Showing posts with label Özgür Korkmaz. Show all posts
Showing posts with label Özgür Korkmaz. Show all posts

Bir şehrin dönüşümü: Bisiklet, siyaset ve cesaret

No comments

04 May 2026

Londra’da bu hafta yerel meclis üyeleri seçimleri var. Ülke gündemi ekonomi, savaş, dış politika, ırkçılığın artışı, ev krizi ve benzeri konularla epey yoğun olsa da bu seçim, yereldeki hizmetlere ulaşmamızda önemli rol oynayacak.




Özgür Korkmaz


Ağır siyasî konuların değerlendirilmesini abiler, ablalar yapa dursun; bizim duruşumuz amasız, fakatsız net: “Mutluluk iki bacak arasındadır” diyoruz… Evet, kastettiğimiz şeyi doğru anladınız; elbette bisikletten bahsediyoruz…

Bisiklet meselesi sadece ulaşım değil; aynı zamanda eşitlik, sağlık ve şehir vizyonu meselesidir. Örneğin Paris’te son 12 yılda, sosyalist Belediye Başkanı Anne Hidalgo öncülüğünde bisikletli ulaşım çok ileri bir noktaya taşındı. Paris, Avrupa’nın en iddialı kentsel dönüşümlerinden birine imza atarak otomobil merkezli şehir modelini geride bırakıp bisiklet ve yaya odaklı bir yaşama geçiş yaptı. “15 dakikalık şehir” konseptiyle bisiklet altyapısına ciddi yatırımlar yapıldı. Bu değişim Paris’in sokaklarını kökten şekillendirdi. Şehir yönetimi, yüzlerce kilometrelik yeni bisiklet yolu inşa ederken araç trafiğini önemli ölçüde azalttı. 2026’da göreve gelen Emmanuel Grégoire da zaferini bisikletle kutlayarak bu politikayı sürdürme kararlılığını gösterdi.

Londra’da ise bugün konuştuğumuz bisiklet altyapısının temelleri, 2000–2008 yılları arasında dönemin “Kızıl Ken” lakaplı yine sosyalist Belediye Başkanı Ken Livingstone tarafından atıldı. Livingstone:

* Bisikleti bir “alternatif” değil, ulaşımın ana bir parçası olarak gördü.

* Bisiklet kullanımını artırmayı hedefledi.

* Transport for London (TfL) üzerinden ilk büyük yatırımları başlattı.

En önemlisi de ilk adımı atarken politik risk aldı. Bugün geriye dönüp baktığımızda şunu görüyoruz: Eğer o vizyon ve cesaret olmasaydı, Londra bisikletli ulaşım konusunda bugün bulunduğu noktanın çok daha gerisinde kalırdı.

Peki sorun ne?

Yedi yıldır Londra Bisiklet Kulübü’nün direktörlüğünü yapıyorum. On beş yıl boyunca Enfield bölgesinde sürüş eğitmenliği yaptım ve altı yıldır da London Cycling Campaign’in aktif bir üyesiyim. Bu konulara hem bisiklet hem de araba kullanan biri olarak iki perspektiften bakabiliyorum. Yüzlerce insanla yaptığım sohbetlere, gözlemlerime, okumalarıma ve tecrübelerime dayanarak şunu net bir şekilde söyleyebilirim: Şehir merkezlerimizin bisiklet ve yaya kullanımına uygun şekilde yeniden tasarlanması gerekiyor. Okullarda, parklarda çocukların, ailelerin bisiklete ve bisiklet eğitimine ulaşabileceği fırsatlar artırılmalı.

Pandemi sonrası dünyanın birçok önemli şehrinde olumlu adımlar atıldı. Aslında insanların büyük bir çoğunluğu bisiklet sürmek istiyor ancak çoğu zaman önlerinde ciddi bariyerler var:

* Yetersiz ve bağlantısız bisiklet altyapısı,

* Trafikte araçların tehlikeli kullanımı,

* Güvenli bisiklet park alanı eksikliği,

* Hırsızlık riski,

* Trafik korkusu,

Tüm bunlar, insanların bisiklete başlamasının ya da devam etmesinin önündeki gerçek engelleri oluşturuyor. Bir diğer engel de bu yukarıdaki sorunları çözmek için gereken politik cesaret eksikliği.

Siyaset ve Cesaret

Tarih bize şunu gösteriyor: Doğru siyasi irade olduğunda şehirler gerçekten değişir. En yakın örneğimiz Paris, en iyi örneğimiz ise dünyanın bisiklet başkenti Amsterdam’dır. Amsterdam’ın dönüşümü, 1970’lerde trafikte artan çocuk ölümleri sonucu halkın araba egemenliğine başkaldırması ve hükümetin güvenli altyapıya yatırım yapmasıyla başladı. Sonuç alması uzun yıllar sürdü ama gelinen noktada tüm dünyanın örnek aldığı marka bir şehir hâline geldi.

Londra’da yaklaşan 7 Mayıs yerel seçimlerine ve adayların “aktif ulaşım” (bisiklet, yürüyüş, scooter) konusundaki vaatlerine bakıyorum:

Muhafazakâr Parti (Conservative Party): Enfield bölgesinde, Edmonton’dan başlayan Hertford Road bisiklet yolunu kaldırmayı, LTN’leri (Düşük Trafikli Mahalleler) iptal etmeyi ve 20 mph hız limitlerini yükseltmeyi vaat ediyorlar. Yani duruşları çok net; neredeyse “kahrolsun bisikletçiler” demedikleri kalıyor.

Bağımsız Adaylar: Your Party ile bağlantılı bazı bağımsız adaylar ise LTN konusunda daha temkinli ve siyasi risk almaktan kaçınan bir yaklaşım sergiliyorlar. “Yerel halkın görüşleri alınmadan uygulanan düzenlemelere karşıyız” diyerek daha dengeli bir pozisyon almaya çalışıyorlar. Özetle bu yaklaşım, Paris’teki sosyalist cesur belediyecilik anlayışıyla örtüşmemektedir. LTN karşıtlığı kısa vadede Türkiyeli toplum içinde oy getirebilir; ancak bu doğru bir yöntem değil. Nitekim bu görüşü savunan bazı adayların bağlı olduğu kurum yöneticileri, yakın zamanda Hackney ve Haringey’deki LTN karşıtı gösterilere aktif olarak katılmış; bunu kuruma ait sosyal medya platformlarında ve gazetelerinde paylaşmışlardır. 2022 yılında, LTN konularında toplumumuzun eksik bilgilendirildiğini dile getirip bizzat o dost kurumda bir panel organize edilmesini Londra Bisiklet Kulübü olarak önermiştik; ancak bu talebimiz kabul görmedi.

İşçi Partisi (Labour Party): 2010 yılından itibaren Enfield’ı yöneten İşçi Partisi, bisikletli ulaşım ve genel olarak aktif ulaşım konularında diğer partilere göre daha cesur adımlar attı. 2014 yılında TfL’in verdiği 30 milyon sterlinlik “Mini Holland” fonu ile yeni bisiklet yolları yapıldı. School Street uygulamaları, 20 mph hız limitleri ve bazı LTN’lerle olumlu bir ilerleme kaydedilse de Waltham Forest’taki dönüşümün biraz gerisinde kalındı. Belediyenin bisiklet bölümü olan “Journeys and Places” ile yedi yıldır iş birliği yapıyoruz. Bölge meclis üyeleri ile gerçekleştirdiğimiz toplantılarda, aktif ulaşımı destekleyici söylemlerin ötesinde somut adımlar atıldığını gözlemledik; elbette daha fazlası da yapılabilirdi. Enfield’ın geniş coğrafyası, A10 ve A406 North Circular gibi yoğun trafik akışı, M25 bağlantısı ve yüksek araç kullanımı gibi faktörler, daha radikal adımlar atılmasını zorlaştırdı.

Yeşiller Partisi (Green Party): Genel olarak aktif ulaşım ve özellikle LTN konularında tüm partiler içinde en pozitif ve cesur söylemlere sahipler. Ancak Enfield bölgesinde çok etkin ve görünür olmadıkları için iktidara geldiklerinde bu vaatlerin ne kadarını hayata geçirebilirler, kestirmek güç.

💬 Kendi Deneyimim

En başta ne demiştik: Bisiklet meselesi sadece ulaşım değil; eşitlik, sağlık ve şehir vizyonu meselesidir.

Bu konuları savunduğumuz için bir parçası olduğumuz Türkiyeli toplum içinde, özellikle işi dolayısıyla sürekli araç kullanmak zorunda kalan, ana yollarda trafikte vakit kaybeden, bisikletçilerden hoşlanmayan kesimlerden ciddi tepkiler aldık ve almaya devam ediyoruz. ULEZ’i (Düşük Emisyon Bölgesi) desteklediğimiz için en yakın çevremizden de eleştiriler geldi. Öyle ki mesela küçük kardeşim eski dizel karavanıyla Londra'ya her gelişinde günlük £12.50 ödüyor ve hep sizin yüzünüzden diyerek laf çakıyor… Aslında herkes bir nevi bu duruma kendi penceresinden bakıyor olsa da biz bisikletçiler haklıyız ve doğru bildiğimizi savunmaya devam edeceğiz. 

Son olarak siyasetin daha cesurca  yapılması ve kısa vadeli oy hesapları yerine, çocuklarımız için daha yaşanabilir, temiz ve sağlıklı bir şehir hayal etmeliyiz.

Daha az korku, daha çok cesaret.

Daha çok bisiklet, daha yaşanabilir şehirler. 


Mutluluk iki bacak arasındadır 🚲


Bisikletten toplum sağlığına: Londra Bisiklet Kulübü'nün kurucularından Özgür Korkmaz'la söyleşi

No comments

03 March 2024

Londra Bisiklet Kulübü (LBK), düzenlediği etkinlikler ve gerçekleştirdiği projelerle Londra’da yaşayan Türkiyeli toplumun bisikletle buluşmasına önemli katkılar sağlıyor. LBK’nin kurucularından Özgür Korkmaz ile yürüttükleri projeler ve çalışmaları hakkında sohbet ettik.

 

                                                                                                    Tuncay Bilecen

 

 


Yaklaşık dört yıl önce kurulan ve yürüttüğü projelerle başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere toplumun bisikletle buluşmasında önemli katkılar sağlayan LBK, yeni dönem bisiklet eğitimlerine başladı.

LBK, toplumdan gelen yoğun talep üzerine pazar sabahları da Edmonton’da bulunan Pymmes Park’ta yeni sınıflar açarak bisiklet eğitimlerine devam edecek. Ücretsiz olarak verilen bisiklet eğitimlerinde LBK ayrıca derslerde kullanılan bisikletleri ve kaskları da ücretsiz olarak sağlıyor.

LBK’nin kurucularından Özgür Korkmaz ile kulübün çalışmaları hakkında sohbet ettik.

Londra Bisiklet Kulübü ne zaman kuruldu?

LBK, 2019 Mayıs'ta kuruldu. İlk 3 ay sosyal sürüşler yaptık. Bu üç ayın sonunda toplumumuzda başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere bisiklet kullanımının yaygın olmadığını fark ettik. Ondan sonra da hiçbir yerden destek almadan bisiklet eğitimi projesini başlattık. Britanya Alevi Federasyonu (BAF) sağ olsun bize yerleşkesini açtı. Burada eğitimlere başladık. Ardından bisikletle ilgili projelere başvurduk.

Aslında önce sosyalleşmek için kurulan Kulüp, amacını aşarak çocuklara, kadınlara, bizim toplum üyelerine ve diğer toplum üyelerine yönelik bisiklet eğitimlerinin verildiği bir platforma dönüşmüş gibi.

Evet, aynen öyle oldu. Önce sosyal sürüşler yaparız diye başladık. Ama bir baktık ki toplumda böyle bir ihtiyaç var. O ihtiyaca göre kendimizi şekillendirmek, yeniden dizayn etmek zorunda kaldık. Kadınlara ve çocuklara yönelik ayrı projeler yazdık, TFL’le, Enfield Belediyesi ile iletişime geçtik ve şunu anladık ki biz bunu kendi başımıza yapamayacağız. Bunu yapabilmemiz için yerel belediyelerle, yerel toplum merkezleriyle işbirliği yapmamız gerekiyor. Bu işbirliklerini gerçekleştirdiğimizde de yaptığımız iş bir anlam kazandı.

 


Bunun yanı sıra bisiklet workshopları ve tamir atölyeleri de düzenlediniz diye hatırlıyorum.

Evet, tamir kursları vermeye başlamıştık. İlk 6-7 aylık dönemden sonra 2020'nin başında pandemi başladı. Biz de Alevi Federasyonu bünyesinde bisikletlerimizle acil gıda yardımlarının taşınmasına katkı sağladık. Bunların tabi ki çoğu arabalarla yapıldı. Bizim de 10 kişilik bir bisikletli ekibimiz vardı. Dönüşümlü olarak gıda paketi teslimatı yaptık.

 

Peki, genel olarak Londra'da yaşayan bizim toplumun bisikletle olan ilişkisini nasıl değerlendiriyorsun ve Londra Bisiklet Kulübü bu noktada nerede duruyor, nasıl bir katkı sağlıyor?

Aslında buradaki toplumu ikiye ayırıyorum. Birincisi, son 7-8 yılda başta Ankara Anlaşması'yla Türkiye'nin daha çok şehirlerinden gelen eğitimli arkadaşlarımız var. Onların zaten bir kısmı bisiklet kullanmayı biliyor, bir kısmının ise özgüveni yok. Ama buraya 20-30 yıl önce gelmiş göçmen toplumu düşünürsen bu toplumun büyük çoğunluğu kırsaldan gelmiş. Ondan dolayı özellikle kadınların bisiklet kullanmak gibi bir fırsatları hiçbir zaman olmamış. Bir kısım erkek arkadaşlar ise biraz utandıkları için uzak duruyorlar. Aslında bilmiyorlar. Bilmiyorum dememek için uzak duruyorlar. O yaştan sonra öğrenmekten utanıyorlar falan.

Tabii bir de şu da var; göçmen olarak buraya geldiğimiz için bisiklet sürmek sanki daha gelir düzeyi düşük insanların yaptığı bir şey gibi algılanıyor. Genelde göçmen toplumlar statülerini belli etmek için pahalı lüks arabalara binmeyi tercih ediyorlar.

 


Sanki bisiklete binerse statüsünü kaybedecek gibi bir izlenim oluyor değil mi?

Tabii, tabii. Bir Mercedes'le gezmek varken bisiklete binerse etrafında sanki böyle parası yokmuş gibi algılanacağını düşünüyor.

 

Peki çocukları?

Burada doğan, büyüyen çocuklar anne babaları gibi düşünmüyorlar. Ama şunu fark ettik. Özellikle babalar burada çoğunlukla işte mini kamp yapıyorlar. Ne bileyim, restoranlarda çalışıyorlar. Daha çok uzun süreli çalışıyorlar. Şunu anladık, birçok baba çocuğuyla zaman geçirmeyi bilmiyor. Belki kimisinin ekonomik şartları uygun olmadığı için bunu sağlayamıyor. O açığı da gördük.

 

Bu çalışma koşullarıyla çok ilintili, güzel yakalamışsınız onu.

Evet, haftada günde 12 saat, haftada 6 gün minikap yapan biri izin gününde kendi işlerini mi halletsin, çocuklarıyla mı ilgilensin, bu biraz da şartlarla ilgili bir durum.

 

Özgür Korkmaz

Şimdi burada biraz önce bir eğitim vardı ve onlarca çocuğun katıldığını gördük. Veliler de, anneleri, babaları da kenarda bekliyorlar çocuklarının eğitimleri sırasında. Bisiklet Kulübü bu anlamda yıllar içerisinde nasıl bir değişim dönüşüm yarattı? Neler gözlemlediniz? Velilerden nasıl geri dönüşler aldınız?

Çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Biz tam dört yıl oldu bu çalışmalara başlayalı… Bir defa ailelerle ilişkilerimiz çok iyi. Onları anlıyoruz. Onlar da bizim bu işi gönülden yaptığımızı görüyorlar zaten. Bisiklet Kulübü kâr amacı gütmeyen bir yapılanma. Ondan dolayı da zaten yaptığımız çalışmalardan elimizden geldiğince ya ücret almamaya çalışıyoruz ya da çok cüzi bir ücret alıyoruz. Çünkü istiyoruz ki herkes gelebilsin. Yani ekonomik durumu ne olursa olsun, şartlar ne olursa olsun eğitimlere gelebilsinler.

Ailelerle kurduğumuz iletişimde annelerin de mesela birçoğunun bisiklete binmeyi bilmediğini görüyoruz. Onları da yavaştan teşvik etmeye çalışıyoruz. Sadece bisiklet  de değil, çünkü herkes illa ki bisikletle ilgilenecek diye bir kaide yok. Örneğin dokuz aydır yaptığımız kadınlara yönelik wellbeing programımız var. İçerisinde yoga, plates, step aerobik, fitness ve bir de bir walking grubumuz var. Londra'nın 5-6 bölgesinde aynı anda bu şekilde gruplar oluşturmak istiyoruz.

 

Aslında amaç biraz bisikleti aşıp toplum sağlığına ve farklı alanlara doğru kaymış.

Kesinlikle, insanları aktivite yapmaya teşvik ediyoruz. İstiyoruz ki bisiklet sadece spor olarak değil aynı zamanda bir ulaşım aracı olarak da kullanılsın. Tabii ki gönlümüzden geçen daha çok insanın en azından kısa yolculuklarını bisikletle yapmaları… Annelerin, babaların çocuklarını okula bisikletle götürüp getirmeleri. Bizim en büyük hedefimiz bu zaten, yani idealimiz bu. Onun dışında da bir babanın, bir annenin kendi çocuğuyla beraber parkta ya da herhangi bir yerde bisikletle gezmesi ve kaliteli zaman geçirmesi. Bizim hedeflediğimiz aslında bu açıkçası.

 

Sohbetin başında projelerden bahsetmiştin, birtakım desteklerden bahsetmiştin ve partnerlerden bahsetmiştin. Tabi belediye burada önemli bir partner, Enfield Belediyesi… Britanya Alevi Federasyonu zaten buraya bir imkân sağlayarak büyük bir destek sağlıyor. Kesinlikle. Biraz bu desteklerden, projelerden bahsedebilir miyiz?

Biz bu işe 7-8 arkadaş başladık. Bize ilk desteği BAF verdi, buranın kullanılmasını, bisikletler için depo yapabileceğimiz yerin kullanılmasını hiçbir ücret talep etmeden sağladılar. Bu çok kıymetliydi. Ondan sonra Enfield Belediyesi'nde dedik ki bakın biz bunları yapmak istiyoruz, bir grup gönüllüyüz ama imkanlarımız yok. Onlar da bize bir konteyner desteği sağladılar ilk etapta. Ondan sonra destekler oluşmaya başladı. Ve zaman içerisinde biz yerel kampanya grupları ile ilişkiye geçtik. Sonrasında London Cycling Campaign gibi dünyanın sayılı büyük bisiklet organizasyonundan birisiyle community partnership olduk.

 

Hatta yanılmıyorsam bir de ödül aldınız.

Evet, 2021’de bisikleti geliştirenler ödülünü aldık. Kurulduğumuzdan daha bir buçuk yıl sonra böyle bir ödül almak bizim için sevindiriciydi. Ondan sonra da diğer işbirlikleri için proje yazmaya başladık.

Son dönemde iki tane çok heyecanlı projemiz var. Birincisi, BAF dışında Edmonton'da bulunan Pimms Park'ta da bir yerimiz olacak çok kısa bir zaman içinde. Ve orada da çok yeni bir uygulama yapacağız; bisiklet kütüphanesi.

 

Nasıl? Biraz açar mısın?

Adını Family Bike Library koyduk. Buradaki özel hedef kitlemiz aileler, düşük gelirli aileler. Ailelerin bisiklete ulaşımını ve özgüveni geliştirmeyi hedefliyoruz. Bir kütüphaneye nasıl gidip orada kayıt oluşturup bir kitabı ödünç alıyorsan, burada da kütüphaneden ücretsiz kitap alır gibi bizden 3-4 saatliğine, 1 günlüğüne, 2 haftalığına, maksimum 4 haftalığına bisiklet alabilecekler. Burada amaç düşük gelirli aileleri desteklemek. Düşünün, bir babanın çocuğuna ve kendisine bisiklet alması, kask alması, malzeme alması, gidip bir parkta onu denemesi bir maliyeti gerektiriyor. Bunu yapabilen de olabilir ama çocuğunun bundan hoşlanıp hoşlanmayacağını da bilmiyor. Bir denemek istiyor, kendini görmek istiyor, çocuğunu görmek istiyor. O yüzden biz o bisiklete ulaşımı sağlıyoruz.

Bisikletle tanışma sürecinde kolaylaştırıcı bir rol oynuyorsunuz.

Yani çünkü biz yaptığımız araştırmalarda, okuduğumuz raporlarda en büyük iki engel gördük bisiklete erişimde; bir bisiklete ulaşımın o anda olmayışı, ikincisi de özgüven eksikliği, yani yolda sürememe. Şimdi biz birinci bariyeri ortadan kaldırıyoruz. Diyoruz ki buyurun arkadaşlar bizim bisikletimizi kullanabilirsiniz. İkinci bariyer de eğer özgüven eksikliği varsa bu ailelerde ya da çocuklarında. Gelin diyoruz, biz size eğitim vereceğiz. Her yaş grubuna uygun programlar yaparak o çocuklara temel bisiklet eğitimlerini vereceğiz. Ondan sonra da çocuklar özgüven sağlayacaklar.

Aslında temel hedef, ailelerin çocuklarıyla beraber okula bisikletle gidip gelmelerini, kısa yolculuklarını bisikletle yapmalarını sağlayabilmek. Bu 10 yıl önce, hatta 5 yıl önce bile Enfield'ta mümkün çok değildi çünkü bisiklet yolu yoktu.

 

Ama Enfield Belediyesi bu konuda en hızlı gelişme kaydeden belediyelerden biri oldu.

Kesinlikle. Özellikle son 5 yılda diyebilirim çok fazla bisiklet yolu yaptılar, altyapıyı kurdular, şu ana kadar yapılması gereken birçok şeyi yaptılar. O anlamda sıkıntı yok. Ama bakıyoruz bisiklet süren yeterince insan hâlâ yok. Londra'nın belli bölgelerinde işte Walton Forest gibi bölgelerde bisiklet kullanımı yaygınlaştı. Ama burada yaygınlaşamadı yeterince. Şimdi burada da bize rol düşüyor. Bizim ciddi bir misyonumuz var, çünkü biliyoruz ki Enfield'taki en aktif grup biziz. O nedenle biz de öyle bir misyon kendimize edindik. Dedik ki biz çocukları ve aileleri eğitelim. Ondan sonra onlar okula gitmeye başlasınlar. Yani değişim dönüşüm biraz zaman alıyor. Belediye işini yaptı, altyapıyı kurdu. Bizim gibi organizasyonlar işin içerisine girip insanların özgüvenini geliştirip, belediyenin desteğiyle insanları teşvik etmeli. Eğitim başında geliyor.

 

Eğitimler demişken son olarak Britanya Alevi Federasyonu’nun yerleşkesindeki eğitimlerden biraz bahsedelim. Ne zaman oluyor? Katılmak isteyenler nasıl size ulaşabilirler? Verilen eğitim seviyesi ve niteliği nedir?

Evet, şimdilik cumartesi günlerini belirledik. Her cumartesi sabah 10.00-12.00 arasında eğitimler yapıyoruz. Dediğim gibi önce temel eğitimler veriyoruz. Öğrencilere sıfırdan başlayarak aşama aşama bisiklet öğretiyoruz. ve zaman içerisinde özgüvenleri geliştiği zaman da yakınlardaki bisiklet yollarında ve arka sokaklarda trafikte sürüş eğitimi vermeye devam ediyoruz. Buradaki hedef kitle çocuklar. Zaten bu proje sadece çocukları kapsıyor. Önümüzdeki cumadan itibaren de kadınlar için eğitimlerimiz başlayacak. Bu eğitimi, cuma günleri 10-12 arasında yapmayı planlıyoruz.

Bunun dışında bir de Wellbeing programımız var. O da haftada ortalama iki defa oluyor. Bir gün yürüyüş yapılıyor, bir gün yoga, fitness ya da diğer sportif aktiviteler yapılıyor.

 


Son olarak bundan sonrası için neler düşünüyorsunuz?

Şu anda Family Bike Library bizim için en önemli proje. Daha önce benzeri projeler yapılmış ama çok küçük çapta yapılmış. Bizim şu andaki hedefimiz ilk defa bunu büyük çapta yapmak. Hatta istiyoruz ki Londra Bisiklet Kulübü bu projeyle hatırlansın. Sadece Türkiyeli kamuoyu değil, İngiltere toplumu da bizi böyle tanısın istiyoruz.

Geçtiğimiz sene biz 100'den fazla bisiklet bağışı yaptık. Birçok toplum merkezine, ilkokula, sanat merkezlerine bisiklet bağışlarımız oldu. Hatta 10 tane de NHS hastanesine verdik. Orada da istedik ki insanların bisiklete ulaşımları kolay olsun. Bu da aslında onun bir parça devamı niteliğinde.

Bir plan daha var. Fonları sağladık başlangıç anlamında ama bunu ilerletebilmemiz için daha büyük fonlara başvurmak istiyoruz ve özellikle de toplumu da işin içine katmak istiyoruz. Örneğin, insanlardan bize bisiklet bağışı yapmasını isteyeceğiz. Evinde kullanmadıkları bisikletleri. Ama bunun için öncelikle bir hazırlık yapmamız gerekiyor. Storage sorununu halletmemiz lazım. Tamircilerimizi bulmamız lazım. Ve bunun için de bir para gerekiyor. Hatta Metropolitan Polis’iyle de iletişim içine gireceğiz. Daha önce de girmiştik zaten. Onların topladığı çalıntı bisikletler için talepte bulunacağız. Sonra da bu bisikletleri gidip başka yerlere bağışlayacağız. Bisiklet geri dönüşüm kampanyası gibi bir şey. Biz bu yaptığımız işin ne kadar çevreci, sağlıklı ve toplumu birleştiren bir iş olduğunu biliyoruz.

 

Aşağıdaki formu online olarak doldurarak çocuğunuz için ücretsiz bisiklet eğitimi kaydı yaptırabilirsiniz.

https://forms.gle/7eVpqmNhDzJE3RRo8

Tel: 07917343007

E-posta: londoncyclingclubcic@gmail.com


🎧Söyleşiyi Spotify'dan dinlemek için tıklayın!

© Tüm hakları saklıdır
Tasarım by Orbay Soydan