Showing posts with label Resim. Show all posts
Showing posts with label Resim. Show all posts

“Sanat benim nefes alma alanım oldu”: Ressam Salime Aslan “Now & Beyond London”da

No comments

12 June 2026

 Londra’da yaşayan ressam Salime Aslan, pandemi döneminde yeniden keşfettiği sanat tutkusunu uluslararası platformlara taşıyor. Aslan, farklı ülkelerden sanatçıların katılımıyla 14-17 Ağustos 2026 tarihlerinde düzenlenecek “Now & Beyond London” Uluslararası Sergisi’nde eserlerini sanatseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.



Doğayla iç içe büyüdüğünü anlatan Aslan, resimle kurduğu bağın aslında yıllar öncesine dayandığını söylüyor. Ancak bu tutkuyu hayata geçirmesi pandemi dönemine denk gelmiş.

“İnsan bazen bazı duyguları, düşünceleri ve güzellikleri kelimelerle anlatamıyor. Benim için resim tam da bu noktada bir dile dönüştü” diyen Aslan, yıllar boyunca içinde taşıdığı hayallerin ve gözlemlerinin zamanla tuvale yansımaya başladığını ifade ediyor.

Pandemi günlerinde evde geçirdiği zamanın kendisine yeni bir kapı açtığını anlatan Aslan, önce evini boyarken farkında olmadan yeniden sanatla buluştuğunu söylüyor. Küçük detaylarla uğraşırken içinde uzun zamandır sessiz kalan yaratıcılığının yeniden ortaya çıktığını hisseden Aslan, eline aldığı ilk fırçadan sonra bu yolculuğun hızla büyüdüğünü belirtiyor.

Bugün resim, onun hayatında özel bir yere sahip. Bir tabloyu tamamlamadan önce yenisinin hayalini kurduğunu söyleyen Aslan, sanatın artık hayatının doğal bir parçası hâline geldiğini ifade ediyor.

Sanat, yoğun hayatın içinde açılan özel bir alan

Hem çalışan bir anne hem de üretmeye devam eden bir sanat tutkunu olmak kolay değil. Ancak Aslan, zaman yaratmanın mümkün olduğuna inanıyor.

“İnsan gerçekten istediği şey için mutlaka bir alan oluşturabiliyor” diyen Aslan, bazen günün yorgunluğunda, bazen de herkes uyuduktan sonra çalışmalarına devam ettiğini anlatıyor.

Ona göre sanat, yoğun hayatın içinde kendisine ait özel bir alan oluşturmasını sağlıyor. Bu alan yalnızca üretim değil, aynı zamanda düşünme, gözlem yapma ve kendini yenileme fırsatı sunuyor.

Doğadan beslenen bir sanat anlayışı

Aslan’ın çalışmalarında doğanın izleri dikkat çekiyor. Özellikle ağaçlar, ışık, gökyüzü ve mevsimlerin değişimi eserlerine ilham veriyor.

Doğaya duyduğu sevgiyi ailesinden aldığını söyleyen Aslan, özellikle babasının doğaya olan saygısının ve sevgisinin kendi sanat anlayışını şekillendirdiğini düşünüyor.

“Bir ağaca, gökyüzüne ya da ışığın bir yüzeye düşüşüne uzun süre bakabilirim” diyen Aslan, resim yapmanın aynı zamanda doğayı daha dikkatli gözlemlemeyi öğrettiğini ifade ediyor.

Öğrenmeye devam eden bir sanat yolculuğu

Sanat yolculuğunda kendisini geliştirmeye büyük önem veren Aslan, farklı sanatçılar ve eğitmenlerle çalışmanın ufkunu genişlettiğini söylüyor. Bu süreçte özellikle küratör ve sanat eğitmeni Patricia Evangelista’nın rehberliğinin kendisi için değerli olduğunu belirten Aslan, aldığı eğitimlerin eserlerine farklı bir bakış açısı kazandırdığını ifade ediyor.

“Sanatta öğrenmenin sonu yok” diyen Aslan, farklı yaklaşımlarla tanışmanın ve yapıcı eleştiriler almanın gelişimin önemli bir parçası olduğuna inanıyor.

Sergiler yeni kapılar açıyor

Bugüne kadar çeşitli karma sergilerde eserlerini sanatseverlerle buluşturan Aslan, her serginin kendisi için ayrı bir deneyim olduğunu söylüyor.

Farklı sanatçılarla bir araya gelmenin, sanat üzerine sohbet etmenin ve yeni insanlarla tanışmanın üretim sürecine katkı sağladığını belirten Aslan, özellikle uluslararası sergilerin farklı bakış açıları kazandırdığını düşünüyor.

Önümüzdeki dönemde de sanat yolculuğuna yeni sergilerle devam etmeye hazırlanıyor. Bunlardan biri de 14-17 Ağustos 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek olan “Now & Beyond London” Uluslararası Sergisi. Farklı ülkelerden sanatçıları bir araya getirecek olan organizasyon, Aslan’ın yer almayı planladığı önemli etkinliklerden biri.

Sanatta özgürlük ve samimiyet

Çalışmalarında kendisini belirli bir konu veya temayla sınırlamak istemediğini söyleyen Aslan, gözüne güzel gelen ve kendisinde güzel duygular uyandıran her şeyi resmedebileceğini ifade ediyor.

Sanata yaklaşımında ise izleyicinin özgürlüğünü ön planda tutuyor.

“Bir esere bakan herkes aynı şeyi hissetmek zorunda değil” diyen Aslan, insanların tablolarına baktıklarında öncelikle huzur ve dinginlik hissetmelerini istediğini söylüyor.

Bir kadın, anne ve göçmen olarak yaşadığı deneyimlerin de sanatını beslediğini belirten Aslan, özellikle anneliğin sabır ve emek kavramlarına bakışını değiştirdiğini ifade ediyor.



Yeni hedefler, yeni hayaller

Aslan’ın gelecek planları arasında Britanya ve Avrupa’daki yeni sergilerde yer almak bulunuyor. Bunun yanı sıra eserlerinden birini North Middlesex Hastanesi’nin kemoterapi bölümüne bağışlamaya hazırlanıyor. Bu projeyi kendisi için manevi değeri yüksek bir çalışma olarak görüyor.

Uzun vadeli hedeflerinden biri ise kendi sanat atölyesini kurmak. İnsanların sanatla buluşabileceği, üretebileceği ve ilham alabileceği bir ortam oluşturmak istediğini söyleyen Aslan, öğrenmeye ve üretmeye devam etmeyi hayatının en önemli hedeflerinden biri olarak görüyor.

Yıllarca içinde taşıdığı resim sevgisini hayata geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşayan Aslan, hayallerini erteleyenlere ise şu mesajı veriyor: “İnsan gerçekten istediği bir şeyin peşinden gittiğinde yaşını değil, heyecanını konuşuyor. Önemli olan başlamak ve devam etmek. Ben iyi ki başlamışım diyorum.”

 

Ayşe Bayram’dan kişisel sergi: “Beyond the Mask, Behind the Self”

No comments

25 March 2026

Versus Arts Gallery, sanatçı Ayşe Bayram’ın Beyond the Mask, Behind the Self başlıklı kişisel sergisine 28 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü İlayda Uzunarslan’ın üstlendiği sergi, sanatçının ağırlıklı olarak suluboya tekniğiyle ürettiği; maskeler, portreler, sürreal çizgiler ve bilinçaltı çağrışımlarla şekillenen eserlerini bir araya getiriyor.



Ayşe Bayram’ın sanatsal pratiği, geleneksel suluboya disiplinini bilinçaltının akışkan ve katmanlı yapısıyla buluşturuyor. Su ve pigmentin kâğıt üzerindeki öngörülemez hareketini hem teknik hem de kavramsal bir araç olarak kullanan sanatçı, eserlerinde kimlik, görünürlük, saklanma, toplumsal roller ve içsel benlik arasındaki gerilimi araştırıyor. Sergide yer alan maskeler, yalnızca gizlenmeyi değil; aynı zamanda korunmayı, dönüşümü ve bireyin kendi iç dünyasıyla kurduğu karmaşık ilişkiyi simgeliyor.



Beyond the Mask, Behind the Self, izleyiciyi yüzeyin ardına bakmaya, görünen persona ile bastırılmış ya da korunmuş iç gerçeklik arasındaki ince çizgiyi sorgulamaya davet ediyor. Portreler, sürreal detaylar ve sezgisel biçimlerle kurulan bu görsel dünya, bireyin parçalı kimliğine dair sessiz ama güçlü bir yüzleşme alanı yaratıyor.

Muğla’da yaşayan ve üreten Ayşe Bayram, 2007 yılında Cumhuriyet Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Sanatçı, üretim pratiğini yıllardır sürdürdüğü sanat eğitimciliği ile birlikte geliştirirken, suluboyanın ifade gücünü psikolojik ve spiritüel katmanlarla derinleştiren özgün bir dil oluşturuyor. Uluslararası Suluboya Topluluğu (IWS) üyesi olan Bayram, uluslararası sergiler ve Londra merkezli projelerle çalışmalarını daha geniş sanat çevreleriyle buluşturmaya devam ediyor.

Sanatçının eserleri, estetik bir deneyimin ötesinde; izleyiciyi kendi içsel maskeleri, kırılganlıkları ve dönüşüm potansiyeli üzerine düşünmeye çağırıyor.



Sergi Bilgileri

Sergi Adı: Beyond the Mask, Behind the Self
Sanatçı: Ayşe Bayram
Tarihler: 28 Mart – 4 Nisan
Mekân: Versus Arts -
114A Lower Clapton Rd, Lower Clapton, London E5 0QR

Web: aysebayram.com
Instagram: @the.aysebayram.art

 

Küratör Notlari - Ilayda Uzunarslan

Beyond the Mask, Behind the Self, Ayşe Bayram’ın suluboyanın akışkan ve öngörülemez doğası üzerinden kimliğin çok katmanlı yapısını araştırdığı bir düşünsel alan açıyor. Maskeler, portreler ve sürreal çizgisel öğeler aracılığıyla kurulan bu seçki, bireyin toplumsal olarak görünür kıldığı yüz ile iç dünyasında taşıdığı kırılgan, bastırılmış ya da dönüşen benlik halleri arasındaki gerilime odaklanıyor.

Bayram’ın eserlerinde maske, yalnızca bir saklanma aracı değil; aynı zamanda korunma, uyumlanma ve dönüşümün simgesine dönüşür. Suluboyanın geçirgenliği ve akışkan yapısı, bu psikolojik ve duygusal katmanları görünür kılarken, izleyiciyi de kendi içsel yüzleşmesine davet eder. Sergi, görünen ile gizlenen, persona ile öz benlik arasındaki ince sınırda dolaşan şiirsel ve sezgisel bir anlatı sunar.

  


“Beyond the Mask, Behind the Self” -  Solo Exhibition by Ayşe Bayram

28 March – 4 April | Versus Arts

Versus Arts is pleased to present Beyond the Mask, Behind the Self, a solo exhibition by visual artist Ayşe Bayram, on view from 28 March to 4 April. Curated by İlayda Uzunarslan, the exhibition brings together a body of works created primarily in watercolor, featuring masks, portraits, surreal linear forms, and imagery shaped by subconscious associations.

Ayşe Bayram’s artistic practice merges the discipline of traditional watercolor with the fluid, layered terrain of the subconscious. Using the unpredictable movement of water and pigment on paper as both a technical and conceptual force, Bayram explores the tensions between identity, visibility, concealment, social roles, and the inner self. In this exhibition, masks emerge not only as symbols of disguise, but also as markers of protection, transformation, and the complex relationship between the individual and their inner world.

Beyond the Mask, Behind the Self invites viewers to look beyond the surface and reflect on the fragile boundary between the visible persona and the hidden or protected inner reality. Through portraits, surreal details, and intuitive forms, the exhibition creates a quiet yet powerful space of confrontation with the fragmented nature of the self.

Based in Muğla, Turkey, Ayşe Bayram graduated from the Department of Art Education at Cumhuriyet University in 2007. Alongside her long-standing role as an art educator, she has developed a distinctive visual language that expands the expressive possibilities of watercolor through psychological and spiritual depth. A member of the International Watercolor Society (IWS), Bayram continues to share her work with wider audiences through international exhibitions and projects in London.

More than an aesthetic experience, Bayram’s work invites viewers to reflect on their own inner masks, vulnerabilities, and potential for transformation.

Exhibition Details

Exhibition Title: Beyond the Mask, Behind the Self
Artist: Ayşe Bayram
Dates: 28 March – 4 April
Venue: Versus Arts -
114A Lower Clapton Rd, Lower Clapton, London E5 0QR

Web: aysebayram.com
Instagram: @the.aysebayram.art



Curator’s Notes -  İlayda Uzunarslan

Beyond the Mask, Behind the Self opens a reflective space in which Ayşe Bayram explores the layered nature of identity through the fluid and unpredictable language of watercolor. Through masks, portraits, and surreal linear forms, the exhibition focuses on the tension between the socially visible self and the fragile, suppressed, or transforming inner states that remain hidden beneath the surface.

In Bayram’s works, the mask becomes more than a symbol of concealment; it emerges as a marker of protection, adaptation, and transformation. The transparency and fluidity of watercolor make these psychological and emotional layers palpable, inviting viewers into an intimate confrontation with their own inner selves. The exhibition offers a poetic and intuitive visual narrative that moves along the delicate threshold between persona and essence.


Cevdet Akman, Espacio Gallery’de “Mechanisation of Man” isimli solo sergisi ile sanatseverlerle buluşuyor

No comments

12 January 2026

Çalışmalarını Londra'da sürdüren ressam Cevdet Akman’ın solo sergisi Mechanisation of Man, 21–27 Ocak 2026 tarihleri arasında Londra’daki Espacio Gallery’de izleyiciyle buluşuyor. Sergi, teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini merkeze alan kapsamlı bir seçki sunuyor.



Akman, bu sergide insan, doğa ve mekanik sistemler arasındaki ilişkiyi figüratif bir anlatım diliyle ele alıyor. Yapay zekâ, sibernetik ve dijital teknolojiler gibi kavramlardan beslenen eserler; insan bedeninin, zihninin ve algısının teknolojiyle birlikte geçirdiği dönüşümü sorguluyor. Sergi, organik olan ile mekanik olan arasındaki sınırların giderek belirsizleştiği bir dünyaya dikkat çekiyor.

Sanatçının üretim pratiğinin temelinde, çocukluk yıllarından bu yana sürdürdüğü desen çalışmaları yer alıyor. Rönesans sanatından günümüz dijital estetiğine uzanan görsel referanslar, Akman’ın titizlikle inşa ettiği kompozisyonlarda bir araya geliyor. Uzun ve yoğun bir üretim sürecinin ürünü olan bu çalışmalar, zanaat ve düşünsel derinliği ön plana çıkarıyor.

Mechanisation of Man, kesin cevaplar sunmaktan ziyade izleyiciyi insanın teknolojiye artan bağımlılığı, kontrol duygusu ve insan bilincinin geleceği üzerine düşünmeye davet ediyor. Sergi, çağdaş insanın varoluşuna dair güncel ve eleştirel bir bakış sunuyor.

Serginin özel gösterimi (private view) 23 Ocak 2026, 19.00–22.00 saatleri arasında gerçekleşecek.



Cevdet Akman – Sanatçı Biyografisi

Cevdet Akman, Doğu Anadolu’da Ahlat’ta doğdu. Sanatsal yaklaşımının temellerini, Türkiye’de başladığı eğitimini 1979 yılında kabul edildiği Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’nde aldığı eğitimle pekiştirdi. Akademi yıllarında Fantastik Realizm akımıyla tanışan Akman, Avusturya Secession geleneğinden gelen Wolfgang Hutter, Rudolf Hausner ve Anton Lehmden gibi sanatçılarla çalışarak bu ekolün estetik ve düşünsel derinliğini içselleştirdi.

Sanat pratiğinin merkezinde ağırlıklı olarak figüratif anlatım yer alır. Çocukluk yıllarından itibaren sürdürdüğü desen çalışmaları, bugün oluşturduğu özgün görsel dilin temelini oluşturur. Akman’ın üretimleri, yalnızca estetik kaygılarla sınırlı kalmaz; izleyiciyi yaşamın nedenleri, dönüşümleri ve insanın varoluşsal konumu üzerine düşünmeye davet eder.

Sanatçının çalışmalarında öne çıkan ana tema insan–doğa ilişkisi ve bu ilişkinin günümüz teknolojik dünyasında geçirdiği dönüşümdür. “Mekanikleşen İnsan” başlığı altında topladığı üretimlerinde, insanın fiziksel, biyolojik ve psikolojik olarak makineyle kurduğu ortaklığı sorgular. Yapay zekâ, sibernetik ve cyborg kavramları üzerinden, insanın doğal yetilerinin yerini giderek üretilmiş bir yapaylığa bırakmasının olası sonuçlarını ele alır.

Akman’ın eserleri, uzun soluklu ve yoğun bir üretim sürecinin sonucudur. Farklı ölçeklerde yaklaşık yüz eserden oluşan çalışmaları; Rönesans’tan günümüze uzanan görsel referansları, çağdaş dijital çağın estetik diliyle bir araya getirir. Desen temelli kompozisyonlar, sanatçının kişisel kurgularıyla birleşerek izleyiciyle düşünsel bir etkileşim alanı yaratır.

İç mekân ve mobilya tasarımı, fotoğraf ve dekoratif sanatlar alanlarında da üretimler gerçekleştiren Akman; İtalya, Avusturya, Suudi Arabistan, Birleşik Krallık ve Türkiye’de tasarımcı olarak çalışmıştır. Metal, ahşap ve alçı gibi farklı malzemelerle ürettiği özgün aynalar ve duvar rölyefleriyle disiplinlerarası bir yaklaşım benimser.

Sanatçı, bugüne kadar Birleşik Krallık ve uluslararası alanda 19 solo sergi gerçekleştirmiş; eserleri Londra başta olmak üzere Paris, Viyana ve farklı şehirlerde sergilenmiştir.

© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan