Londra’da bisiklet hırsızlığına karşı yeni bir kampanya başlatıldı

No comments

26 March 2026

 Londra Bisiklet Kampanyası (LCC), kentte her yıl on binlerce bisikletin çalınmasına dikkat çekerek polis ve yerel yönetimlere daha güçlü önlemler alınması konusunda çağrıda bulundu. 



Londra’da bisiklet hırsızlığına karşı yeni bir kampanya başlatıldı. Londra Bisiklet Kampanyası (London Cycling Campaign - LCC), yayımladığı rapor ve başlattığı imza kampanyasıyla bisiklet hırsızlığıyla mücadelede daha etkili adımlar atılması için yetkililere çağrıda bulundu. 

LCC’nin verilerine göre Londra’da her yıl yaklaşık 40 bin bisiklet çalınıyor, ancak çalınan bisikletlerin yalnızca yüzde 2’si sahiplerine geri dönebiliyor. Kampanya yetkilileri, bu düşük geri kazanım oranının bisiklet hırsızlığını adeta cezasız bir suç haline getirdiğini ve organize suç gruplarını teşvik ettiğini belirtiyor.

Örgüt, bisiklet hırsızlığının yalnızca maddi kayıplara yol açmadığını, aynı zamanda insanların bisiklet kullanma isteğini de azalttığını vurguluyor. Yapılan araştırmalar, bisikleti çalınan bazı kişilerin yeniden bisiklete binmekten vazgeçtiğini ve bunun da şehirde sürdürülebilir ulaşım hedeflerini olumsuz etkilediğini gösteriyor.

LCC, kampanya kapsamında Londra Belediye Başkanı ve Metropolitan Polis Teşkilatı’ndan bisiklet hırsızlığına yönelik daha kapsamlı soruşturmalar yürütülmesini, bisiklet kayıt ve işaretleme sistemlerinin güçlendirilmesini ve suçla mücadelede daha fazla kaynak ayrılmasını talep ediyor.  

Kampyanyayı imzalamak için tıklayın!

Ayşe Bayram’dan kişisel sergi: “Beyond the Mask, Behind the Self”

No comments

25 March 2026

Versus Arts Gallery, sanatçı Ayşe Bayram’ın Beyond the Mask, Behind the Self başlıklı kişisel sergisine 28 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü İlayda Uzunarslan’ın üstlendiği sergi, sanatçının ağırlıklı olarak suluboya tekniğiyle ürettiği; maskeler, portreler, sürreal çizgiler ve bilinçaltı çağrışımlarla şekillenen eserlerini bir araya getiriyor.



Ayşe Bayram’ın sanatsal pratiği, geleneksel suluboya disiplinini bilinçaltının akışkan ve katmanlı yapısıyla buluşturuyor. Su ve pigmentin kâğıt üzerindeki öngörülemez hareketini hem teknik hem de kavramsal bir araç olarak kullanan sanatçı, eserlerinde kimlik, görünürlük, saklanma, toplumsal roller ve içsel benlik arasındaki gerilimi araştırıyor. Sergide yer alan maskeler, yalnızca gizlenmeyi değil; aynı zamanda korunmayı, dönüşümü ve bireyin kendi iç dünyasıyla kurduğu karmaşık ilişkiyi simgeliyor.



Beyond the Mask, Behind the Self, izleyiciyi yüzeyin ardına bakmaya, görünen persona ile bastırılmış ya da korunmuş iç gerçeklik arasındaki ince çizgiyi sorgulamaya davet ediyor. Portreler, sürreal detaylar ve sezgisel biçimlerle kurulan bu görsel dünya, bireyin parçalı kimliğine dair sessiz ama güçlü bir yüzleşme alanı yaratıyor.

Muğla’da yaşayan ve üreten Ayşe Bayram, 2007 yılında Cumhuriyet Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Sanatçı, üretim pratiğini yıllardır sürdürdüğü sanat eğitimciliği ile birlikte geliştirirken, suluboyanın ifade gücünü psikolojik ve spiritüel katmanlarla derinleştiren özgün bir dil oluşturuyor. Uluslararası Suluboya Topluluğu (IWS) üyesi olan Bayram, uluslararası sergiler ve Londra merkezli projelerle çalışmalarını daha geniş sanat çevreleriyle buluşturmaya devam ediyor.

Sanatçının eserleri, estetik bir deneyimin ötesinde; izleyiciyi kendi içsel maskeleri, kırılganlıkları ve dönüşüm potansiyeli üzerine düşünmeye çağırıyor.



Sergi Bilgileri

Sergi Adı: Beyond the Mask, Behind the Self
Sanatçı: Ayşe Bayram
Tarihler: 28 Mart – 4 Nisan
Mekân: Versus Arts -
114A Lower Clapton Rd, Lower Clapton, London E5 0QR

Web: aysebayram.com
Instagram: @the.aysebayram.art

 

Küratör Notlari - Ilayda Uzunarslan

Beyond the Mask, Behind the Self, Ayşe Bayram’ın suluboyanın akışkan ve öngörülemez doğası üzerinden kimliğin çok katmanlı yapısını araştırdığı bir düşünsel alan açıyor. Maskeler, portreler ve sürreal çizgisel öğeler aracılığıyla kurulan bu seçki, bireyin toplumsal olarak görünür kıldığı yüz ile iç dünyasında taşıdığı kırılgan, bastırılmış ya da dönüşen benlik halleri arasındaki gerilime odaklanıyor.

Bayram’ın eserlerinde maske, yalnızca bir saklanma aracı değil; aynı zamanda korunma, uyumlanma ve dönüşümün simgesine dönüşür. Suluboyanın geçirgenliği ve akışkan yapısı, bu psikolojik ve duygusal katmanları görünür kılarken, izleyiciyi de kendi içsel yüzleşmesine davet eder. Sergi, görünen ile gizlenen, persona ile öz benlik arasındaki ince sınırda dolaşan şiirsel ve sezgisel bir anlatı sunar.

  


“Beyond the Mask, Behind the Self” -  Solo Exhibition by Ayşe Bayram

28 March – 4 April | Versus Arts

Versus Arts is pleased to present Beyond the Mask, Behind the Self, a solo exhibition by visual artist Ayşe Bayram, on view from 28 March to 4 April. Curated by İlayda Uzunarslan, the exhibition brings together a body of works created primarily in watercolor, featuring masks, portraits, surreal linear forms, and imagery shaped by subconscious associations.

Ayşe Bayram’s artistic practice merges the discipline of traditional watercolor with the fluid, layered terrain of the subconscious. Using the unpredictable movement of water and pigment on paper as both a technical and conceptual force, Bayram explores the tensions between identity, visibility, concealment, social roles, and the inner self. In this exhibition, masks emerge not only as symbols of disguise, but also as markers of protection, transformation, and the complex relationship between the individual and their inner world.

Beyond the Mask, Behind the Self invites viewers to look beyond the surface and reflect on the fragile boundary between the visible persona and the hidden or protected inner reality. Through portraits, surreal details, and intuitive forms, the exhibition creates a quiet yet powerful space of confrontation with the fragmented nature of the self.

Based in Muğla, Turkey, Ayşe Bayram graduated from the Department of Art Education at Cumhuriyet University in 2007. Alongside her long-standing role as an art educator, she has developed a distinctive visual language that expands the expressive possibilities of watercolor through psychological and spiritual depth. A member of the International Watercolor Society (IWS), Bayram continues to share her work with wider audiences through international exhibitions and projects in London.

More than an aesthetic experience, Bayram’s work invites viewers to reflect on their own inner masks, vulnerabilities, and potential for transformation.

Exhibition Details

Exhibition Title: Beyond the Mask, Behind the Self
Artist: Ayşe Bayram
Dates: 28 March – 4 April
Venue: Versus Arts -
114A Lower Clapton Rd, Lower Clapton, London E5 0QR

Web: aysebayram.com
Instagram: @the.aysebayram.art



Curator’s Notes -  İlayda Uzunarslan

Beyond the Mask, Behind the Self opens a reflective space in which Ayşe Bayram explores the layered nature of identity through the fluid and unpredictable language of watercolor. Through masks, portraits, and surreal linear forms, the exhibition focuses on the tension between the socially visible self and the fragile, suppressed, or transforming inner states that remain hidden beneath the surface.

In Bayram’s works, the mask becomes more than a symbol of concealment; it emerges as a marker of protection, adaptation, and transformation. The transparency and fluidity of watercolor make these psychological and emotional layers palpable, inviting viewers into an intimate confrontation with their own inner selves. The exhibition offers a poetic and intuitive visual narrative that moves along the delicate threshold between persona and essence.


Londra’da Dünya Tiyatro Günü’ne Özel Buluşma

No comments

 Mavi Production, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında tiyatro, müzik ve kolektif deneyimi bir araya getiren interaktif bir etkinlik düzenliyor.






Londra’da faaliyet gösteren Mavi Production, 23 yıllık tiyatro birikimini uluslararası sahneye taşırken, Dünya Tiyatro Günü için hazırladığı özel etkinlikle katılımcılara alışılmışın dışında bir deneyim sunmayı hedefliyor.

Oyuncular Fatih Dönmez ve Eda Çatalçam eşliğinde gerçekleşecek etkinlikte, katılımcılar birlikte bir tiyatro metni okuyacak, canlı gitar performansı eşliğinde şarkılar söyleyerek sahnenin kolektif ruhunu deneyimleyecek.

Ezberin ve sahne baskısının olmadığı bu buluşmada, katılımcılar ister sürece aktif olarak dahil olabilecek ister yalnızca izleyici olarak etkinliğe katılabilecek.

📌 Etkinlik Bilgileri

  • Mekan: The Mirror Cafe
  • Tarih: 27 Mart
  • Saat: 19:30
  • Etkinlik Türü: Tiyatro metin okuması ve canlı müzik eşliğinde interaktif buluşma

Paris’in yeni sosyalist belediye başkanından bisikletli kutlama

No comments

24 March 2026

Fransa’nın başkenti Paris’te 2026 yerel seçimlerini kazanan sosyalist siyasetçi Emmanuel Grégoire, seçim zaferini bisiklet turuyla kutladı. Yeni belediye başkanı, seçim gecesi zafer konuşması yapmaya Paris sokaklarında bisiklet sürerek gitti.  



 Sembolik bir “zafer turu”

Grégoire’in seçim gecesi yaptığı bu bisiklet yolculuğu, yalnızca bir ulaşım tercihi değil, aynı zamanda güçlü bir politik mesaj olarak yorumlandı. Yeni başkan, Paris’in son yıllarda hız kazanan bisiklet ve çevre odaklı ulaşım politikalarını sürdüreceğinin sinyalini daha ilk günden vermiş oldu. 

Seçim zaferinin ardından şehrin bisiklet yollarında dolaşan Grégoire, bu jestle hem çevreci yaklaşımını hem de daha sade ve erişilebilir bir yönetim anlayışını vurguladı.

 Hidalgo döneminin devamı

48 yaşındaki siyasetçi, oyların yarısından fazlasını alarak Paris Belediye Başkanı seçildi ve kentte uzun süredir devam eden sol yönetimin sürekliliğini sağladı.

Grégoire, selefi Anne Hidalgo döneminde hız kazanan bisiklet yollarının yaygınlaştırılması, otomobil kullanımının azaltılması ve kamusal alanların yayalaştırılması gibi politikaları sürdürme vaadiyle kampanya yürütmüştü.

“Bisikletli başkan” mesajı

Yeni belediye başkanının seçim gecesi bisikletle şehirde dolaşması, Paris’in ulaşım vizyonuna dair güçlü bir sembol olarak değerlendiriliyor.

Grégoire’in bu tercihi; makam araçlarına mesafe koyan, daha sade ve halkla iç içe bir yönetim anlayışını yansıtırken, aynı zamanda Paris’in çevre dostu ulaşım politikalarının devam edeceğine dair net bir mesaj olarak görülüyor.

“Sus.” 1- 4 Nisan tarihlerinde Londra’da sahneleniyor

No comments

22 March 2026

Adaletsizliğin en gürültülü hâli “Sus.” Londra’da tiyatro seyircisiyle buluşuyor. Ali Has’ın yazdığı ve Barış Celiloğlu’nun yönettiği oyun, 1 - 4 Nisan tarihleri arasında Tower Theatre sahnesinde seyirciyle buluşacak. 

 



 

Nazlı bir sabah evden ayrıldı.

Yanında küçük bir defteri vardı.

Ve bir daha eve geri dönmedi.

 

“Sus.”, sahneye yalnızca bir kayboluşun hikâyesini değil; sessizliğin, korkunun ve çıkar ilişkileriyle örülmüş bir düzenin öyküsünü taşıyor. Taş evlerin gölgesindeki bir köyde herkes bir şey biliyor, ama kimse konuşmuyor. Feodal bağların, görünmeyen güçlerin ve kuşaktan kuşağa aktarılan sessizliğin ortasında gerçek yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor.

Oyun, izleyiciyi “Sessizlik kimi korur?” “Peki asıl suçlu kimdir?” “Sessiz kalanlar mı, yoksa onları sessizliğe zorlayan sistem mi?” gibi sorularla yüzleşmeye itiyor.

Tower Theatre’da 1–4 Nisan tarihleri arasında izleyiciyle buluşacak olan proje, Ali Has’ın kalemi ve yönetmen Barış Celiloğlu’nun rejisiyle sahnede hayat buluyor. Nù Stage Productions ve Pan Productions iş birliğiyle sahnelenecek oyunun müziklerini ise Vedat Yıldırım (Kardeş Türküler) ve Cansun Küçüktürk (Bajar) yaptılar.

Deneyimli oyuncu kadrosuyla dikkat çeken “Sus”, Ateş Toğrul, Ata Berk Akşit, Deniz Ülkü, Ezgi Bakışkan Barış, Emre Gündoğdu, Ezgi Koçer, Gülistan Sarbas, Tolga Polat ve Zehra Bilgin’i sahnede buluşturuyor.

Proje, kukla tiyatrosu ve fiziksel tiyatro unsurlarını bir araya getirerek çağdaş bir sahneleme sunuyor. Yönetmen Celiloğlu, oyuncu bedenini, nefesi ve sesi merkeze alan ritüelvari bir sahneleme diliyle sessizliğin en sarsıcı ve yıkıcı yönünü sahneye taşıyor.

 

Oyun yazarı Ali Has’ın görüşleri:

“Sus, kaybolan bir çocuğun hikâyesinden yola çıksa da, esasen bir suçun etrafında örülen sessizlik düzenini anlatıyor. Bu metinde benim için belirleyici olan şey, suçun kendisinden çok, o suçun herkes tarafından bilindiği hâlde dile getirilememesi oldu. Çünkü bazen bir toplumun en büyük kırılması, yaşanan olaydan ziyade o olay karşısında kurulan kolektif suskunluktur.

Oyunda ele alınan sessizlik, bireysel bir tercih değil; çoğu zaman güç ilişkileri, korku, sadakat ve çıkar dengeleri tarafından şekillenen bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Feodal bağların ve görünmeyen otoritelerin hâkim olduğu bir düzende, gerçek çoğu zaman açıkça saklanmaz; aksine herkesin gözleri önünde, konuşulmadan varlığını sürdürür.

 

Bu nedenle Sus, yalnızca belirli bir coğrafyaya ya da hikâyeye ait değil. Daha geniş bir soruya işaret ediyor: İnsanlar neden susar? Ve bu suskunluk kimi korur?”

Yönetmen Barış Celiloğlu’nun görüşleri:

“Sus.’u sahnelerken sessizliği yalnızca bir tema olarak değil, sahnenin aktif bir unsuru olarak ele almayı hedefledim. Oyuncunun bedeni, nefesi ve ritmi; canlı müzik, kukla ve fiziksel tiyatro unsurlarıyla birleşerek görünmeyen baskı mekanizmalarını ve karakterlerin duygusal yolculuklarını sahnede görünür kılıyor. Amacım seyircinin yalnızca trajik ve sarsıcı bir hikâyeyi izlemesi değil, bütün bu unsurların üzerinden o sessizliğin hakim olduğu ilişkiler ağı üzerine de düşünmesiydi.”

Yaratıcı Ekip

Dramaturg: Sinem Özlek Koç

Yönetmen Yardımcısı: Ezgi Koçer

Ses Tasarımı: Ceren Ayşe Özbudun

Set Tasarımı: Haiyan Hester Xue

Kostüm Tasarımı: Barış Celiloğlu

Aydınlatma Tasarımı: Paul Thomas

Kukla Tasarımı: Dilan Uğurlu

Kukla Operatörü: Tolga Polat

Sahne Amirleri: Ceren Ayşe Özbudun, Ezgi Koçer

Yapım Müdürü: Elfide Öztürk

Teaser: Çiğdem Boru

Grafik Tasarım: Yaşam Gülseven

Hareket Tasarim : Barış Celiloğlu

 

Etkinlik Bilgileri:

Tarih: 1–4 Nisan 2026

Saat: 19:30

Mekân: Tower Theatre, Londra

 

Bilgi / İletişim:

07961 213 849

İngiltere'de Dünya Kupası düzenlemesi: barlar sabah 2'ye kadar açık kalabilecek

No comments

21 March 2026

 

İngiltere’den Dünya Kupası Coşkusuna Özel Hamle: Barlarda Gece 02.00’ye Kadar Futbol Keyfi

Hükümet, 2026 Dünya Kupası boyunca ev sahibi ülke maçlarını gösterecek barların çalışma saatlerini uzattı – Taraftarlar maç sonuna kadar mekanlarda kalabilecek.

Birleşik Krallık hükümeti, bu yaz Kuzey Amerika’da düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası için barların ve pubların maç günlerinde daha geç saatlere kadar açık kalmasına izin veren önemli bir karar aldı. Yeni düzenlemeye göre özellikle eleme turlarında oynanacak maçlar için lisans saatleri esnetilerek, birçok mekanın gece 01.00’e kadar; saat farkı nedeniyle 22.00’de başlayan maçlarda ise 02.00’ye kadar açık kalabilmesinin önü açıldı.



İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, bu adımı “bürokrasiye kırmızı kart göstermek” olarak nitelendirdi ve hükümetin taraftarlara maç sonuna kadar yerel barlarda birlikte kutlama fırsatı tanıdığını söyledi. Daha önce, sadece takımlar çeyrek finale çıkarsa saatlerin uzatılması planlanıyordu ancak sonradan tüm eleme turlarına genişletildi. Böylece yüzden fazla bar işletmecisinin karmaşık başvuru süreçleriyle uğraşmadan geç saatlere kadar hizmet verebileceği belirtildi.

Bar ve pub işletmecileri bu düzenlemeyi sektöre canlılık getirecek bir fırsat olarak değerlendiriyor. İngiltere’deki birçok bar için Dünya Kupası döneminin hem ekonomik hem de topluluk ruhunu güçlendiren bir dönem olacağı vurgulanıyor. Ayrıca bu adım, küçük işletmelerin gelirlerini artırma ve taraftarların ortak futbol deneyimini en üst düzeye çıkarma açısından da önemli görülüyor.

Yeni uygulama, sadece İngiltere için değil, eleme aşamasına kalması halinde İskoçya, Galler ya da Kuzey İrlanda maçlarını gösterecek mekanları da kapsıyor. Hükümet yetkilileri, özellikle ABD, Kanada ve Meksika’da oynanacak geç saat maçlarının Birleşik Krallık’taki taraftarların coşkusunu kesintiye uğratmaması için böyle bir esnemenin gerekli olduğunu belirtti.

Hazırlanan bu düzenlemeye göre taraftarlar, milli takımlarının kritik maçlarını izlerken sabaha kadar barlarda kalabilecek ve büyük turnuva heyecanını doyasıya yaşayabilecekler.

Mevlana’nın yedi asrı aşan çağrısı sahnede yeniden yankılanıyor

No comments

16 March 2026

“Love of Rumi: Flow and Spirit”, 21 Mart 2026’da İngiltere’de, Cambridge Festivali kapsamında Mumford Theatre’da izleyiciyle buluşuyor. Bu özel yapım, Mevlana’nın evrensel sevgi öğretisini yalnızca anmakla kalmıyor; onu bugünün estetik diliyle yeniden yorumluyor.

 

 


Berrin Bugay Lawler tarafından şekillendirilen gösteride, sahne yalnızca bir performans alanı olarak değil; Mevlana’nın evrensel mesajının çağdaş bir estetik yorumla yeniden hayat bulacağı bir mekân olarak tasarlanıyor.

"Sanatta Mevlana’nın günümüzdeki yansıması nasıl olurdu?” sorusuna yanıt bulmak için ortaya çıkan proje, üniversite öğrencilerinin yaratıcı enerjisiyle birleşerek çağdaş bir sahne anlatısına dönüştü. Genç bakış açısı, Mevlana’nın düşünsel mirasını nostaljik bir tekrarın ötesine taşıyarak yaşayan ve nefes alan bir sanat deneyimine dönüştürdü.

Projenin yaratım sürecine ilişkin konuşan Berrin Bugay Lawler, şu ifadeleri kullandı:

“Hazırlık sürecinde Mevlana’nın ruhunda var olan sanatsal duruşu hayatın kendisiyle sentezleyerek özgün bir sahne dili yakalamaya çalıştık. Ortaya çıkan yapı, geleneği taklit eden bir yaklaşım değil; onun özündeki derinliği çağdaş hareket, müzik ve şiir diliyle görünür kılan güçlü bir kompozisyon oldu. Bu nedenle sahnede klasik bir temsil yerine, Mevlana’nın özündeki ‘akış’ fikrini merkeze alan modern bir yorum yer alıyor. Şiir, koro, müzik, döneme ait kostümler ve çağdaş dansın iç içe geçtiği performans, izleyiciyi pasif bir seyirden çıkararak düşünsel ve duygusal bir deneyimin parçası hâline getiriyor. Her sahne geçişi, her ritim ve her söz; sevginin sınır tanımayan gücünü yeniden hatırlatıyor.”

“Love of Rumi: Flow and Spirit”, gençliğin yaratıcı cesareti ile kadim bir düşüncenin derinliğini aynı potada buluşturan uluslararası nitelikte bir kültürel buluşma olarak öne çıkıyor.

21 Mart 2026’da Mumford Theatre’da gerçekleşecek bu özel gece, sanatın birleştirici gücünü hissetmek ve çağları aşan bir sesi modern bir yorumla deneyimlemek isteyen herkese unutulmaz bir akşam vadediyor.

Etkinlik detayları:

Tarih: 21 March 2026

Saat: 19:00-20:30

Yer: Mumford Theatre, Cambridge

Cambridge Festival kapsamında

Presented by: Aya Art

Pr & Press : Pan Productions

Bilgi : 07961 213849

Biletler :

https://buy.stripe.com/3cI5kv69E78R3jweKmeZ207

© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan