Showing posts with label sanat. Show all posts
Showing posts with label sanat. Show all posts

Londra Türkçe Konuşanlar Tiyatro Festivali yine dopdolu! Uğur Yücel, Ercan Kesal, Nazan Kesal...

No comments

28 April 2023

 Bu sene dördüncüsü düzenlenen Londra Türkçe Konuşanlar Tiyatro Festivali'nde Uğur Yücel, yıllar sonra şair Neyzen Tevfik’i canlandırdığı tek kişilik “Hiç” oyunuyla Nazan Kesal ise oynadığı Füruğ Ferruhzad’ın hayatını anlatan tek perdelik oyunuyla yer alacak. Sinema-tiyatro oyuncusu ve yazar Ercan Kesal da Millfield'da kitaplarını imzalayacak.



                                                                                                            (British Yaşam)

İngiltere'nin başkenti Londra'da bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Londra Türkçe Konuşanlar Tiyatro Festivali, bu yıl da tiyatro severlere unutulmaz anlar yaşatmaya hazırlanıyor. Festival kapsamında birbirinden yetenekli sanatçılar sahne alacak ve tiyatro tutkunlarına birbirinden farklı atölyeler sunulacak.

Festival kapsamında sinema ve tiyatro dünyasının sevilen yüzleri arasında yer alan Uğur Yücel ve yazar ve oyuncu Ercan Kesal ve oyuncu Nazan Kesal gibi isimler Londra'da sevenleriyle buluşacak.

Festival, 12 Mayıs 2023’te başlayacak ve 4 Haziran 2023 akşamı sona erecek. Festivalde atölyeler ve söyleşilerle de tiyatro severlerin sanat dünyasındaki gelişmeleri yakından takip etmelerine imkan sağlanacak.

İngiltere Sanat Konseyi (Arts Council England) katkılarıyla düzenlenecek bu prestijli festival ile on binlerce sanatsever, onlarca görsel şölen, çocuklar için sanat aölyeleri, dünyanın kültür ve sanat başkenti Londra'da bir araya gelecek.

Londra’nın kuzeyindeki Edmonton Millfield Art Centre, Tower Theatre ve Arcola Theatre’da yapılacak festival,  İngiltere'deki tiyatro severlerin bir araya gelip Türk tiyatrosunun en iyi örneklerini izleyebilecekleri bir platform olacak. Uğur Yücel, yıllar sonra şair Neyzen Tevfik’i canlandırdığı tek kişilik “Hiç” oyunuyla, Nazan Kesal oynadığı, Füruğ Ferruhzad’ın hayatını anlatan tek perdelik oyunuyla festivalde yer alacak.

Uğur Yücel yıllar sonra sahnede

Uğur Yücel; 12 Mayıs'ta Millfield Theatre'da oynanacak tek kişilik oyun Hiç'de Neyzen Tevfik'in hayat hikayesini dünyasını, dostlarını; anekdotlarla hicivlerle şiirlerle anlatırken, sivri dilli sarhoş bilgenin tarifsiz ruhunun derinliklerinde hiçten hepe varmaya çalışıyor.

Anadolu'nun sır katibi: Ercan Kesal

“Bütün yazdıklarımın kaynağı deneyimlerimden başkası değildir" diyen sinema-tiyatro oyuncusu ve yazar Ercan Kesal da yine Millfield'da kitaplarını imzalayacak. 1984 yılında Ege Üniversitesi Tıp fakültesinden mezun 62 yaşındaki Kesal, hekim sıfatıyla hastalarının, yazarlığıyla Anadolu’nun sır kâtibi olan edebiyatla ilgili, eserleriyle ilgili, memleketle ilgili, hal-i pürmelâlimizle ilgili, taşrayla ilgili, insan halleriyle ilgili, umut ve direnişle ilgili, ahlâkla ve vicdanla ilgili, sinemayla ilgili Londra'da sevenleriyle sohbet edecek.

İran şiirinin isyankar sesi Füruğ Ferruhzad 

Festivalin ikinci gününde sahneye çıkacak Nazan Kesal “Yaralarım Aşktandır” adlı tek kişilik oyunuyla, İran’ın güçlü kadın şairi Furuğ Ferruhzad’ı oynuyor. Yazar Şebnem İşigüzel’in kaleme aldığı ve Berfin Zenderlioğlu’nun yönettiği oyun, İran şiirinin isyankar sesi Füruğ Ferruhzad’ın nefesini, tiyatro sahnesine taşıyor.

Paylaşımın ve sevginin önemini sahnede : "Avuçlarımda Dünya Elamia"

Saray Karakuş'un yazdığı, Mehmet Turan tarafından düzenlenen ve Dramaturg Bahar Akpınar tarafından sahneye uyarlanan "Avuçlarımda Dünya Elamia" yirmiden fazla oyuncuyu bir araya getirecek.

Londra Emek Sahnesi tarafından sahnelenecek "Avuçlarımda Dünya Elamia" çocuk Tiyatro Oyunu , çocuklara paylaşımın ve sevginin önemini vurgularken, aynı zamanda dünyayı korumakla ilgili çocukların fikir edinmelerini sağlamayı amaçlıyor. Bolca dansların, müziğin ve renkli karakterlerin bulunduğu interaktif çocuk oyunu performansı olup, sanatın çeşitli dallarından ve sanatın ışıldayan dünyasından da bahsedecektir.

Sanatta kariyer yapmak isteyenlere fırsat

Platinum Academy of Performing Arts bünyesinde yer alan Erina Lewis tarafından yapılacak Sanatta Kariyer (Career in Art) atölyesinde ise yaratıcı ve kültür endüstrilerinde hayallerinin peşinden gitmek isteyen gençlere yönelik bir çalışma yapılacak.

13 Mayıs'ta Millfield Theatre'da Yekbun Delice ve Beluji Shrivastav tarafından; sanat aracılığıyla engelleri aşmanın konu edindiği Breaking Barriers Through Art" workshop düzenlenecek.

Çocuk Gelişimi ve Özel Eğitim Uzmanı Nurhan Kaya tarafından düzenlenecek "Hayat Dolu Otizm Atölyesi" ile otizm hakkında farkındalık yaratmak, otistik bireylerin günlük hayatta karşılaştıkları zorlukları daha iyi anlamak ve onlara daha fazla destek olmak için farklı bakış açıları sunulacak. Bu atölyelerde, katılımcılara otistik bireylerin karşılaştığı duyusal, iletişimsel ve sosyal zorlukları deneyimlemeleri için çeşitli aktiviteler sunulması bekleniyor.

Seramik sanatçısı Gülistan Ertik ise kurucusu olduğu Guli Ceramic London’da bünyesinde seramik atölyesi düzenleyecek.

Ayrıca oyunculuk becerilerini geliştirmek, yaratıcılığı keşfetmek, özgüveni artırmak ve iletişim becerilerini güçlendirmek için yetişkinler için tasarlanmış "Yetişkin Drama Atölyesi" ne katılabilirsiniz.

Çocuklara yönelik olarak drama teknikleri kullanarak eğlenceli ve öğretici aktiviteler sunan Çocuk Drama Atölyesi ise festivalin bir başka zenginliği olarak öne çıkıyor. Bu atölyelerde çocuklar, hayal güçlerini kullanarak rol yapma, yaratıcılık ve iletişim becerilerini geliştirebilirler.

Festivalde ilgi görmesi beklenen oyunlardan biri de, Dario Fo'nun "Açık Aile" adlı eserinden uyarlanan ve evlilik ilişkilerini sorgulayan "Evin Kapısı Ardına Kadar Açık" adlı oyun olacağa benziyor. Ayça Abana tarafından yazılan, yönetilen ve oyuncuları arasında yer alan bu tiyatro oyununda, Anıl Dinçer ve Zeynep Dalkıran da performanslarıyla dikkat çekiyor. 29 Mayıs ise Tower Theatre'da Pan Production tarafından sunulacak oyunun müzik direktörlüğünü  Yunuscan Kaya üstleniyor.

Nobel Edebiyat ödüllü İtalyan oyuncu, yönetmen ve yazar Dario Fo'nun, birlikte birçok oyunu yazdığı Franca Rame ile birlikte yazdığı "Açık Aile" adlı eseri 25 yıllık evli bir çiftin hikayesi üzerinden kadın-erkek eşitsizliğini tartışıyor ve bu eşitsizliğin kaynaklarını inceliyor.

Festivalin son günü olan 4 Haziran'da ise Seyyar Kumpanya tarafından Howard Koch'un eseri "Casablanca" Arcola Theatre'da sahneye konacak.

Tiyatro sanatçısı Saray Karakuş ve Ümit Baysal’ın organize ettiği festivale başta İngiltere Sanat Konseyi (Arts Council England), X activities, British Yaşam Tv olmak üzere  farklı kuruluşlar da destek veriyor.

Nasıl izleyebilirim?

Neyzen Tevfik Hiç – Uğur Yücel
https://www.millfieldtheatre.co.uk/whats-on/neyzen-tevfik/  

Nazan Kesal- Yaralarım Aşktandır
https://www.millfieldtheatre.co.uk/whats-on/yaralarum-asktandir/

Avuçlarımda Dünya Elamia Çocuk Tiyatro Oyunu
https://www.millfieldtheatre.co.uk/whats-on/elamia-childrens-theatre-show/

Çocuk oyunları ve atölyeler ücretsiz olup aşağıdaki mail adresinden önceden rezervasyon yapılması gerekmektedir. info@londontheatrefestival.co.uk

Neyzen Tevfik Hiç  ve  Yaralarım Aşktandır oyunlarını  £25'e diğer oyunları £10'a izleyebilirsiniz. Festivale sponsor olmak isteyenler sponsorship@londontheatrefestival.co.uk adresine talep maili gönderebilirler.

FESTİVAL PROGRAMI

Neyzen Tevfik Hiç – Uğur Yücel

 Mayıs 12, 2023 7:30 pm, £25

Sanatta Kariyer | Career in Art

 Mayıs 13, 2023 10:00 am, Free

Breaking Barriers Through Art Workshop

 Mayıs 13, 2023 1:00 pm, Free

Ercan Kesal İmza Günü ve Söyleşi

 Mayıs 13, 2023 4:00 pm, Free

Nazan Kesal- Yaralarım Aşktandır

 Mayıs 13, 2023 7:00 pm, £25

Avuçlarımda Dünya Elamia Çocuk Tiyatro Oyunu

 Mayıs 14, 2023 2:00 pm, £10

Hayat Dolu Otizm Atölyesi

 Mayıs 14, 2023 4:00 pm, Free

Gülistan Ertik Guli Ceramic London Seramik Atölyesi

Mayıs 21, 2023 6:00 pm, Free

Adult Drama Workshop

Mayıs 29, 2023 2:00 pm, Free

Çocuk Drama Atölyesi Kids Drama Workshop

 Mayıs 29, 2023 4:00 pm, Free

Evin Kapısı Ardına Kadar Açık- Production Performance

 Mayıs 29, 2023 7:00 pm, £10

Seyyar Kumpanya – Casablanca

 Haziran 4, 2023 7:30 pm, £10

 

Sümer Erek’ten yeni sergi: Çizgilerle bütünsel bir beden olmanın varoluşu

No comments

06 December 2022

Sanatçı Sümer Erek’in “Embodied moments” sergisi Mayfair'deki Gallery Marquess’te açıldı. 22 Aralık 2022, Perşembe gününe kadar açık olacak olan sergide sanatçı nü çizimlerine yer veriyor.

 


                                                                                                    Tuncay Bilecen

 

Londra’da yaşayan, elli yıldan bu yana görsel sanatların çeşitli alanlarında eserler veren Sümer Erek, “Embodied moments” adını taşıyan nü çizimlerden oluşan sergisini 23 Kasım’da, Mayfair’deki Gallery Marquess’de açtı. Farklı cinsiyetlerdeki modellerin çizimlerinden oluşan sergi, 23 Aralık 2022, Perşembe gününe kadar gezilebilir. Elliden fazla seansta gerçekleştirilen iki binin üzerinde eserin yer aldığı serginin eş küratörlüğünü Engin Yenidünya ve İlayda Uzunarslan üstleniyor. 

Sanatçı Sümer Erek’le yeni sergisiyle ilgili olarak sohbet ettik.

2002 senin için nasıl geçti? Nü modellerle çalışmaya ne zaman başladın?

2022 yılı benim için sıkıntılı bir yıldı. Bu yüzden herhangi bir projeye ne devam etmek ne de yeni bir sanat projesine başlamak istedim. Buna rağmen üretmeye devam ettim. Amaçsız, iddiasız, öylesine sadece çizmek için çizdim. Bu yıl çocukluğumdan beri yapageldiğim desen çalışmalarına odaklandım. O küçük yaşlarda, kardeşlerim, dedem, mahalledeki komşu çocukları modellerim olmuştu. Hatta sadece modellerim olmakla da kalmamışlar; onları çizmeye, karalamaya teşvik ederek üretim sürecimin bir parçası haline de getirmiştim.



Daha sonra nü çalışmalarına ara mı verdin?

Modelden çizimlere ve nü çalışmalarına dönem dönem ara versem de bu çalışmaları sanat yaşamımda hep sürdürdüm. Bu çizimler özellikle figüratif resim yaptığım dönemde temel eserlerimin ön çalışmasını oluşturmuştu. Heykeltıraşlık eğitimimden sonra, heykeli bırakıp tamamıyla disiplinler arası işlere yönelmemle birlikte, nü benim için başka bir çalışmanın ön hazırlığı olmaktan çıktı. Bu çizimler; tüm kaygılardan arınarak anlam, kavram yükleme derdine girmeden, sadece çizmenin saflığına ve sadeliğine bırakılmış işler oldu. Özellikle 2022’de yaptığım nü çalışmaları, o anda kalmaya odaklanmanın, beyaz zemin üzerinde fırça ve mürekkeple akış içinde, çizgilerle beden olmanın varoluşu oldular. 

“Embodied moments” sergisini açma fikri nasıl ortaya çıktı?

Bu sergi daha önce hiç planlanmadığı için çok kısa bir süre öncesinde, son anda gündeme geldi. Galerinin klasik bir sergi salonundan çok, özel bir evin bir köşesi gibi olması, bulunduğu yerin, bölgenin özelliği beni düşündürdü. Galerinin bu karakteri, paylaşmayı düşünmediğim bu çalışmaları sergilememe neden oldu. Mekânın ve bölgenin karakteriyle bütünleşen nü çalışmaları, sergiyi bu mekâna özel hale getirdi ve hatta katılımcı bir sanat projesine dönüştürdü. 

İlk izlenimde geleneksel nü çalışmalarının olduğu bir sergi izlenimi verse de birçok katmandan oluşması, farklı okumaları kapsaması, eserlerin düzeninin değişim içinde olması, üretim sürecinin devamlılığı bu sergiyi dinamik bir projeye dönüştürdü. Bu yıl ürettiğim bu çalışmaları sergilemeye karar verdikten sonra, içinde bulunduğum sorgulama süreci bende büyük farkındalıklar yarattı. Bu sergi, kişisel olduğu kadar sanatsal serüvenimin çok düzlemli karakterini nü çalışmalarında da keşfedebilmeme imkân sağladı. Ortaya, disiplinler arası, canlı, dinamik bir çalışma çıktı.   

Serginin bir bölümü, 50 oturumda, 40’ın üzerinde modelle, 7 farklı mekânda gerçekleştirilen, 2 binin üzerinde eserden oluşuyor. Diğeri ise üretimin devam ettiği, katılıma açık, çizimlerin yanı sıra, katılımcının sözsel sunumlarının yer aldığı bölümden oluşuyor.



“VAROLUŞUN İHTİŞAMI”

Sergi küratörlerinden, İlayda Uzunarslan ise sergiyi “varoluşun ihtişamı” şeklinde tanımlayarak şunları söylüyor: Sanat tarihinin en tanıdık ve doğal konusu olan beden, sanatçı Sümer Erek'in yeni sergisi ‘Embodied moments’in odak noktası. Sanatçı, çizimlerinde, modellerin farklı bedenlerini ve hareketlerini basit mürekkep çizgileri kullanarak kâğıt üzerine aktarıyor. Bununla birlikte, bunlar statik çizimler değil, aksine her çizgide; hareket, dinamizm ve enerji hissediliyor. Anatomi ve orantı kurallarına sadık kalınan eserlerde denge ve form sadeliği koruyor. Modeller kâğıda sabit yansısa da daha ilk bakışta canlılıkları hissediliyor. Böylece sanatçı asla tekrarlanamayacak anları yakalarken, izleyicileri her saniyenin geçici benzersizliğinin farkına vardırıyor. ‘Embodied Moments’te Sümer Erek, kişinin en savunmasız ve çıplak halini izleyip gözlemci ve kâşif rolüyle varoluşu somutlaştırırken, sanatıyla başka bir boyuttaki bu meditasyon ve zihinsel farkındalığa dahil oluyor.”

“Sümer Fırça Darbeleriyle Modellerinin videolarını çekiyor”

Serginin diğer küratörü Engin Yenidünya ise altı yaşından bu yana insan bedeni çizen Sümer Erek’in son 50 yılda 500'den fazla model çizdiğini hatırlatarak sergiye ilişkin görüşlerini şu şekilde ifade ediyor: “Buradaki çizimlere göz gezdirirken gözlerimi bir saniyeliğine kapatıyorum ve Sümer'i orada modelinin önünde otururken görüyorum. Her modeli, önünde poz verirken ayrıntılı olarak inceliyor.  İki dakikalık bir poz bazen her biri farklı bir şekilde akan beş çizimle sonuçlanıyor. Sümer, uzun bir çekim yapan bir video kamera gibi, fırçasını kâğıda koyar ve bu çalışmayı bitirene kadar kaldırmıyor. Fırçanın kâğıttaki yolculuğu devam ettikçe, çizimlere yan yana bakıldığında, her bir kâğıdı diğerine bağlayan görünmez bir iplik fark ediliyor. Sanki çevirsek, modelin pozlarının bir animasyonunu elde edeceğiz. Sümer fırça darbeleriyle modellerinin fotoğrafını çekiyor, videolarını çekiyor ve onları kâğıda yontuyor.  Performanslarını görüyoruz, hareketlerini hissediyoruz ve bakışlarını yakalıyoruz.”

“MODEL OLARAK BEN DE SANATÇIYDIM”

Sümer Erek’e modellik yapanlardan biri olan Müge Çetinkaya ise Sümer Erek’le yaptığı bu çalışmanın ona sanatsal bir şeyler yaratma fırsatını verdiğini, bu yüzden sergide “sanatçı” olarak da yer aldığını söylüyor. “Sümer'e poz verdiğim bu iki saat boyunca düşündüm ki; Sümer bir sanatçı ama ben de burada bir sanatçıyım. Bu benim sıramdı. Sümer az önce yaratılışıma tanıklık etti ve yaşadığım anları somutlaştırdı ve daha pek çok şey…”

 

Tarih: 23 Kasım – 23 Aralık 2022

Gün/ Saat: Pazartesi – Cumartesi, 12:30 -17:30

Yer: Gallery Marquess

Adres: 14 Shepherd Market, London W1J 7QG


* Bu yazı ilk defa 2 Aralık 2022 tarihinde Olay gazetesinde yayınlanmıştır. 

Cüneyt Yalaz'la “Oyunculuk Atölyesi"

No comments

30 May 2022

Oyuncu Cüneyt Yalaz, 2 Haziran Perşembe günü Tower Theatre'da "Stanislavski’nin Fiziksel Eylemler Yöntemi’ne Giriş” başlıklı bir oyunculuk atölyesi gerçekleştirecek.



Tiyatro oyuncusu, oyun yazarı ve yönetmen Cüneyt Yalaz, Tower Tiyatrosu'nda 2 Haziran Perşembe günü, oyunculuk kuramının kurucusu kabul edilen Stanislavski’nin “Fiziksel Eylemler” yöntemine ilişkin bir atölye çalışması gerçekleştirecek.

Stanislavski'nin "Fiziksel Eylemler Yöntemi" hem oyunculuğa yeni başlayanlar için hem de belli bir deneyime sahip oyuncular için öğrenilmesi ve uygulanması gereken bir oyunculuk yaklaşımı olarak kabul ediliyor.
Atölyede ayrıca bu yöntemin Brechtyen bir bakışla nasıl değerlendirilebileceği üzerine de bir tartışma ve uygulamalı bir çalışma yürütülecek.

Atölyenin ana başlıkları şu şekilde:
🟡 Stanislavski’nin oyunculuğa getirdiği yenilikçi yaklaşım nedir?
🟡 Stanislavski’nin son döneminde geliştirdiği "Fiziksel Eylemler Yöntemi" nedir?
🟡 "Fiziksel Eylemler Yöntemi"nin temel kavramları nelerdir? Coşku Belleği, Konsantrasyon, Verili Durumlar, Sihirli Eğer, Duygu-Düşünce Alışverişi gibi kavramlar neyi ifade etmektedir?
🟡 Bir role nasıl yaklaşmalıyız? Rolün eylemlerini hayata geçirirken nelere dikkat etmeliyiz? Bir rolü canlandırırken yararlandığımız unsurlar nelerdir?
🟡 Dramaturji ile oyunculuk üslubu arasındaki ilişki nedir? Brecht’in bu konudaki katkısı ne olmuştur?

Tarih : 2 Haziran Perşembe
Saat : 19:00

Cüneyt Yalaz kimdir?

Hakkında

Ortaöğretimini Eskişehir Anadolu Lisesi’nde tamamladı. Boğaziçi Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptı. Master tezini "1960’larda Türkiye Tiyatrosu’nun Politikleşmesi" üzerine verdi.

1984’ten beri tiyatro ile uğraşan Yalaz, 1995’te Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu Tiyatro Boğaziçi’nin kurulmasıyla profesyonel tiyatro çalışmalarına başladı. Otuza yakın oyunda oyunculuk, yönetmenlik, oyun yazarlığı, ışık tasarımı yaptı, yaklaşık 750 defa sahneye çıktı. 2016'da yazıp oynadığı "Kim Var Orada? Muhsin Bey'in Son Hamleti" ile üç ödül kazandı.

1997'den beri Mimesis Tiyatro Dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğünü yürüten Yalaz, aynı zamanda 1999'dan beri Özel Şişli Terakki Lisesi’nde Tiyatro Eğitmeni, 2004’ten beri Terakki Vakfı Gençlik Tiyatroları Festivali Koordinatörü ve Jüri Üyesi olarak çalışmaktadır. 2006'da yayınlanan "Oyunculuk Eğitimi İçin Bir El Kitabı - Stanislavski Sistemi"ni Bülent Sezgin ve Özgür Çiçek ile birlikte yazdı.[1] Birlikte yazdığı oyunlardan kitap olarak basılan da var. 2004-2009 yıllarında İstanbul, Denizli, Eskişehir, Diyarbakır ve Ankara'da çeşitli festivallerde Tiyatro Atölye Çalışmaları yönetti.

Ödülleri ve Adaylıkları

  • 16. Direklerarası Tiyatro Ödülleri "En İyi Erkek Oyuncu" 2016 "Kim Var Orada? Muhsin Bey'in Son Hamleti"
  • 21. Sadri Alışık Ödülleri "Yılın En İyi Erkek Oyuncusu" 2016 "Kim Var Orada? Muhsin Bey'in Son Hamleti"
  • 41. İsmet Küntay Tiyatro Ödülleri "Yılın En İyi Oyun Yazarı" 2016 "Kim Var Orada? Muhsin Bey'in Son Hamleti"
  • Direklerarası Tiyatro Ödülleri "En İyi Yeni Özgün Oyun Yönetmeni" 2006
  • Aday: 2016 Afife Tiyatro Ödülleri "Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu"
  • Aday: 2001 Afife Tiyatro Ödülleri "Yılın En Başarılı Müzikal ya da Komedi Erkek Oyuncusu"

Rol Aldığı Tiyatro Oyunlar

Yönettiği Tiyatro Oyunları

  • Artık Bir Davan Var (2018-2020)[10]
  • Kim Var Orada? Muhsin Bey'in Son Hamleti (2015-2020)[11]
  • Gülüşün Güller Açsın (2006)
  • Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın (2003)
  • Yeni Bir Hayat İçin (2000)
  • Tiyatro Yeniden (1998)
  • Mutfaktakiler (1998)
  • Aklayıcılar Kongresi (Bertolt Brecht) (1995)
  • Huzur Hastanesi (1992)
  • Macbeth (William Shakespeare) (1989)

Yazdığı Tiyatro Oyunları

  • Hep Sonradan (Ahmet Kaya Müzikali) (2019)
  • Artık Bir Davan Var (2018-2020)
  • Kim Var Orada? Muhsin Bey'in Son Hamleti (2015-2020)
  • Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın (2003)
  • Yeni Bir Hayat İçin (2000)
  • Tiyatro Yeniden (1998)
  • Mutfaktakiler (1998)
  • Huzur Hastanesi (1992)

Filmografi


kaynak: Wikipedia




Day-Mer'de müzik söyleşileri devam ediyor: “Platon'dan Venom'a Müziğin İşlevi"

No comments

16 May 2022

Day-Mer Kültür Sanat Topluluğu’nun Salı günleri düzenlediği müzik söyleşilerinin bu haftaki konuğu Alkan Karaçam.





Müzik her zaman iyi ve güzel şeylerden mi bahseder? İnsanların yaşadığı kötü deneyimler müziğe nasıl yansır? Müzik, insanlığın yaşadığı ekonomik, politik, sosyal gelişmelerden nasıl etkilenir? Müzik, çağına nasıl tanıklık eder? Örneğin İngiltere Thatcher döneminde madenci grevleriyle sarsılırken bu olaylar dönemin müziğini nasıl etkiledi?

Day-Mer Kültür Sanat Topluluğunun düzenlediği müzik söyleşilerinde bu hafta yukarıdaki soruların ışığında bir söyleşi düzenleniyor. Alkan Karaçam'ın katılımcı olarak yer alacağı "Platon'dan Venom'a Müziğin İşlevi" başlıklı söyleşi 17 Mayıs, Salı günü, saat: 19:30'da Day-Mer'de gerçekleştirilecek.

Day-Mer’in Kuzey Londra Toplum Merkezi’nde düzenlediği rengârenk söyleşiler devam edecek, okuyuculara hayatlarında yeni bir pencere açmaları için bu etkinliklere katılmalarını salık veririz.



© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan