaşayan göçmen kadınların katılacağı yarışmada ilk üçe giren öyküler ödüllendirilecek. Yarışmaya katılım çağrısında bulunan Rengin Basın Sorumlusu Gülseren Daş, seçici kurulun belirlediği öykülerin kitap halinde yayımlanacağını duyurdu.

Londra’da Sosyalist Kadınlar Birliği tarafından oluşturulan ve Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nde 2020 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Rengin Kadın Korosu yeni projeler üretmeye devam ediyor. Rengin, başarı ile gerçekleştirdiği konser ve kurslardan sonra şimdi de öykü yarışması düzenliyor. Birleşik Krallık ve Avrupa’da yaşayan göçmen kadınların katılımına açık olan yarışmada herhangi bir tema sınırlaması yok.

‘Her kadının bir hikâyesi vardır’

Yarışma duyurusunu yapan Rengin Basın Sorumlusu Gülseren Daş, kadınların yaşadığı sorunlara değinerek şunları söyledi; “Kadınlar hayatın her alanında zorluklar yaşıyor, buna bir de göçmenlik eklenince durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Göçmenlikle birlikte kendini ifade etmekte zorlanan veya sanatsal üretimde geri bırakılmış kadınlara bir alan açmak istiyoruz.”

Öykü yarışmasının kendini yazarak ifade etmek isteyen kadınlar için bir fırsat olabileceğini belirten Daş, “Bütün kadınların birer hikâyesi var. Kadın yazarlardan bu hikâyeleri bizimle paylaşsınlar istiyoruz. Yazdıkça, paylaştıkça birbirimize daha çok yaklaşacağımızı, umutlarımızın daha güçlü olacağını daha düşünüyoruz,” dedi.

Rengin olarak bütün konserlerinde koro üyelerinin yazdığı yazılardan oluşan bültenler çıkardıklarının altını çizen Gülseren Daş, yarışmaya yoğun ilgi beklediklerini dile getirerek, “Koro bültenlerinde gördük ki, kadınlar anlatma ihtiyacı duyuyor, hem de incelikle, edebi bir dil kullanarak. Sadece biraz motivasyona ihtiyaç var. Bir kız kardeşin hafif bir desteği ile neler yaratılabileceğine tanık olduk. Bu yaratıcılığın korodaki kadınlar ile sınırlı olmadığını biliyoruz. O yüzden de diğer göçmen kadınların hikâyelerini bir araya getirme arzusundayız.’’



Göçmen kadın öyküleri kitap olacak

Kadın yazarlardan oluşan seçici kurulun kararlaştırdığı ilk üç öykü ödüllendirilirken, belirlenen diğer öykülerle beraber kitap halinde yayımlanacak. Seçici kurul üyelerinden Gazeteci Yazar Dursaliye Şahan, öykü yarışmasını duyduğunda heyecanlandığını belirterek, “Yarışma seçici kurul üyeliği teklifi geldiğinde çok sevindim. Çünkü hep göçmenlerin öykülerini anlatan bir derleme olsun istiyordum. Birçok arkadaşımla da paylaşmıştım bunları. Ama nasıl yapılacak, kim ne kadar vakit ayırabilir diye düşünüyorduk. Küçük sorunlara takılıp kalmıştık. Rengin Kadın Korosu'nun girişimi bence çok güzel,” dedi.

Katılımcıların öykülerini en geç 31 Mart 2023 tarihine kadar Rengin Kadın Korosu e-mail adresine (renginkadin@gmail.com) gönderebilir. Yarışma sonuçları ise 30 Nisan 2023 tarihinde açıklanacak.

 

Yarışmaya katılma koşulları ve Rengin Kadın Korosu’nun yarışma çağrısı şu şekilde:

‘’Evrende küçücük bir noktayım.

Ama bütün evren göğüs kafesimde.

Bazen deli bir rüzgâr kırar körpe dallarımı;

bazen şiddetli fırtınalara direnirim.

Bazen bir deniz kıyısında suya değer çıplak ayaklarım;

üşür bileklerim.

Bazen yakar kızgın çöller;

yeniden iyileşirim.

Bazen ürpertir tenimi rüzgar;

bazen güneş ısıtır tüm bedenimi.

Bir kuş kanatlanır göğsümde;

yeniden dirilirim.

Bazen gözyaşlarımla yıkanır evren;

bazen kahkaham çınlar dört bir yanda değer arşa…

ve biz bütün noktalar duyarız birbirimizin feryadını, kahkahasını.

Koskoca evrende bahçesinde bir sandalyede oturmuş elinde mavi kalemiyle yazı yazan bir kadın görüyorum. Koskoca evrende küçücük bir nokta… Görünmeyecek kadar küçük… Ama kalbi aşkla dolu. Tıpkı küçük diğer noktalar gibi…’’

Rengin kadınları olarak yazma serüvenimiz bir üyemizin yıllardır yazıp kimseye okutmadığı metinlerden biri olan bu şiir ile başladı. Yazdıklarını yüreğinde saklayan, bin bir çeşit endişe ve gönül kırgınlığıyla kimseye okumadan zulaya kaldıran kız kardeşlerimizin dertlerini ve hayallerini dinleyerek başladı herşey. Yargılamadan anlamaya, dostça eleştirilerle geliştirmeye çalışarak…

Şimdi istiyoruz ki o gizli sandıklardan çıkartalım tüm hikâyelerimizi. Fısıldayalım kız kardeşlerimizin yüreklerine ki güç olsun, ışık olsun, umut olsun en karanlık zamanlarda. Sen de sesini sesimize kat. Al eline kalemi, harf harf, hece hece, öykü öykü özgürce savur rüzgarlara. ‘Adı kadın’ olanın kadim dayanışmasına bir soluk da sen kat. 

 

Yarışmaya Katılım Koşulları

•         Yarışmamız Birleşik Britanya ve Avrupa’da yaşayan bütün göçmen kadınlara açıktır.

•         Yarışmaya sadece bir öyküyle başvurulur.

•         Öyküler göçmen kadınlar tarafından kaleme alınan herhangi bir temadan oluşabilir.

•         Öyküler elektronik ortamda renginkadin@gmail.com adresine 31 Mart 2023 tarihine kadar gönderilecektir.

•         Başvuru için gönderilen e-postada; öykünün altında yazarın kısa özgeçmişi yer almalıdır. 

•         Yarışmacılar mahlas -takma isim- kullanabilirler.

•         Öykülerin hukukî sorumluluğu yazarına aittir. İntihal veya üçüncü kişilerin telif hakkı gibi durumlarda, sorumluluk yazara aittir.

•         Yarışmaya Düzenleme Kurulu Üyeleri ve Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınları katılamaz.

•         Seçilen öyküler, Rengin Kadın Korosu Göçmen Hikâyeler Öykü Seçkisi kitabında yayımlanacaktır.

•         Yayımlanan öyküler için yazarlarına telif bedeli ödenmeyecektir.

•         Seçkiye katılan eserler üzerinde yayınevi editörü dil bilgisine ilişkin düzenleme yapabilir.

 

Yarışma Jürisi

Gazeteci -Yazar Dursaliye Şahan

Yazar-Heykeltraş Fergül Yücel

Yazar Gülderen Arık

Öykü’nün Kitaplığı Kurucusu Derya Tuncel

Eğitimci-Yazar Aydın Mehmet Ali

Çevirmen-Yazar Sultan Karataş

Gazeteci- Fotoğrafçı Gülseren Daş

 

Son Başvuru Tarihi: 31 Mart 2023 Saat: 18.00

Sonuç Açıklanma Tarihi: 30 Nisan 2023 Saat: 18.00 

 






Rengin Kadın Korusu’ndan “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Dayanışma Günü”ne özel klip

No comments

25 November 2021

 Rengin Kadın Korosu, 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü” için bir araya gelerek Filiz Kerestecioğlu’nun “Kadınlar Vardır” şarkısını Türkçe ve Kürtçe seslendirdi.

 


Rengin Kadın Korosu; Londra Sosyalist Kadınlar Birliği'nin Kasım 2020 de pandemi koşullarında evde kalan kadınlara bir nefes vermek için başlattığı bir çalışmanın ürünüdür. Bir yılda 70'e yakın kadınla koro çalışmaları yapılmıştır. Her alandan göçmen kadınların yer aldığı Rengin Kadın Korosu geçtiğimiz Temmuz ayında ilk konserini verdi. Rengin Kadın Korosu'nda kadınlar koro faaliyetleri dışında enstrüman çalmayı öğrendiği, cins bilincini geliştirdiği, mesleki yeteneklerini sergileyebildiği bir mecra niteliğini taşıyor.


👉Rengin Kadın Korosu ile yapılan röportajı okumak için tıklayın!






© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan