Showing posts with label Russel Brand. Show all posts
Showing posts with label Russel Brand. Show all posts

Cinsel Suç İddiaları: Adaletin Aracı mı, Siyasetin Silahı mı?

No comments

08 November 2026

Alex Salmond’dan Julian Assange’a, Neymar’dan Russell Brand’e uzanan davalar zor bir soruyu gündeme getiriyor: Bir suçlama, gerçeği ortaya çıkarmanın ötesinde birini susturmanın aracına dönüşebilir mi? Bu soruyu sorarken gerçek mağdurların sesini kısmamak mümkün mü?

Murat METIN




Davanın kahramanları

Alex Salmond, İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) eski lideri ve 2007–2014 arasında İskoçya Başbakanı’ydı. 2014 bağımsızlık referandumunda “Evet” kampanyasının yüzüydü.

Julian Assange, WikiLeaks’in kurucusu, Avustralyalı yayıncı. ABD’nin Irak ve Afganistan savaşlarına ait gizli askerî kayıtları ve Bağdat’ta iki Reuters çalışanının da öldürüldüğü helikopter saldırısının görüntülerini yayımladı.

Russell Brand, İngiliz komedyen ve oyuncu. Geçmişte uyuşturucu bağımlılığını ve çok sayıda ilişkisini açıkça anlatan Brand, son yıllarda Covid ve ana akım medyaya yönelik eleştirileriyle geniş bir kitleye ulaştı.

Salmond: Hukuka aykırı bulunan soruşturma

İskoç hükümeti, iki kadının şikâyeti üzerine Salmond hakkında idari soruşturma başlattı. Ancak soruşturmayı yürüten yetkilinin görevlendirilmeden önce şikâyetçilerle temas kurduğu ortaya çıktı. Ocak 2019'da mahkeme, sürecin “görünürde taraflılık” nedeniyle hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Hükümet Salmond’a 512.250 sterlin yargılama gideri ödedi.

Salmond, Mart 2020'deki ceza davasında jüri tarafından tüm suçlamalardan aklandı. Yine de kariyeri bir daha eski gücüne kavuşmadı. 2018'de SNP’den ayrılmıştı, 2021'de kurduğu Alba Partisi ise seçim başarısı gösteremedi. Ekim 2024'te hayatını kaybetti. Pek çok gözlemciye göre bu süreç, İskoç bağımsızlık hareketinin de ivme kaybettiği döneme denk geldi.

Assange: Yayınlar ve zamanlama

WikiLeaks, Temmuz 2010'de on binlerce Afganistan savaşı belgesini yayımladı. Yalnızca haftalar sonra İsveç’te Assange hakkında cinsel saldırı iddiaları gündeme geldi. Assange ve destekçileri bunu bir itibarsızlaştırma operasyonu olarak gördü.

İsveç savcılığı soruşturmayı Kasım 2019'da delillerin zayıfladığı gerekçesiyle kapattı. Assange bu dosyada hiç yargılanmadı. Buna rağmen yaklaşık yedi yıl Ekvador Büyükelçiliği’nde, beş yıl da İngiltere’de cezaevinde kaldı. Haziran 2024'te ABD ile yaptığı anlaşmayla serbest kalarak Avustralya’ya döndü.

Russell Brand: Jüri kararını verdi

Brand, 5 Kasım 2026'da Londra Southwark Crown Court’ta bir tecavüz ve üç cinsel saldırı suçundan oybirliğiyle suçlu bulundu. Diğer üç suçlamadan beraat etti. Brand kendisini bir medya komplosunun hedefi olarak tanımlamıştı. Jüri ise dinlediği deliller ışığında aksine karar verdi. İddiaları ilk kez The Times, The Sunday Times ve Channel 4'ün ortak araştırması gündeme taşımıştı. Ceza pazartesi günü açıklanacak.

Yine de akla bir soru geliyor. Söz konusu olaylar Brand’in şöhretinin zirvesinde olduğu yıllarda yaşandı. Araştırmaya göre bazı uyarılar o dönem çalıştığı kurumlara da iletilmiş, ama ciddiye alınmamıştı. Brand o eski “kötü çocuk” imajıyla eğlence dünyasında kalsa ve hiç siyasete karışmasaydı, bu dosyalar bugün yine mahkemeye ulaşır mıydı?

Bu soruyu sormak Brand’i aklamak değildir. Suçluluk meselesini jüri karara bağladı. Asıl sorgulanması gereken, sistemin kime ne zaman harekete geçtiğidir.

Jimmy Savile örneği bu soruyu daha da çarpıcı kılıyor. BBC’nin en ünlü yüzlerinden biri olan Savile, ölümünden sonra 450'yi aşkın kişinin başvurusuyla İngiltere tarihinin en büyük cinsel istismar skandallarından birinin merkezine oturdu. Mağdurlarının çoğu çocuktu. Hayattayken hakkında şikâyetler vardı. Polis 2007'de kendisini sorguladı, ama savcılık dava açmadı. Savile tek gün hapis yatmadan 2011'de 84 yaşında öldü.

Savile sisteme hiç karşı çıkmadı. Aksine onun içindeydi: Başbakanlar ve saray çevresiyle yakın ilişkiler kurdu, şövalyelik unvanı aldı. Belki de asıl soru şudur: Sistem, kendisine dokunmayanı korur, kendisini rahatsız edeni mi görür?

Adaletin gözü bağlıdır derler. Ama bazen kimi göreceğine önceden karar vermiş gibi görünür.

Neymar örneği: Sahte suçlama da gerçek

2019'da Brezilyalı model Najila Trindade, Paris’te bir otelde Neymar’ın kendisine şiddet uyguladığını ve rızası dışında ilişkiye girdiğini iddia etti. Ancak kadının Neymar’a vurduğunu ve para talep ettiğini gösteren görüntüler ortaya çıktı. Brezilya polisi soruşturmayı yetersiz delil nedeniyle kapattı.Kanıtlanmış sahte suçlamalar nadirdir, ama her biri gerçek mağdurların sesine gölge düşürür ve onlara inanılmasını biraz daha zorlaştırır.

BEL ALTI VURMA TAKTİĞİ

Burada asıl tehlike şu: Ünlü birinin eski partnerlerine para ve kimlik gizliliği teklif edildiğini düşünün. Yirmi kişiden yalnızca birinin yalan söylemesi bile bir kariyeri bitirmeye yetebilir. Gazetecilerin eski partnerlere ulaşması kamu yararı açısından meşru olabilir. Ama görüşmenin amacı gerçeği aramak değil de önceden yazılmış bir anlatıyı tamamlamaksa etik sınır aşılmış olur.

İngiltere ve Türkiye: İki farklı yol

İngiltere’de itibarsızlaştırma çoğu zaman manşetlerden ve soruşturmalardan geçiyor. Türkiye’de ise yöntem farklı. AİHM’in hak ihlali kararlarına rağmen yıllarca tutuklu kalan Selahattin Demirtaş ve diploma iptalinden “ahmak” davasına kadar birbirini izleyen dosyalarla karşı karşıya kalan Ekrem İmamoğlu bunun örnekleri. Araçlar farklı, sonuç ise benzer: Siyasi rakip sahadan uzaklaştırılıyor.

Rakamlar ne söylüyor?

İngiltere ve Galler’de yılda 71.667 tecavüz suçu polise kaydediliyor. Bunların yalnızca yaklaşık %2,8'i ilk aşamada suçlamayla sonuçlanıyor. CPS’nin 2025/26 verilerine göre mahkemeye taşınan davaların ise yaklaşık %63'ü mahkûmiyetle bitiyor. Yani sorun mahkemede değil, mahkemeye ulaşamamakta.

Rızayı telefonda kayıt altına alan LegalFling gibi uygulamalar da bu tabloyu değiştirmiyor. İngiliz hukukunda rıza ilişki boyunca sürmeli ve her an geri çekilebilmelidir. Bir uygulamadaki “onay” bu ilkenin yerini tutamaz.

Madalyonun öbür yüzü

Bu yazı erkekleri savunmak için yazılmadı. Rape Crisis verilerine göre İngiltere’de her dört kadından biri yetişkinliğinde tecavüze ya da cinsel saldırıya uğruyor. ONS’ye göre mağdurların altıda birinden azı polise başvuruyor. Sahte suçlamalar gerçek, ama nadir. CPS’nin bir incelemesinde 17 ayda 5.651 tecavüz kovuşturmasına karşılık yalnızca 35 sahte tecavüz iddiası kovuşturması tespit edildi.

İftira silahı yaygınlaştıkça en çok zarar görecek olanlar, zaten zor inanılan gerçek mağdurlar olur.

Adalet, suçlananın hakkını korurken şikâyetçinin onurunu da koruyabildiği ölçüde adalettir. İkisinden birini feda eden bir sistem, sonunda ikisini birden kaybeder.


Murat METIN

İngiltere Vize Danışmanı 

https://metin.london/ana-sayfa/

© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan