Türkiye’den West End’e: Philip Arditti, Soğuktan Gelen Casus Uyarlamasında

No comments

23 February 2026

Oyuncu Philip Arditti, usta yazar John le Carré’nin kült romanı Soğuktan Gelen Casus (The Spy Who Came In From The Cold)’un West End’de sahnelenen yeni tiyatro uyarlamasında Fiedler karakteriyle seyirci karşısına çıkıyor.



Soğuk Savaş’ın karanlık ve ahlaki açıdan puslu atmosferinde geçen yapımın yönetmenliğini, çağdaş tiyatronun önde gelen isimlerinden Jeremy Herrin üstleniyor. Herrin, daha önce eleştirmenlerden büyük övgü alan People, Places and Things ile uluslararası alanda dikkat çekmişti. Yapım, The Night Manager ve Tinker Tailor Soldier Spy gibi ses getiren projelere imza atan The Ink Factory tarafından hayata geçiriliyor.

Casusluk edebiyatının mihenk taşlarından biri kabul edilen Soğuktan Gelen Casus, sadakat, ihanet ve ahlaki belirsizlik temalarını merkezine alan güçlü anlatısıyla tanınıyor. Romanın bu yeni sahne uyarlaması, John le Carré’nin dünyasını tiyatronun canlı ve fiziksel diliyle yeniden yorumlayarak, hikâyeyi günümüz seyircisiyle güçlü bir bağ kuracak biçimde sahneye taşıyor.

Uyarlamada Fiedler karakterine hayat veren Philip Arditti, anlatının entelektüel ve politik gerilimini taşıyan kilit figürlerden biri olarak öne çıkıyor. Arditti’nin performansı İngiliz basınında şimdiden dikkat çekmiş durumda. Eleştirmenler oyunculuğu için “ustalıkla inşa edilmiş”, “ironik ve incelikli” ve “tekinsiz derecede etkileyici” gibi ifadeler kullanıyor. Arditti’nin yorumunun, ideolojik sertlik ile insani kırılganlık arasındaki hassas dengeyi güçlü biçimde yansıttığı vurgulanıyor.

Projeyle ilgili düşüncelerini paylaşan Philip Arditti şunları söylüyor:

“İstanbul’da yetişmiş bir oyuncu olarak, John le Carré gibi edebiyat tarihine damga vurmuş bir yazarın eserinde, West End sahnesinde yer almak benim için hem kişisel hem de sanatsal açıdan çok özel bir anlam taşıyor. Soğuktan Gelen Casus, yalnızca bir casusluk hikâyesi değil; insanın vicdanıyla, inançlarıyla ve çelişkileriyle yüzleşmesini talep eden güçlü bir metin. Bu dünyanın bir parçası olmak büyük bir ayrıcalık.”

West End’de sahnelenecek bu büyük prodüksiyon, klasik bir casusluk hikâyesini çağdaş bir estetikle yeniden ele alarak sezonun en merakla beklenen tiyatro yapımları arasında gösteriliyor.

 

Philip Arditti Hakkında

1980 yılında Cenevre’de doğan Philip Arditti, ilköğretim ve lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1999 yılında Londra’ya yerleşti. Oyunculuk eğitimini Kraliyet Dramatik Sanat Akademisi (RADA)’nda aldı ve 2004 yılında mezun oldu.

2004–2007 yılları arasında Arcola Theatre’da kadrolu oyuncu olarak birçok yapımda rol aldı. Ardından Almeida Theatre, Shakespeare’s Globe, Royal Court Theatre ve National Theatre gibi İngiltere’nin önde gelen sahnelerinde çalıştı. National Theatre’da üç oyunun dünya prömiyerinde önemli roller üstlendi.

Televizyonda HBO, BBC, Netflix ve ITV yapımlarında başroller üstlenen Arditti’nin öne çıkan projeleri arasında Day of the Jackal, House of Saddam ve The Honourable Woman yer alıyor. Sinema kariyerinde ise Noah Baumbach, Terrence Malick, Mike Leigh ve Ridley Scott gibi dünyaca ünlü yönetmenlerle çalıştı.

2013 yılında, 12 yıl aradan sonra Türkiye’de ilk kez iki projede yer aldı: Ay Yapım imzalı SON dizisi ve Reha Erdem’in yönettiği Şarkı Söyleyen Kadınlar filmi.

  

Oyun Hakkında

Soğuktan Gelen Casus, Londra West End’de Soho Place Theatre’da sahnelenmektedir.

Oyun, 21 Şubat tarihine kadar izleyiciyle buluşmaya devam edecektir.

Temsil Programı:

  • Pazartesi – Cumartesi: 19.30
  • Perşembe ve Cumartesi: 14.30 (Matine)

West End’in en yeni ve prestijli sahnelerinden biri olan Soho Place Theatre’da sahnelenen yapım, sezonun en merakla beklenen tiyatro prodüksiyonları arasında gösterilmektedir.

 

Sanat tarihçisi Dr. Güler İnce rehberliğindeki “Londra Sanat Turları” devam ediyor: sıradaki müzeler Victoria & Albert Museum ve British Museum

No comments

19 February 2026

 Sanat tarihçisi Dr. Güler İnce, Londra’da uzun süredir sürdürdüğü sanat turlarına Ocak ayında iki önemli müzeyle devam ediyor. İnce’nin rehberliğinde düzenlenen gezilerde 22 Şubat'ta Victoria & Albert Museum ve 1 Mart'ta da British Museum'un ziyaret edilmesi planlanıyor.

 


Dr. Güler İnce’nin “sanat turları” olarak adlandırdığı bu geziler, klasik müze ziyaretlerinden ayrılıyor. Turlarda eserler yalnızca tarihsel bilgiler eşliğinde tanıtılmıyor; dönemsel üslup özellikleri, estetik yaklaşımlar ve tarihsel bağlamlarıyla birlikte ele alınıyor. İnce, bu turlar aracılığıyla katılımcılara, eserlerin düşünsel, kültürel ve sanatsal arka planlarını aktarmayı hedeflediğini belirtiyor.

22 Şubat'ta Victoria & Albert Museum’da gerçekleştirilecek turda, Batı heykel sanatı Ortaçağ’dan Neoklasik döneme uzanan bir çizgi üzerinden ele alınacak. Müzede yer alan seçilmiş örnekler eşliğinde heykel sanatının tarihsel dönüşümünün irdeleneceği sanat turu, Rodin’in yapıtlarıyla tamamlanacak.



1 Mart'ta British Museum'a gerçekleştirilecek gezide ise Mısır - Mezopotamya ve Yunan uygarlıklarına ait eserler ele alınacak. 

Yaklaşık yedi yıldır Londra’da müze ve şehir turları düzenleyen Dr. Güler İnce, sanat tarihi alanındaki akademik birikimini bu çalışmalara taşıyor. Turlar, müzeleri daha bilinçli ve derinlikli bir bakışla gezmek isteyen, sanatla ilişki kurmak isteyen sanat severlere hitap ediyor.

Turlar hakkında bilgi almak için; telefon: 07565 684099, e-posta: gulerince7@hotmail.com.

 




 

 

Londra Bisiklet Kulübü'nden gençlere ücretsiz bisiklet desteği

No comments

Londra Bisiklet Kulübü, Edmonton’daki Pymmes Park içinde yer alan Bike Library’de 14–24 yaş arası gençlere yönelik ücretsiz bisiklet programı başlattı. 



Program, gençleri açık havada daha aktif bir yaşama teşvik etmeyi, sosyal bağları güçlendirmeyi ve pratik beceriler kazandırmayı amaçlıyor.

Program kapsamında katılımcılara bisiklet tamiri ve bakım eğitimleri verilirken, bisikleti olmayan gençlere ücretsiz bisiklet bağışı yapılıyor. Ayrıca düzenlenen grup bisiklet turları ile gençlerin güvenli sürüş deneyimi kazanması hedefleniyor.

Yalnızca fiziksel hareketliliği artırmayı değil, aynı zamanda gençlerin özgüvenlerini geliştirmeyi ve pozitif bir topluluk ortamı yaratmayı amaçlayan programda “Gençlerin doğada vakit geçirmesi, yeni arkadaşlıklar kurması ve kendi bisikletlerini onarabilecek beceriler edinmesi" amaçlanıyor.

Gençler Ne Kazanıyor?

Programın gençlere sağladığı katkılar şöyle sıralanıyor:

  • Pratik teknik beceriler

  • Temiz havada, doğayla iç içe zaman

  • Sosyal etkileşim ve yeni arkadaşlıklar

  • Artan özgüven

  • Bisikletle bağımsız hareket imkânı

Başvuru Bilgileri

Ücretsiz programa katılmak isteyen gençler aşağıdaki linkten başvuruda bulunabilir: 

https://docs.google.com/forms/d/1B0VAfOiW-XrrNquRQpbvpgZK9FJLP0BQjrLo2Pdp37Y/viewform

Kulüp, aileleri ve eğitimcileri de kampanyayı 14–24 yaş grubundaki gençlerle paylaşmaya davet ediyor. 💚🚴‍♂️🚴‍♀️


Yer: Pymmes Park Bike Library, N18 1RP, Edmonton

Jiyan Kadın Meclisi’nden 8 Mart programı

No comments

Jiyan Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 6-8 Mart tarihleri arasında film gösterimi, yürüyüş ve kültürel etkinliklerin yer aldığı bir dizi program düzenlenecek.




Jiyan Kadın Meclisi, “Rojava warê jinên azad e; em ê biparêzin!” şiarıyla kadın dayanışmasını büyütecek kapsamlı bir program hazırladı. Kadın Meclisi, bu yıl kadın birliği, kültürel kimliğin korunması ve uluslararası dayanışmanın önemine vurgu yapacak.

Kadın özgürlük mücadelesinin yalnızca bir hak arayışı değil, aynı zamanda özgür bir yaşamın inşası olduğuna dikkat çeken Jiyan Kadın Meclisi, kadınların kolektif örgütlülüğünün erkek egemen sisteme karşı en güçlü yanıt olduğunu belirtti.

Londra’da 8 Mart etkinlikleri film gösterimi ile başlıyor

Londra’da 8 Mart etkinlikleri 6 Mart Cuma günü gerçekleştirilecek film gösterimi ile başlayacak.

Jiyan Kadın Meclisi’nin düzenlediği program kapsamında 6 Mart Cuma günü saat 18.00’de Kurdish Community Centre, 11 Portland Gardens, Haringey, London N4 1HU adresinde “Jiyan’ın Hikayesi: Kadın Devrimi” adlı film gösterilecek. Yönetmenliğini A. Halûk Ünal’ın yaptığı filmde Rojava kadın devrimi ve özgürlük mücadelesi ele alınıyor. Gösterim sonrası kadın mücadelesine dair değerlendirmeler yapılacak.


Kürt kadınları Million Women Rise yürüyüşünde

7 Mart tarihinde Londra Merkez’den başlanarak “Milyonlarca Kadın Başkaldırıyor (Million Women Rise)” büyük yürüyüşüne Kürt kadın renkleri ile katılım sağlanacak.

2026 yılı yürüyüş ve mitingi, 7 Mart Cumartesi günü Dünya Kadınlar Günü kapsamında gerçekleşecek. Merkezi Londra’da yapılacak yürüyüşte kadınlar, erkek şiddetine, eşitsizliğe ve kadın kırımına karşı seslerini yükseltecek. Jiyan Kadın Meclisi de Kürt kadın kimliği, renkleri ve sloganlarıyla yürüyüşte yer alacak.

8 Mart’ta kültür, sanat ve dayanışma bir arada

8 Mart Pazar günü saat 13.00’te yine Kurdish Community Centre’da gerçekleştirilecek ana programda müzik, dans, şiir ve sergi etkinlikleri yer alacak.

Program kapsamında Suna Alan ile Ayşe & Gulan’ın müzik performansları, Kürt Kadınları Erbane Korosu’nun dinletisi, kültürel ve geleneksel kıyafet defilesi, govend eşliğinde davul ve zurna gösterisi, şiir dinletisi, fotoğraf sergisi ve enternasyonalist dostların dayanışma konuşmaları yer alacak. Ayrıca kadınların hazırladığı geleneksel Kürt yemekleri, el yapımı örgü, takı ve geleneksel kıyafet stantları da etkinlik kapsamında kurulacak.

Jiyan Kadın Meclisi, 8 Mart’ın kadınların ortak mücadelesini büyütme günü olduğunu belirterek, başta Rojava’daki özgür kadın mücadelesi olmak üzere dünyanın dört bir yanında direnen kadınlarla dayanışmayı selamladığını ifade etti. Kadın devriminin kazanımlarının korunmasının ve büyütülmesinin tüm kadınların ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken Meclis, tüm kadınları ve halkları “Jin, jiyan, azadî” şiarıyla dayanışmayı büyütmeye davet etti.






DAY-MER Renkli Resimli Söyleşilerinin bu haftaki konusu “Faşizm ve Sanat"

No comments

15 February 2026




Londra Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi'nde (DAY-MER) Aydın Çubukçu tarafından düzenlenen “Renkli Resimli Söyleşiler” serisinin bu haftaki başlığı “Faşizm ve Sanat: Kitlesel Köleleştirme Aracı Olarak Sanat”.  Çubukçu, bu söyleşisinde resim, heykel ve sinemada Nazizm’in estetik anlayışını ele alacak.

Söyleşi, 17 Şubat 2026 Pazartesi günü saat 19.00’da North London Community House’ta gerçekleştirilecek. Programda, sanatın ideolojik araçsallaştırılması tarihsel örnekler eşliğinde tartışmaya açılacak.


  • Etkinlik: Faşizm ve Sanat – Kitlesel Köleleştirme Aracı Olarak Sanat

  • Konuşmacı: Aydın Çubukçu

  • Tarih: 17 Şubat 2026, Pazartesi

  • Saat: 19.00

  • Yer: North London Community House

  • Adres: N17 6PY, Londra

  • Düzenleyen: DAY-MER

Katılım herkese açıktır.

2026, Akdeniz’de göçmen geçişlerinde “en ölümcül yıl” olabilir

No comments

2026’nın ilk haftalarında Akdeniz üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışan göçmenler arasında yüzlerce kişi hayatını kaybetti veya kayboldu; uzmanlar durumun son yılların en kötü başlangıcı olduğunu belirtiyor.

 




2026 yılının ilk 40 günü, Akdeniz’i geçmeye çalışan göçmenler için şimdiye kadar kaydedilen en ölümcül dönem olarak kayıtlara geçebilir. 1 Ocak–10 Şubat tarihleri arasında en az 524 göçmen denizde yaşamını yitirdi veya kayboldu. Bu sayı, Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, aynı döneme ait önceki yılların rakamlarını çoktan geride bıraktı.

Bu trajik artışta en dikkat çekici olay, 6 Şubat’ta Libya açıklarında 55 kişiyi taşıyan bir teknenin alabora olmasıydı. Bu kazada 53 kişinin öldüğü veya kaybolduğu tahmin ediliyor. IOM yetkilileri, bu rakamların kötü hava koşulları ve tehlikeli deniz geçişlerinin sonucu olduğunu vurguladı.

Uzmanlar, özellikle Ocak ayında etkili olan Harry Kasırgası gibi sert hava olaylarının göç yollarını daha da tehlikeli hâle getirdiğini söylüyor. Kötü deniz şartlarına rağmen çok sayıda göçmen, Kuzey Afrika kıyılarından İtalya ve diğer Avrupa ülkelerine ulaşmak için yola çıkıyor.

IOM ve insani yardım örgütleri, bu trajedilerin gerçek boyutunun resmi verilere yansımamış olabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Bazı kazaların kayıtlara geçmemesi veya göçmenlerin iz bırakmadan denizde kaybolması, toplam can kaybının çok daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

  

BM’den İngiltere–Fransa iltica anlaşmasına uyarı

No comments

10 February 2026

Birleşmiş Milletler, Birleşik Krallık ile Fransa arasında yapılan yeni iltica anlaşmasının uluslararası insan hakları hukukunu ihlal edebileceğini açıkladı.



Birleşmiş Milletler, Birleşik Krallık ve Fransa arasında düzensiz göçü azaltmayı hedefleyen yeni iltica anlaşmasına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, anlaşmanın sığınma hakkına erişimi kısıtlayabileceği ve mültecilerin korunmasına dair temel ilkelerle çelişebileceği belirtildi.

BM yetkilileri, özellikle “geri gönderme” uygulamalarının bireysel değerlendirme yapılmadan hayata geçirilmesinin ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Söz konusu uygulamaların, sığınmacıların zulüm veya kötü muamele riskiyle karşı karşıya oldukları ülkelere gönderilmesine yol açabileceği vurgulandı.

Anlaşma kapsamında, Manş Denizi üzerinden düzensiz yollarla İngiltere’ye geçen sığınmacıların bir bölümünün Fransa’ya geri gönderilmesi öngörülüyor. Buna karşılık İngiltere’nin, Fransa’dan sınırlı sayıda sığınmacıyı yasal yollarla kabul etmesi planlanıyor.

BM, iki ülkeye de uluslararası mülteci hukukuna ve insan hakları yükümlülüklerine tam uyum çağrısında bulundu. Açıklamada, göç yönetimi politikalarının güvenlik kaygılarının yanı sıra insan onurunu ve sığınma hakkını esas alması gerektiği ifade edildi.


Kaynak: The Guardian

© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan