Dünya Bisiklet Günü nedeniyle “Turuncu Şimşek"i hatırlamak
No comments27 November 2025
11/27/2025Bugüne kadar hiç arabam olmadı, hiç de heves etmedim. Kızanlığımdan beri hep iki tekerlek üzerindeyim. Eskiler velespit derler, babaannem de “şitan (şeytan) arabası” derdi. Bu yazıda ilk bisikletim olan “Turuncu Şimşek”ten söz edeceğim.
İlk bisikletim; babamdan kalan Balkan marka, Bulgar
malı, turuncu bir bisikletti. O dönemde izlediğim çizgi filmlerden etkilenmiş
olacağım, “Turuncu Şimşek” adını
verdiğim bisikletim aynı zamanda arkadaşımdı, onunla konuşur, dertleşirdim.
Gündüzleri sapsarı
gündöndü tarlaları arasında, göl kenarlarında, salkımlıkta akşamları ise nasıl çalıştığını
anlamadığım dinamonun verdiği ışıkla köyün etrafında turlamak büyülü bir
dünyaya yapılan bir yolculuk gibiydi benim için.
Köydeki çocuklar olarak
bizi başka âlemlere götüren bisikletimizi “hoş kullanmaya” çalışır, bozulmasın
diye adeta üzerlerine titrerdik. Çünkü
bizim köyde bisiklet tamirinden anlayan biri yoktu. Arada kamyonetli bir
tamirci uğrardı köye, ama bekle ki gelsin! O geldiğinde adeta bayram gelir, köyün
bütün bisikletli çocukları kamyonetin etrafında toplanırdık. Sadece tamir
hizmeti vermez; bisikletlerimiz için rüzgârda dönen pırıldak, tekerlere takılan
palet ve değişik süsler getirirdi bu tamirci.
Bisikleti bozulan bir
çocuk ne zaman geleceği belli olmayan kamyonetli tamirciyi bekleyebilir mi? Bekleyemez
elbette. O yüzden biz de kendimizi yollara vurur, o dönem bize çok uzak gelen
dört kilometre mesafedeki Velimeşe kasabasına giderdik. Toz toprak yolda yanımızdan
bir araba geçecek olsa boz bulanık bir toz bulutunun ortasında kalırdık. Asıl mesleği
imamlık olan tamircinin camiden gelmesini sade gazoz içerek bekler, tıpkı
hastane koridorlarında bekleyen hastalar gibi birbirimize bisikletlerimizin
dertlerini anlatırdık.
Turuncu Şimşek, çok sık
patlayan ve artık yama tutmayan tekerleri olmasa turp gibiydi aslında. İmam,
artık beni tanıdığı için Turuncu Şimşek’in derdini sormazdı bile. Tekerini
çıkarır, su dolu leğendeki iç lastiğin patlamış yerini anında bulurdu. Tamir
olmuş bisikletimle Velimeşe’den köye dönerken sevincimden adeta kanatlanıp
uçardım. Bir taraftan da tekerleri kontrol eder lastik hava kaçırıyor mu, diye bakardım.
Bir defasında o küçücük
bisiklete üç kişi binmiş, kardeşimi ve dayımın oğlu Engin’i Velimeşe’den köye
ter su içinde ama mutlu olarak getirmiştim. Güray ön tekeri, Engin de arka
tekeri arada kontrol ediyor, lastiklerin hava kaçırmadığından emin olduktan
sonra birkaç dakika arayla “bombaaaa!”, “bombaaaa!” diye bağırıyorlardı.
Turuncu Şimşek nasıl
emekliye ayrıldı, akıbeti ne oldu hatırlamıyorum. Artık tekerleri yama tutmaz
olunca yan kasabaya gitmekten bitap düştüm, ben büyüdükçe o küçüldü sanırım. İlginçtir
sürekli patlayan tekerlerinin kerametini de daha sonra öğrendim. Meğer benim
Turuncu Şimşek’i kıskanan tanıdığımız bir arkadaş, ben yaptırdıkça toplu iğne sokup tekrar patlatıyormuş "Turuncu Şimşek'in tekerlerini. Sağlık olsun, ne diyelim günahı boynuna.
Sherlock Holmes’un
yazarı, Sir Arthur Conan Doyle şöyle bir kelam etmiş: “daha iyiye ulaşmak için
her zaman mücadele ettim. Bisiklete binmekten çıkardığım ders, mücadele etmeden
elde edilen başarının tatmininin de olmayacağıdır.” Tekerimize çomak (iğne)
sokmak isteyenler çıksa da biz yine de iyiye, güzele doğru pedallamaya devam
edelim.
Bu vesileyle Dünya Bisiklet Günümüz kutlu olsun!
Londra’da ulaşım grevleri bisiklet kullanımını artırdı
No comments02 October 2025
10/02/20255-12 Eylül tarihleri arasında Londra’da gerçekleşen metro ve toplu taşıma grevleri, bisiklet kullanımında tarihi bir artışa yol açtı. Çoğu metro hattının kapalı kalması ve otobüslerin yoğun trafikte ilerleyememesi nedeniyle binlerce Londralı çareyi bisiklete binmekte buldu. Şehirdeki güvenli bisiklet yollarının son yıllarda artması ve elektrikli bisiklet kiralama hizmetlerinin yaygınlaşması da bu geçişi kolaylaştırdı.
Bisiklet kiralama şirketi Lime, grevin ilk iki gününde
kiralamaların yüzde 50, hafta sonunda ise yüzde 70 arttığını açıkladı.
YouGov’un yaptığı bir ankete göre, Londralıların yüzde 21’i grev sırasında
bisiklete bindi, yüzde 28’i ise bu deneyimden sonra bisikleti daha fazla kullanmaya
istekli olduğunu belirtti. London Cycling Campaign, grev sürecinde günlük
bisiklet yolculuklarının iki milyona ulaştığını, bunun da normalin yaklaşık
yarı yarıya üzerinde olduğunu belirtti.
Ancak bu büyük artış altyapı sorunlarını da gün yüzüne
çıkardı. Özellikle güvenli bisiklet yollarının bulunmadığı bölgelerde
sürücülerle bisikletliler arasında sıkışmalar yaşandı. Bazı güzergâhlarda
bisiklet trafiği adeta kuyruk oluşturdu. London Cycling Campaign yetkilileri,
mevcut bisiklet yollarının kapasitesinin çoktan dolduğunu, daha fazla yol,
köprü ve güvenli geçiş noktalarına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Uzmanlara göre, bu grev dönemi Londra’nın gelecekte ulaşımda
bisikletin rolünü gösteren bir “işaret” oldu. Eğer şehir, karbon salımını
azaltma ve sürdürülebilir ulaşımı artırma hedeflerine ulaşmak istiyorsa,
bisiklet yollarını genişletmek ve bisikleti her kesim için güvenli bir seçenek
haline getirmek zorunda. Grev, Londralılara bisikletin sadece bir alternatif
değil, kent yaşamının vazgeçilmez bir parçası olabileceğini hatırlattı.
Filistin için bisiklet sürüş etkinliği 9 Ağustos’ta gerçekleştirilecek
No comments03 August 2025
8/03/2025İngiltere merkezli dayanışma hareketi The Big Ride for Palestine, 2015 yılından bu yana her yaz düzenlediği bisiklet sürüşleriyle Filistin halkına destek vermeyi sürdürüyor. Sivil toplum gönüllülerinden, aktivistlerden ve bisiklet severlerden oluşan bu oluşum, Gazze’deki insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için bu yıl 9 Ağustos, Cumartesi günü Londra’da bir sürüş etkinliği gerçekleştirecek.
Kuruluşundan
bu yana 10 yılı geride bırakan The Big Ride, bugüne dek binlerce gönüllünün
katıldığı etkinliklerle Filistin’deki insan hakları dramına dikkat çekmeyi
hedefliyor. MECA (Middle East
Children's Alliance) ve Gaza Sunbirds gibi kuruluşlara destek sağlanan
etkinliklerde toplanan bağışlar Gazze’deki çocukların eğitimi, sağlığı ve
psikososyal desteği için kullanılıyor.
Bu yıl 10.
yaşını kutlayan hareketin 2025 sürüş takvimi kapsamında Londra’daki “büyük sürüş
etkinliği” 9 Ağustos Cumartesi günü gerçekleşecek. Katılımcılar sabah
saatlerinde Paddington, King's Cross ve Burgess Park olmak üzere üç farklı
noktadan yola çıkacak. Yaklaşık 30 millik (48 kilometre) parkur boyunca
yüzlerce bisikletli, Filistin bayraklarıyla kenti turlayarak dayanışma mesajı
verecek. Sürüş, Doğu Londra’da tüm katılımcıların birleşmesiyle sona erecek.
Organizatörler,
etkinliğin sadece bir spor faaliyeti değil, aynı zamanda Filistin halkının sesi
olma çabası olduğunu vurguluyor. Londra’daki sürüşe hem bireysel hem de grup
olarak katılım mümkün. Ayrıca gönüllü olarak destek sunmak ya da bağışta
bulunmak isteyenler, The Big Ride’ın resmi web sitesi üzerinden detaylı bilgiye
ulaşabiliyor.
Filistin’e
yönelik farkındalığı artırmak isteyen herkesin katılımına açık olan bu
etkinlik, sporun barışçıl ve kitlesel gücünü toplumsal adalet için kullanmanın
etkili bir örneği olarak öne çıkıyor.
Detaylar
& katılım: thebigride4palestine.com
Bisikletçilerden Sadiq Khan’a “ayda bir arabasız Pazar günü çağrısı!”
No comments05 July 2025
7/05/2025Londra merkezli bisiklet organizasyonu LCC (London
Cycling Campaign), Belediye Başkanı Sadiq Khan’a her ay düzenlenecek
"araba’sız pazar günleri" çağrısında bulundu. “Dare to Dream” (Hayal
Etmeye Cesaret Et) kampanyası kapsamında yapılan çağrıda, kentin belirli
bölgelerinde her ay bir gün trafiğin araçlara kapatılması ve insanların güvenle
bisiklet sürebilmesi isteniyor.
LCC’ye göre, bu tür uygulamalar sadece insanların —
özellikle çocukların ve ailelerin — bisikletle tanışmasına ve özgüven
kazanmasına yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda daha güvenli yolların
bisiklet kullanımını artırdığını da açıkça gösteriyor. Organizasyon, geçtiğimiz
mayıs ayında düzenlenen ve 20’den fazla bölgede etkinliklere sahne olan “London
Cycling Festival”in bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtiyor.
Festivalin öne çıkan etkinliği Hackney’deki “Sunday
Streets” oldu. Hoxton Market çevresinde araçlara kapatılan yollar, her yaştan
ve yetenekten binlerce bisikletçiye ev sahipliği yaptı. LCC, bu tür
organizasyonların kalıcı hale gelmesiyle kentte bisikletin günlük yaşamın daha
büyük bir parçası olabileceğini vurguluyor.
LCC, Londralıları Sadiq Khan’a e-posta göndererek bu çağrıyı desteklemeye davet ediyor:
“Eğer siz de bu manzaraları her ay görmek
istiyorsanız, Sadiq'e yazın!”
Londra Bisiklet Kulübü (LBK) bir hayalini daha gerçekleştirdi: “bisiklet kafe” açıldı
No comments08 October 2024
10/08/2024Kurulduğu günden bu yana hayata geçirdiği projelerle başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere toplumun bisikletle buluşmasına önemli katkılar sağlayan LBK, Enfield bölgesinde Oakwood Park’ın içinde açtığı ‘bisiklet kafe’de bisiklet severleri ve bölge sakinlerini ağırlıyor.
İlk olarak Mayıs 2019
yılında sosyal sürüşler organize ederek çalışmalarına başlayan kulüp, kısa bir
zaman sonra faaliyetlerini Enfield’de bulunan Britanya Alevi Federasyonu (BAF)
yerleşkesine taşıdı. Kulübün Kuzey Londra’da yaşayan toplumla buluşmasında,
bisiklet eğitimleri, tamir kursları ve çeşitli etkinlikler organize ederek
faaliyetlerini büyütmesinde BAF ile yaptığı işbirliği ve aldığı destek önemli
bir rol oynadı.
Kulüp; çalışanlarının ve
gönüllülerin özverili çalışmaları, zaman içerisinde yerel belediye ve London
Cycling Campaign gibi kurumlarla geliştirdiği işbirlikleri ve hayata geçirdiği
projeler sayesinde bisiklet çalışmalarını daha geniş kesimlerle buluşturup Londra’da
faaliyet yürüten bisiklet toplulukları ve örgütlenmeleri arasında da tanınan,
bilinen bir organizasyon olma başarısını sağlayarak çeşitli ödüller aldı.
BİR KAFEDEN FAZLASI
Yakın bir zaman önce
açılan bisiklet kafe için, LBK’nin kurucularından Özgür Korkmaz şunları söyledi:
“Beş yıl önce Londra Bisiklet Kulübü’nü kurarken ileride güzel bir parkın içerisinde
bir bisiklet kafe açma hayalini de kurmuştuk. Nihayet yakın bir zaman önce bu
hayali gerçekleştirebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Southgate tren istasyonuna
6-7 dk yürüme mesafesinde olan Oakwood Park’ın içinde açtığımız mekân aslında
bizim için bir kafeden çok daha fazlası. İnsanların güzel bir manzara
eşliğinde, doğanın içinde, trafik gürültüsü ve stresten uzak rahatça
kahvelerini içip, bir şeyler yiyebileceği, kulübümüzün parkta organize ettiği
yürüyüş, bisiklet ve çeşitli spor aktivitelerine dahil olabileceği,
sosyalleşebileceği bir mekân oluşturduk. Çocukların aileleriyle birlikte gelip kafede
kitap okuyup, ödünç kitap alabileceği, resim yapabileceği ya da satranç
oynayabileceği özel bir bölüm de var. Ne iyi yapmışız da bir bisiklet kulübü
kurmuşuz dediğimiz o kadar çok şey var ki. Hayata geçirdiğimiz başarılı
çalışmaların arka mutfağında LBK’ye emek veren arkadaşlarımızın özverili
çalışmaları olduğu kadar, kulübe 5 yıldır ev sahipliği yapan ve çalışmalarımıza
en büyük desteği sunan dost kurum Britanya Alevi Federasyonu’nun da çok önemli
katkıları bulunmaktadır.”
BIKE LIBRARY PROJESİ
Bu senenin başında Londra
Bisiklet Kulübü, uzun süredir üzerinde çalıştığı “Pymmes Park Bike Library”
projesini hayata geçirmeye başladı. Edmonton bölgesinde bulunan Pymmes Park’ın
içine, 14 ay süren uzun uğraşlar sonucu, bölge meclis üyesi ve Enfield belediye
lideri Ergin Erbil’in ve Londra belediyesi bisiklet bölümü şefi Will Norman’ın
da desteği ile bir bisiklet konteynırı yerleştirdi ve çocuklara, kadınlara
yönelik bisiklet eğitimlerini Pymmes Park’ta başlattı.
Bike Library (bisiklet
kütüphanesi) uygulaması bir kütüphaneden kitap ödünç alır gibi bisiklet ödünç
almayı kapsayan bir çalışma. Projenin hedefi, çocukların aileleriyle birlikte
LBK’nin bisikletlerini günlük ya da haftalık ödünç alarak pratik yapmalarını ve
kaliteli zaman geçirebilmelerini sağlamak. Ayrıca ailelere yönelik bisiklet
sürüşleri ve tamir workshop’ları düzenleyerek bisiklet kullanımının önündeki
bariyerleri kaldırarak, aktif ulaşımı teşvik etmek.
Kulüp, bisikletin dışında
geçen yıl başlattığı kadınlara yönelik “wellbeing projesi” çerçevesinde her
hafta düzenli olarak çeşitli spor aktiviteleri ve etkinlikler organize (doğa
yürüyüşü, yoga, fitness, tenis, yüzme, bisiklet turu ve sağlık ile ilgili
etkinlikler) ediyor.
📍 Pymmes Park Bike Library
Victoria Road, Edmonton
N18 1SA
📍 Oakwood Park Cafe
Lakenheath, N14 4RT
Londra Bisiklet Kulübü (
LBK )
London Cycling Club
Bilgi ve iletişim :
https://linktr.ee/londoncyclingclub?subscribe
“LTN uygulamasını destekliyorum”
No comments12 September 2024
9/12/2024Yerleşim alanlarındaki trafik yoğunluğunu azaltmak için başlatılan Low Traffic Neighbourhood (LTN) uygulaması özellikle araç sahibi toplum üyeleri tarafından tepkiyle karşılandı. “Trafiği daha da artırdı”, “hiçbir faydası yok” gibi argümanlarla karşı çıkılan LTN uygulamasını Londra Bisiklet Kulübü’nün kurucularından Özgür Korkmaz ile konuştuk.
LTN uygulaması
nedir?
Low Traffic
Neighbourhood (LTN) diye bilinen “Düşük Trafikli Bölgeler" diye
çevirebileceğimiz bu uygulama, bazı geçiş yollarının motorlu taşıt trafiğine
kapatılarak aktif ulaşımın desteklenmesi şeklinde özetlenebilir.
İnsanların
ekonomik ve sosyal nedenlerle büyük kentlere göç etmeleri, nüfusun gittikçe
artması beraberinde ulaşım ve çevre konularında birtakım sorunlar ortaya
çıkarıyor. Örneğin Britanya adasında 1950’lerde motorlu araç sayısı 2 buçuk
milyon kadarken 2021 itibariyle 35 milyondan fazla trafiğe kayıtlı motorlu araç
bulunuyor. İnsanlar, konforlu yaşama alışkanlıklarından kolayca vazgeçmemeleri
nedeniyle artık yakınlarındaki bakkaldan ekmek almaya dahi arabalarıyla gider
oldular.
LTN AKTİF
ULAŞIMI TEŞVİK EDİYOR
Büyük kentlerde
yerel belediyeler sürdürülebilir, güvenli kent yaşamı için yeni birtakım
uygulamaları hayata geçiriyorlar. Toplu taşımanın desteklenmesi, yollarda şehir
içi hız limitlerinin 20 mil sınırına düşürülmesi, okul sokaklarının belli
saatlerde kapatılması ve LTN uygulamalarıyla insanlar aktif ulaşıma (yürüyüş,
bisiklet, scooter) teşvik ediliyor. Bu uygulamalarla; yolların herkes için daha
güvenli olması, orta ve uzun vadede trafiğin azaltılması, çevre ve gürültü
kirliliğinin minimuma indirilmesi hedefleniyor.
LTN
uygulamasına karşı özellikle bizim toplum üyelerinden tepkiler geldi. Bu tepkiler
hakkında ne düşünüyorsunuz?
On beş yıldır
Londra’da sürücü eğitmenliği yapıyorum bu nedenle neredeyse her gün
yollardayım. Bizim toplumun çoğunluğu da taksicilik, catering, dağıtım ve
benzeri işlerde çalışıyor dolayısıyla araba kullanım oranımız oldukça yüksek.
Son olarak yoğunlukla bizim toplumun yolunun düştüğü Haringey bölgesinde yeni
uygulamaya konan St. Ann’s LTN’i nedeniyle yedi ara sokak geçişlere kapatıldı,
haliyle ana yollara yüklenme oldu. Sürücüler yarım saatlik yolu bir saatte
gitmeye başlayınca tepkiler çoğaldı. Buna bir de uyarı işaretlerini okumayıp
LTN caddesine girip para cezası ödemek zorunda kalanlar eklenince isyan
etmeler, tepki göstermeler başladı. Bu tepkilerin bir diğer sebebi de
belediyelere duyulan güvensizlik, anti-LTN gruplarının manipülatif argümanları
ve belediyelerin LTN’nin uygulamalarının faydalarını halka uygun dille anlatamaması
diye düşünüyorum.
HARINGEY’DEKİ
YOĞUNLUĞUN NEDENİ
Örneğin
Haringey belediye sınırlarında yaşayan insanların % 60’nın bir arabası yok ama
buna rağmen diğer bölgeden gelen sürücülerin Haringey bölgesini bir geçiş
noktası olarak kullanmasından dolayı yıllar içinde sürekli artan bir trafik
çilesi yaşanıyor. Buna bağlı olarak da çevre ve gürültü kirliliği, park yeri
gibi sorunlar çoğalıyor. Bu da bölge sakinlerinin yaşam kalitesini düşürmektedir.
Teknolojinin de gelişmesiyle sürücüler artık bir noktadan diğerine hiç
bilmedikleri bir yol dahi olsa navigasyonlar sayesinde gidebiliyor. Böylece bazı
ara sokaklar ve geçiş yolları daha fazla kullanılıyor ki aslında sorun biraz da
burada başlıyor.
LTN İLE SUÇ
ORANI DÜŞÜYOR, BİSİKLET KULLANIMI ARTIYOR
Belediyeler LTN
uygulaması yaparak bölgedeki stratejik geçiş noktalarını araba trafiğine
kapatarak orada yaşayan bölge sakinlerine hayatı daha yaşanılır kılmayı
amaçlıyorlar. İnsanların o bölgede daha fazla yolda yürümelerine, bisiklet
kullanmalarına ve zamanla sosyalleşmelerine örneğin çocukların mahallede
oynamalarına imkân tanıyacak güvenli yeni alanlar oluşturmayı hedefliyorlar. İstatistikler
de bunu doğruluyor. Örneğin LTN’lerin ilk uygulandığı Waltham Forest
bölgesindeki sokaklarda suç oranları % 18 oranında düşüyor. (Metropolitan Polis
2012-2018 datası) Bu bölgede bisiklet kullanımı % 51, yürüme ise % 29
seviyelerinde artarken araba kullanımı ciddi ölçüde azalıyor.
FAYDALARINI
GÖRMEK İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR
LTN
uygulamasını orta ve uzun vadede çok fazla kazanımları olan, çok doğru bir
uygulama olarak görüyor ve destekliyorum. LTN’ler ilk uygulandığı dönemlerde
ana caddelerde trafik yoğunluğu oluşturuyor. Dolayısıyla hava kirliliğinin
artmasına yol açıyor, ama eldeki istatistikler bunun bir geçiş dönemi olduğunu
zaman içerisinde sürücülerin bu durumu kabullenerek daha az araba kullanımına
yöneldiğini, böylece yürüme ve bisiklet kullanma oranının arttığını ortaya
koyuyor. Az araba kullanımı demek daha temiz bir çevre demek, daha az gürültü
demek.
Belediyeler
toplu ulaşımı daha fazla desteklemeli ve fiyatları düşürmelidir. Biz sürücüler de
içinde yaşadığımız mahalleye, kente karşı kendimizi sorumlu hissederek
yaşamalıyız. En azından kısa mesafeleri yürüyerek veya bisiklet kullanarak
gidebiliriz.
Londra Bisiklet
Kulübü’nün (LBK) kurucusu olarak toplumumuzun bisikletle ilişkisini nasıl
değerlendiriyorsunuz? LBK olarak bu konuda duyarlılık oluşturmak için neler
yapıyorsunuz?
Londra’da
yaşayan bizim gibi göçmen toplumlarda bisiklet kültürü henüz çok geride. Bunun birçok
nedenleri olmakla birlikte bir de sosyo-ekonomik nedeni var. Örneğin erkeklerde
araba sahibi olmak toplumum gözünde prestijli bir durumken bisiklet kullanmak
tersi bir algı oluşturmaktadır.
“LBK OLARAK
KADINLAR VE ÇOCUKLAR ÖNCELİKLİ HEDEF GRUBUMUZ”
Mayıs 2019’da
temelini attığımız Londra Bisiklet Kulübü sayesinde toplumumuza bisiklet
kültürünü yayma konusunda önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Yaptığımız
bisiklet eğitimleri ve projelerin hedef kitlesini kadınlar ve çocuklar olarak
belirledik, çünkü toplumumuzda değişimin ve dönüşümün anahtarının bu iki
kesimde olduğunu düşünüyoruz.
Eylül 2021’de
dünyanın en büyük bisiklet şehir örgütlenmelerinden biri olan London Cycling
Campaign’in (LCC) online konferansına konuşmacı olarak davet edildik. Burada
Londra Bisiklet Kulübü’nün çalışmalarından söz ettik. Sonrasında işbirliğini
geliştirerek “community partnership” olduk ve ortak çalışmalar yürüttük.
Yaklaşık 20.000’e yakın üyesi ve Londra’nın 32 yerel belediyesinde örgütlülüğü
bulunan LCC, yolların bisikletliler ve yayalar için daha güvenli olması için
çalışmalar yapıyor. Biz de hem yerelde Enfield bölgesinde hem de London Cycling
Campaign’in kadın örgütlenmesinde kilit roller alarak yolların herkes için
güvenli olması konularında çalışmalar yapmayı sürdürüyoruz.
“LTN DOĞRU BİR
UYGULAMA”
Son olarak şunu
ifade etmek isterim; 15 yıldır sürücü eğitmenliği yapıyorum 4 yıldır da Londra Bisiklet
Kulübü direktörüyüm. Trafik sorununun kolay bir çözüm yolu yok çünkü Londra’da
trafikte gereğinden çok fazla araç var. İnsanlara bu yoğun trafikte hadi gidin
bisiklet sürün demek hiç gerçekçi ve güvenli değil. O halde bu sorun ancak iki
tarafın da haklarını gözeterek ve aynı zamanda da araba kullanımını azaltarak
çözülebilir. Bir de trafikte hem araba sürücülerinin hem de bisikletlilerin birbirlerine
karşı daha hoşgörülü olması gerekiyor.
LTN konusuna
iki farklı açıdan bakabiliyorum ve bu uygulamanın doğru olduğunu, orta ve uzun
vadede çok fazla kazanımlarının olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle uygulamayı
destekliyorum.
* Bu yazı ilk defa 22 Kasım 2022, Salı günü Olay gazetesinde yayınlanmıştır.
Esra Kanat ile Süslü Kadınlar Bisiklet Turu'nu konuştuk...
No comments06 September 2024
9/06/2024Bisikletli Gazete söyleşilerinin bu bölümünde, bu Pazar düzenlenecek "Süslü Kadınlar Bisiklet Turu"nu, bu etkinliğin Londra etabını organize eden Esra Kanat'la konuştuk.
Tolstoy’un bisikleti ve öğrenmenin yaşı
No comments03 September 2024
9/03/2024
Velespit hikâyelerinin bu bölümünde, literatürde “öğrenmenin
yaşı yoktur!” ifadesinin karşılığı olarak kullanılan “Tolstoy’un bisikleti”
deyimi ve bu deyimin ortaya çıkış hikâyesinden söz ediyorum.
tuncaybilecen@gmail.com
“Değiştirilmesi en
zor şey nedir?” diye soracak olursanız, “alışkanlıklarımızdır” derim. Sevmediğimiz
bir huyumuzu veya gündelik hayat rutinimizi değiştirmek için defalarca kararlar
almış, kendi kendimize sözler vermiş; ama pek azımız verdiğimiz bu sözleri
tutabilmişizdir. Ne de olsa sözleri yerine getirmek için güçlü bir irade, sabır
ve gerçekçi bir plana ihtiyaç vardır. Gerçekçi diyorum, çünkü nesnel
gerçeklerden bağımsız planlar her daim hayatımızın “bitirilemeyen başlangıçlar”
çekmecesinde durmaya mahkûmdur. Eğer kişinin gerçeklikten kopuş düzeyi kendi
gerçekliğini bile idrak edemeyecek seviyedeyse böyle durumlarda yerine
getirilemeyen sözler için “dışsal bahanelere” sığınılır. Doğrusu hayatını
değiştirecek iradesi olmayanlar için bahaneden bol bir şey de yoktur. Merak
etmeyin yazının gidişatını “kişisel gelişim” masallarının istikametine
sokmayacağım. Öyleyse mevzumuza doğru pedallayalım!
TOLSTOY’UN BİSİKLETİ
Bu yazının konusu “Tolstoy’un
bisikleti”…
“Bu yaştan sonra kim uğraşacak?!” lafını bir bahane olarak çok duymuşuzdur. Bir vakitler niyet edilen ama bir türlü başlanmayan işler için kullanılır bu ifade. Örneğin mevzu gitar çalmak mı? Bizimki hemen lafa girer, “ben de bir vakitler heves ettim ama canım bu yaştan sonra kim uğraşacak?!” Oysa klişe gibi gelse de öğrenmenin, başlamanın ve bizi esaret altına alan alışkanlıklarımız terk etmenin yaşı yoktur.
Rus edebiyatının dünyaya kazandırdığı en büyük miraslardan biri olan Tolstoy bisiklet sürmeye 67 yaşında başlar. Tolstoy, yedi yaşındaki oğlu Vanichka’yı kaybetmenin acısını yaşarken Moskova Bisiklet Sevenler Derneği tarafından kendisine bir bisiklet hediye edilir. Birkaç denemenin ardından bisiklet sürmeyi öğrenen Tolstoy bu yeni ulaşım aracını pek bir sever. Etrafındaki köylülerin şaşkın bakışları arasında ak sakalıyla, her gün bisiklet üstünde arzı endam etmeye başlar. Bisiklet, yetmişine merdiven dayayan Tolstoy’un vazgeçilmezlerinden biri olup çıkmıştır.
İşte literatüre “Tolstoy’un bisikleti” olarak geçen bu kavramsallaştırma “öğrenmenin yaşı yoktur sözünün” yerine kullanılır ve bize “başlamak” için hiçbir zaman geç kalmadığımızı hatırlatır.
Toprak ağası olan
Tolstoy’un hayatı bu tür girişimlerin örnekleriyle doludur. Örneğin yaşlanınca bütün
malını mülkünü köylülere pay etmiş, onlarla birlikte sıradan bir hayat yaşamaya
başlamıştır. 1894’te yazdığı Tanrı'nın Krallığı İçinizde başlıklı kitap
yüzünden başı Ortodoks kilisesiyle derde girer. Aforoz edilir ve kitabı
Rusya’da yasaklanınca ancak Almanya’da basılabilir.
Tolstoy’un kendisini ve insanı arayışı ömrü boyunca devam eder. Son günlerinde evini terk eder ve geri dönüşü olmayan uzun bir yolculuğa çıkar. 20 Kasım 1910’da zatürreden öldüğünde, 82 yaşındadır ve evini terk edeli 10 gün olmuştur. Bu süre boyunca Moskova’dan yaklaşık 400 km uzaklaşmış, sonradan onunla simgeleşecek olan Astapovo Tren İstasyonu’ndadır.
Tolstoy'un ölüm haberi
Hayatı boyunca mahiyetinde çalışan köylüler gibi sade bir hayat sürmek isteyen
Tolstoy, aradığı huzuru belki de dünyaya gözlerini kapattığı Astapvo İstasyon şefinin
mütevazı kulübesinde bulmuştur. Yönetmenliğini Michael Hoffman’ın yönettiği, 2009
yapımı dilimize “Aşkın Son Mevsimi” olarak çevrilen The Last Station, bu hazin
yolculuğu çok güzel anlatır.
Bisiklet ve “öğrenmenin
yaşı yoktur” mevzusuna geri dönecek olursak; dünyada bisiklet kültürünün en çok
geliştiği kentlerden biri olan Londra’da bizim toplumun bisikletle barışık bir
hayatının olduğunu söylemek maalesef pek mümkün değil. Elbette herkes bisiklet sürecek diye bir kaide
yok ama bu konudaki bahaneler de muhtelif.
“Ben de çok istiyorum ama trafiğe çıkılmaz burada,
çok tehlikeli.”
“İlk geldiğim yıllarda heves etmiş almıştım ama
çalındı. Şimdi alsam yine çalınır. O yüzden gerek yok.”
“İsterim tabii ama bisiklet sürünce insan terliyor,
terleyince de hasta oluyorsun.”
“Bizden geçti artık bu yaştan sonra bisiklete
biniyor dedirtmem kendime.”
Örnekleri çoğaltmak
mümkün. “Ne güzel her yere bisikletle
gidiyorsun, ben de senin gibi bisikletçiyim” diyen fakat bir kere bile
bisiklet üstünde görmediğim insanlar da yok değil.
Bisikletle olan
ilişkileri bisikletlilere laf etmekten ibaret olan toplum üyelerimiz de var. Onlar
da yanlış misali emsal yaparak “efendim
bisikletliler arabalarımıza çok yakın geçiyorlar, kaç defa kaza atlattık bu
yüzden” diye feryat figan edip inadına kötü örneği gözümüze sokuyorlar.
Karamsar olmaya
lüzum yok. Ne olursa olsun bisiklet yavaş yavaş bizim toplumun da gündelik
hayatında yer etmeye başladı. Kısa sürede; çocuklara yönelik eğitimlerden,
tamir bakım hizmetlerine kadar bisikletle ilgili birçok önemli çalışmaya imza
atan Londra Bisiklet Kulübü bu işin öncülerinden biri.
Kaç yaşında
olursak olalım yola çıkmaktan ve denemekten vaz geçmeyelim.
* Yazıyı bitirdikten sonra aklıma geldi, ilkokul mezunu, Trakyalı bir köylü kadını olan annem, 50'li yaşlarının sonunda ehliyet ve araba almaya heves etmişti. Hepimiz daha başta yazılı ehliyet sınavını geçemeyeceğini düşünürken, sınavdan 100, 100 ve 96 gibi puanlar alan annem nasıl oldu da motor sınavında bir soruyu kaçırdım diye hayıflanıyordu. Sonrasında ehliyetini de aldı, arabasını da... Şimdi ise iyi ve dikkatli bir şoför...
Tolstoy 1828 - 1910
Kaynakça:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Lev_Tolstoy
https://wannart.com/icerik/10990-aradigi-huzuru-olurken-buldu-tolstoyun-olumu
https://naferermis.wordpress.com/2012/04/15/tolstoyun-olumu/
İklim krizine dikkat çekmek için Paris'ten Bakü'ye pedal çeviren aktivistler İstanbul’a ulaştı
No comments27 August 2024
8/27/2024İklim krizine dikkat çekmek için bisikletleriyle yola Paris’ten yola çıkan üç aktivist dün İstanbul’a ulaştı. Barbaros Bulvarı'nda bisiklet severlerle buluşan aktivistler, Türkiye'den sonra Gürcistan'a geçecek ve ardından Azerbaycan'ın başkenti Bakü'ye ulaşacaklar.
İklim aktivistlerinin Paris'ten Bakü'ye gerçekleştirdiği bisiklet turu,
iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Grup adına konuşan
Önder Algedik, Türkiye'nin son 20 yılda 814 milyar dolarlık fosil yakıt
ithalatı yaptığını ve bunun en önemli kaleminin akaryakıt olduğunu belirtti.
Ayrıca, Türkiye'de sadece 2019-2023 yılları arasında 2 milyon 800 bin yeni
arabanın piyasaya çıktığını vurgulayan Algedik, bu durumun karbon emisyonlarını
artırdığına dikkat çekti.
Fransız iklim aktivisti Guillaume Outrage ise bisikletin doğayla barışık
ve enerjinin en verimli kullanıldığı araçların başında geldiğini hatırlatarak
ulaşımda karbon ayak izinin ortadan kalkması için bisiklet kullanımının önemine
dikkat çekti. Bisiklet kullanımının yüzde 20 artması durumunda karbon
emisyonlarının yüzde 8 gibi önemli bir oranda azalacağını söyleyen Outrage, bu
sebeple bisiklet kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
COP29 tarafından sunulan 10 öneri ise iklim koruma için bisiklet
kullanımını artırmayı hedeflemekte. Öneriler, özel bisiklet altyapısının
artırılması, okul ve iş yolculuklarında bisikletin teşvik edilmesi, bisiklet parkı/
depolama alanlarının artırılması gibi karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik
adımları içeriyor. Bu önerilerin hayata geçirilmesiyle, arabalardan
bisikletlere geçişin sağlanması ve ulaşım emisyonlarının azaltılması
hedefleniyor.
Bisiklet kullanımını teşvik ederek, enerji verimliliğini artırmayı ve
karbon emisyonlarını azaltmayı hedefleyen aktivistlere biz de bisikletli gazete
olarak yolunuz açık olsun! diyoruz.
Londra Bisiklet Kulübü’nden ücretsiz bisiklet bakımı
No comments23 August 2024
8/23/2024Londra Bisiklet Kulübü, “Dr Bike Session” programı altında 26 Ağustos, Pazartesi günü Oakwood Park Kafe’de Enfield Belediyesi’ne bağlı Journeys and Places sponsorluğunda ücretsiz bisiklet bakımı etkinliği gerçekleştirecek.
Londra’da toplum üyelerinin bisikletle buluşmasına
ve uyguladığı “well-being” programlarıyla sağlıklı yaşamasına ön ayak olan
Londra Bisiklet Kulübü, 21 Temmuz, Pazar günü 10:00 -14:00 tarihleri arasında
geçtiğimiz aylarda hizmete giren Oakwood Park Kafe’nin yanında Dr Bike Session
kapsamında ücretsiz bisiklet tamiri etkinliği düzenleyecek.
Etkinlik kapsamında fren, vites gibi bisiklet
güvenliği kontrolleri ve küçük onarım işlemleri gerçekleştirilecek. Etkinlikte bakım
ve onarım işleri etkinliğe geliş sırasına göre yapılacak.
Londra Bisiklet Kulübü’nün bu etkinliği Enfield
Belediyesi’ne bağlı Journeys and Places sponsorluğunda gerçekleştirilmektedir.
Tarih: 26 Ağustos, Pazartesi
Saat: 10am- 2pm
Adres: Oakwood Park Cafe
Lakenheath, London N14 4RY
Ayrıntılı bilgi için: https://journeysandplaces.enfield.gov.uk
Free Dr Bike Session at Oakwood Park Cafe
Get your bike ready for
summer. Experience bike mechanics will be outside of Oakwood Park Cafe on this
Sunday, offering free bike safety checks and minor repairs.
M-Check: Safety check to ensure your bike is safe to ride
Adjustments: Brakes, gears, and more
Free parts: Replacements for small items like cables and brake pads
This event is on a first
come first served basis - to be sure of a slot arrive earlier.
Dr Bike is provided by
Journeys and Places ( Enfield Council ) with partnership with London Cycling
Club ( LBK )
Date: 21st July, Sunday
Time: 10am- 2pm
Adress : Oakwood Park Cafe
Lakenheath, London N14 4RY
More info: https://journeysandplaces.enfield.gov.uk
Neden bisiklet kullanmalıyız?
No comments29 April 2024
4/29/2024Dünyanın salgın hastalık, iklim ve ekonomi gibi krizlerle boğuştuğu şu dönemde çevreci, hesaplı ve sağlıklı bir ulaşım aracı olan bisiklete duyulan ihtiyaç da artıyor. Eğer bisikletiniz yoksa heves ettiniz ama bir türlü alıp sürmeye başlayamadıysanız bu yazı sizi bu konuda cesaretlendirecektir.
Tuncay
Bilecen
Bisiklet,
1700’lü yılların sonunda icat edilmiş olsa da bir ulaşım aracı olarak 19. ve
20. yüzyılda yaygın biçimde kullanılmaya başlanıyor. Günümüzde yüzlerce çeşidi bulunan
bisiklet en çevreci ve en sağlıklı ulaşım aracı konumunda.
Biz
de bu yazıda “Neden bisiklet kullanmalıyız?” sorusuna kısaca yanıt vermeye
çalışalım.
TASARRUF
ETMEK İÇİN
Londra,
dünyada ulaşım ücretinin en yüksek olduğu kentlerden biri… Metro ile bir duraktan
diğerine gitmek için bile yaklaşık 3 pound ödemek gerekiyor. Oysa bisikletle
her yere bedava gidebilirsiniz. Ayrıca bisiklet sürmek için benzin almanıza,
sigorta, park ve “congestion charge” ücreti ödemenize gerek yok. Tek yapmanız
gereken iyi bir bisiklet ve onu hırsızlardan koruyacak iyi bir kilit almak. Birkaç
aylık toplu taşıma ücretiyle veya aracınızın yakıtı için yapacağınız harcamayla
böyle bir bisiklet edinmeniz mümkün. Üstelik bisiklet kullanırsanız demiryolu,
tube, toplu taşıma vs. hiçbir grevden etkilenmez, emekçi dostu olursunuz.
ÇEVREYİ
KORUMAK İÇİN
Bisiklet
en çevreci ulaşım aracıdır. Bisiklet sürerek doğaya zararlı gaz salınımını
azaltmış olursunuz. Bilim insanları fosil yakıtlı araçların sera gazı salınımı
nedeniyle küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en az % 20 oranında sorumlu
olduklarını söylüyor. Kentlerdeki sera gazı salınımının ise yaklaşık olarak % 40'ı
fosil yakıtlı araçlardan kaynaklanıyor. Bu araçlar çevreye zarar vermekle
kalmıyor, insan sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor.
SAĞLIKLI
OLMAK İÇİN
Öncelikle
zinde ve sağlıklı olmamız için fiziksel olarak aktif olmamız gerekir. Düzenli
fiziksel aktivite ise; obezite, kalp hastalığı, kanser, akıl hastalığı, diyabet
gibi birçok ciddi hastalıktan korunmamıza yardımcı olur. Bisiklet sürmek kalp
kaslarını güçlendirir, kandaki yağ seviyelerini azaltır ve dolaşım sistemini
düzenler. Araştırmalar düzenli bisiklet kullanmanın kanser ve diyabet riskini
de azalttığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bisiklete binmek, sağlıklı bir
bedene sahip olmanın en iyi yollarından biridir.
KENDİMİZLE
BAŞ BAŞA KALMAK İÇİN
Bisikletin
en güzel yanlarından biri de kişinin bisiklet sürerken kendisiyle baş başa
kalmasıdır. Bu bakımdan bisiklet sürmek meditasyon yapmak gibidir. Einstein’ın
izafiyet teorisini bisiklet üzerindeyken düşündüğü söylenir. Çünkü düşüncelerimizin
en berrak haliyle bisiklet sürerken buluşabiliriz.
Günümüzün
en büyük sorunlarından biri de odaklanmak. Çoğu kişinin ekran bağımlısı olduğu,
yerli yersiz telefonunu kurcaladığı bu dönemde, bisiklet üzerinde olmak düşüncemizi
bir konu üzerine odaklamamıza yardımcı olacaktır. Bu yüzden bisiklet sürmek
kendi içimizde de bir yolculuk yapmaktır.
BAHANELERİMİZDEN
KURTULMAK İÇİN
Dünyada bisiklet
kültürünün en çok geliştiği kentlerden biri olan Londra’da Türkiye’den göç eden
toplumun bisikletle barışık bir hayatının olduğunu söylemek maalesef pek mümkün
değil. Elbette herkes bisiklet sürecek diye bir kaide yok ama bu konudaki
bahaneler de muhtelif. “Ben de çok istiyorum ama trafiğe çıkılmaz burada, çok
tehlikeli.” “İlk geldiğim yıllarda heves etmiş almıştım ama çalındı. Şimdi
alsam yine çalınır. O yüzden gerek yok.”
“İsterim tabii ama bisiklet sürünce insan terliyor, terleyince de hasta
oluyorsun.” “Bizden geçti artık bu yaştan sonra bisiklete biniyor dedirtmem
kendime.”
Karamsar olmaya lüzum
yok. Ne olursa olsun bisiklet yavaş yavaş bizim toplumun da gündelik hayatında
yer etmeye başladı. Kısa sürede; çocuklara yönelik eğitimlerden, tamir bakım
hizmetlerine kadar bisikletle ilgili birçok önemli çalışmaya imza atan Londra Bisiklet Kulübü bu işin öncülerinden biri. Eğer bisikletle
ilgili temel bir eğitime ihtiyacınız varsa hiç düşünmeden Londra Bisiklet
Kulübü’nün kapısını çalabilirsiniz.
Öyleyse artık
bahaneleri bir kenara bırakıp vakit kaybetmeden bisikletle tanışma zamanı…
Londra
Bisiklet Kulübü
07917343007
* Bu yazı ilk defa 5 Temmuz 2022 tarihinde Olay gazetesinde yayınlanmıştır.
kaynak: https://www.betterhealth.vic.gov.au/health/healthyliving/cycling-health-benefits
























