Adaletsizliğin en gürültülü hâli “Sus.” Londra’da tiyatro seyircisiyle buluşuyor. Ali Has’ın yazdığı ve Barış Celiloğlu’nun yönettiği oyun, 1 - 4 Nisan tarihleri arasında Tower Theatre sahnesinde seyirciyle buluşacak.
Nazlı bir
sabah evden ayrıldı.
Yanında
küçük bir defteri vardı.
Ve bir daha
eve geri dönmedi.
“Sus.”, sahneye yalnızca bir kayboluşun
hikâyesini değil; sessizliğin, korkunun ve çıkar ilişkileriyle örülmüş bir
düzenin öyküsünü taşıyor. Taş evlerin gölgesindeki bir köyde herkes bir şey
biliyor, ama kimse konuşmuyor. Feodal bağların, görünmeyen güçlerin ve kuşaktan
kuşağa aktarılan sessizliğin ortasında gerçek yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor.
Oyun, izleyiciyi “Sessizlik kimi korur?”
“Peki asıl suçlu kimdir?” “Sessiz kalanlar mı, yoksa onları sessizliğe zorlayan
sistem mi?” gibi sorularla yüzleşmeye itiyor.
Tower Theatre’da 1–4 Nisan tarihleri
arasında izleyiciyle buluşacak olan proje, Ali Has’ın kalemi ve yönetmen Barış
Celiloğlu’nun rejisiyle sahnede hayat buluyor. Nù Stage Productions ve Pan
Productions iş birliğiyle sahnelenecek oyunun müziklerini ise Vedat Yıldırım
(Kardeş Türküler) ve Cansun Küçüktürk (Bajar) yaptılar.
Deneyimli oyuncu kadrosuyla dikkat çeken
“Sus”, Ateş Toğrul, Ata Berk Akşit, Deniz Ülkü, Ezgi Bakışkan Barış, Emre
Gündoğdu, Ezgi Koçer, Gülistan Sarbas, Tolga Polat ve Zehra Bilgin’i sahnede
buluşturuyor.
Proje, kukla tiyatrosu ve fiziksel
tiyatro unsurlarını bir araya getirerek çağdaş bir sahneleme sunuyor. Yönetmen
Celiloğlu, oyuncu bedenini, nefesi ve sesi merkeze alan ritüelvari bir
sahneleme diliyle sessizliğin en sarsıcı ve yıkıcı yönünü sahneye taşıyor.
Oyun yazarı Ali Has’ın görüşleri:
“Sus, kaybolan bir çocuğun hikâyesinden
yola çıksa da, esasen bir suçun etrafında örülen sessizlik düzenini anlatıyor.
Bu metinde benim için belirleyici olan şey, suçun kendisinden çok, o suçun
herkes tarafından bilindiği hâlde dile getirilememesi oldu. Çünkü bazen bir
toplumun en büyük kırılması, yaşanan olaydan ziyade o olay karşısında kurulan
kolektif suskunluktur.
Oyunda ele alınan sessizlik, bireysel
bir tercih değil; çoğu zaman güç ilişkileri, korku, sadakat ve çıkar dengeleri
tarafından şekillenen bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Feodal bağların ve
görünmeyen otoritelerin hâkim olduğu bir düzende, gerçek çoğu zaman açıkça
saklanmaz; aksine herkesin gözleri önünde, konuşulmadan varlığını sürdürür.
Bu nedenle Sus, yalnızca belirli bir
coğrafyaya ya da hikâyeye ait değil. Daha geniş bir soruya işaret ediyor:
İnsanlar neden susar? Ve bu suskunluk kimi korur?”
Yönetmen Barış Celiloğlu’nun görüşleri:
“Sus.’u sahnelerken sessizliği yalnızca
bir tema olarak değil, sahnenin aktif bir unsuru olarak ele almayı hedefledim.
Oyuncunun bedeni, nefesi ve ritmi; canlı müzik, kukla ve fiziksel tiyatro
unsurlarıyla birleşerek görünmeyen baskı mekanizmalarını ve karakterlerin
duygusal yolculuklarını sahnede görünür kılıyor. Amacım seyircinin yalnızca
trajik ve sarsıcı bir hikâyeyi izlemesi değil, bütün bu unsurların üzerinden o
sessizliğin hakim olduğu ilişkiler ağı üzerine de düşünmesiydi.”
Yaratıcı Ekip
Dramaturg: Sinem Özlek Koç
Yönetmen Yardımcısı: Ezgi Koçer
Ses Tasarımı: Ceren Ayşe Özbudun
Set Tasarımı: Haiyan Hester Xue
Kostüm Tasarımı: Barış Celiloğlu
Aydınlatma Tasarımı: Paul Thomas
Kukla Tasarımı: Dilan Uğurlu
Kukla Operatörü: Tolga Polat
Sahne Amirleri: Ceren Ayşe Özbudun, Ezgi
Koçer
Yapım Müdürü: Elfide Öztürk
Teaser: Çiğdem Boru
Grafik Tasarım: Yaşam Gülseven
Hareket Tasarim : Barış Celiloğlu
Etkinlik Bilgileri:
Tarih: 1–4 Nisan 2026
Saat: 19:30
Mekân: Tower Theatre, Londra
Bilgi / İletişim:
07961 213 849





No comments
Post a Comment